Sanıksız darbe davası

12 Eylül darbesine ilişkin dava, sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın yokluğunda 32 yıl sonra başladı.

04 Nisan 2012 Çarşamba, 06:27
Abone Ol google-news

Kenan Evren (94) ve Tahsin Şahinkaya’nın (87) sanık olduğu 12 Eylül davası, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başlandı. Duruşmayı AKP, CHP ve BDP milletvekilleri ile demokratik örgüt temsilcileri izledi.

Kürkçü ile başkan tartıştı

Salona izleyicilerin alınması sırasında Mahkeme Başkanı Süleyman İnce ile BDP’li Ertuğrul Kürkçü arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. CHP’li Musa Çam’ın içeri girmesinden sonra Başkan İnce, mübaşire salonun dolduğunu, bundan sonra milletvekili olsa da izleyici alınmamasını istedi. Bu sırada Kürkçü, kendisini içeri girmesini engelleyen mübaşire “Beni nasıl içeri almazsınız? Ahmağa bak. Yerimiz dolmuşmuş. Sinema salonu mu bu” diyerek, salona girdi. Mahkeme başkanı, Kürkçü’ye “Sayın milletvekili saygısızlık yapmanızın gereği yok” dedi. Kürkçü’nün “Siz mübaşir misiniz, benim sözüm size değil” diye karşılık vermesi üzerine Mahkeme Başkanı “Siz de fırça atma uzmanı mısınız? O hareket bana yapılmıştır. Burası sinema sektörü değildir” dedi.

Başkan: Utanıyorum söylemeye...

Bazı avukatlar ayakta kalınca, Başkan İnce, “Sanıkların yeri boş, söylerken utanıyorum ama oraya oturabilirsiniz” teklifinde bulundu. Avukatlar ise “Biz de oturmaktan utanıyoruz, boş kalsın” diyerek teklifi geri çevirdiler.

Mahkeme başkanı, müdahillik talebinde bulunan kişilerin avukatları ile parti ve derneklerin temsilcilerinin adını tutanağa yazdı. Avukat İbrahim Güçlü, “Sürgün edilen Kürtler adına” diyerek ismini söyledi. Bireysel olarak davaya katılma talebinde bulunan Ahmet Türk ise adını söylerken “Diyarbakır zindanlarının tanığı ve sanığı” ifadesini kullandı. Duruşmada TBMM’yi, Hukuk Hizmetleri Başkanvekili Yıldız Mevsimli, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ise Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanı Sami Aşkın Arslan temsil etti.

Sanık avukatı: Dava yok hükmündedir

Başkan, duruşmayı açarken izleyiciler ile özellikle gazetecileri uyararak, görüntü alanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını söyledi. Başkan, iddianamenin okunacağını açıklayınca, sanıkların avukatı Bülent Acar, “Davanın yok” hükmünde olduğunu belirterek, müvekkilerinin kurduğu düzen ile oluşturulan mahkeme ve savcılığın yetkisiz olduğunu savundu. Acar, konuşması diğer avukatlar tarafından sık sık kesilince, “Sayın başkan eğer düzeni sağlayamayacaksanız, ben savunma yapmam” dedi. Acar, kendisine laf atan bir avukata da “Avukatlığı sizden öğrenecek değilim. Burası kahve değil. Sözümü kesmeyin” karşılığını verdi. Sözlerine devam eden Acar, darbenin ardından oluşturulan Milli Güvenlik Konseyi’nin anayasal bir kuruluş olduğunu belirterek, “Beğenilsin ya da beğenilmesin, 1982 Anayasası yürürlüktedir” dedi. Bu anayasanın dikkate alınmaması durumunda, Türkiye’nin 11 Eylül 1980’e dönmesi gerektiğini öne süren Acar, şöyle konuştu:
“O zaman bu devletin hukuku 11 Eylül 1980’de kalmıştır. O tarihten bu yana kurulan bütün hükümetler de gayrimeşrudur. Eğer böyleyse, TBMM adına başvuruda bulunanlar da Cumhuriyet Senatosu’nu kurmalıdır. Mahkeme 1961 Anayasası’na göre değil, 1982 Anayasası’na göre karar verir. Cumhuriyet savcısının böyle bir soruşturma yapma yetkisi, yüksek mahkemenizin de hukuken yok olan böyle bir davaya bakma yetkisi yoktur.”

Mübarek önerisi

Müdahillik talebinde bulunan Avukat İbrahim Güçlü ise sanık avukatının istemini eleştirerek, “Bu dava, hukuk oyunlarıyla üstesinden gelinecek bir dava değildir. Bu toplumsal bir davadır. Darbe insanlık suçu olduğu için de yasalara uygundur” diye konuştu. Müdahil talebinde bulunan avukatlardan Fikret Babaoğlu, “Darbeciler hastanelerde kuyruk olmaya başladılar. Haklarında dava açıldı mı? Ergenekon’da, Balyoz’da da böyle oldu, ya Pinochet gibi tekerlekli sandalyeyle ya da Mübarek gibi kafeste gelecek. Yüz yüze olmadan duruşmayı yapamayız” dedi.

Sanıkların talebine ret

Kısa aranın ardından mahkeme heyetinin kararını açıklayan Başkan Süleyman İnce, “davanın yok hükmünde sayılmasına ilişkin” talebin, sanıklara isnat edilen suçun mahkemenin görev alanına girdiği gerekçesiyle reddetti. İnce, bu karara ilişkin gerekçe yazmayacaklarını, yazmaları halinde bunun ihsas-ı rey olduğunu söyledi. 

İnce, sanıkların duruşmaya gelip gelemeyeceklerine ilişkin Ankara Adli Tıp Kurumu’ndan yanıtın yeni geldiğini belirterek, kapalı olan zarfı duruşmada açtı. İnce’nin okuduğu yazıda, mahkemenin talebiyle ilgili Ankara Adli Tıp Kurumu bünyesinde değerlendirme yapılamayacağı, bu konuda İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun karar vermesi gerektiğine işaret edildi.

‘Evren tutuklansın’

Müdahillik talebinde bulunan avukatlar, iddianamenin okunması işleminin, sanıkların duruşmaya getirilmeden yapılmamasını istedi. Avukat İmdat Balkoca, bu davada sadece iki sanığın değil, bir zihniyetin yargılanması gerektiğini belirtirken “Darbe öncesi ve sonrasında bu zihniyet soykırım yaptı, insanlık suçu işledi. İki sanık tutuklanmalı. Cezaevinin o soğuk demir parmaklıklarını ve duvarların soğukluğunu hissetmeliler” dedi.

İlk gün sona erdi

12 Eylül davasının ilk duruşması sona erdi. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya yarın saat 09.30'dan itibaren devam edilecek. Dava, saat 19.00'a kadar sürecek.