Savunma komisyonunda 'DEAŞ mı IŞİD mi DAİŞ mi denilecek' tartışması

Milli Savunma Komisyonu, bugünkü toplantısında 'DEAŞ mı IŞİD mi DAİŞ mi denilecek' polemiği yaşandı.

24 Aralık 2015 Perşembe, 15:09
Abone Ol google-news

Milli Savunma Komisyonu, bugünkü toplantısında Milli Savunma Bakanlığı ve çalışmalarıyla ilgili brifing aldı. Brifingin ardından soru-cevap bölümünde CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, “Bütün dünya IŞİD diyor birisi DEAŞ diyor nedir bu açılımı nedir?” diye sordu. Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İhsan Bülbül, “Müsaade ederseniz o konuda bilgi vermeyeyim bizden ziyade.” cevabını verdi. Komisyon Başkanı Faruk Özlü, iki terimin de kullanıldığını söyledi. Bozkurt ise “DAİŞ mi DEAŞ mı yoksa başka bir şey mi bir karar verin. Herkes farklı bir şey söylüyor.” karşılığını verdi.

Milli Savunma Komisyonu, komisyon başkanı AKP Düzce Milletvekili Faruk Özlü başkanlığında toplandı. Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri komisyon üyelerine bakanlık çalışmaları ve yürütülen projelerle ilgili brifing verdi. Brifinge Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kıdemli Albay İhsan Bülbül ve Uluslararası Şube Müdürü Kurmay Albay Hikmet Yukarıbaş ve savunma bakanlığından birçok yetkili katıldı.

Sunumun ardından milletvekillerinin sorularına geçildi. CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Başeka’daki Türk askerlerinin geri çekilmesi ve güneyimizdeki gelişmelerle ilgili bilgi istedi. Bunun üzerine Milli Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kıdemli Albay İhsan Bülbül komisyon üyelerine kısa bir bilgi verdi.

2014 yılında Irak kuzey yerel yönetiminin bir talebi üzerine bir kuvvet gönderildiğini belirten Bülbül, “DEAŞ’la mücadele eden birliklerinin eğitimi konusunda destek sağlanmış takriben 2 bin 308 personele eğitim verilmiş. Bunlar da DEAŞ’ya mücadelede görev almışlar. Daha sonra Irak’ta eğit-donat kapsamında görev aldılar. Müteakiben Musul valisinin kendi güvenlikleri yönünden sıkıntıya girdikleri gerekçesiyle bir talep var. Bu talep doğrultusunda 2 bin 500 personele eğitim verilmiş Başeka’da eğitim verilen yer Başeka.” diye konuştu.

Hüsnü Bozkurt eğitimin kaç kişi ile verildiğini sorması üzerine Bülbül, “Eğitim gücü hakkında yanıltıcı bilgi vermeyeyim. ” cevabını verdi. Bozkurt, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Milli Savunma Bakanlığı veya Genelkurmay kim yetkili ise bir egemen devletin valisinin isteği üzerine oraya nasıl girdi?” sorusuna Bülbül, “Sadece orası değil Irak hükümeti ile koordineli.” dedi.

O zaman talebin Irak hükümetinden gelmiş olması gerektiğini savunan Hüsnü Bozkurt, “Musul valisinin değil. Türkiye’de Konya valisi herhangi bir ülkeden benim burada bir zorluğum var gelin bana yardım edin diye bir talepte bulunabilir mi? ülkenin hükümeti varken Musul valisinin talebine Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nasıl cevap verebilir? Buna lütfen açıklık getirir misiniz?” ifadelerini kullandı.

Merkezi yönetimin bilgisi dahilinde oradaki Valinin talebi üzerine bu yardımın yapıldığını anlatan Komisyon Başkanı Faruk Özlü ise, “Eğitim faaliyeti. Müsteşarım bu konuda bir çalışma yapın komisyonumuza detaylı bir sunum yapın çünkü bizde basından okuyoruz. Hem Irak’ın kuzeyi hem de güneyimizdeki gelişmelerle ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerinin halen yürütmekte olduğu faaliyetler ve görevlerle ilgili sizden bilgi alalım.” şeklinde konuştu.

Bu bölgeye asker gönderirken karşılıklı Irak hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin görüşmeleri olduğun vurgulayan Bülbül de, “Ayrıca Irak kuzey yerel yönetiminin görüşü var. karşılıklı iki ülke arasında görüşmeler çerçevesinde. Konu ile ilgili bir bilgi notu iletelim size.” dedi.

Irak’taki merkezi yönetimin ülkenin yüzde 30’una hakim olmadığını vurgulayan Faruk Özlü, “DEAŞ’ın yönettiği bir toprak söz konusu.” dedi.

Bunun üzerine söz alan Hüsnü Bozkurt, “Oraya bin 700 askerlik bir güç ve tank gönderdiğinizde zaman o ülkenin tamamına hakim değil dediğiniz Irak hükümeti Birleşmiş Milletlere başvurarak askerlerimizin geri çekilmesini sağladı ve ciddi bir kayba uğradığımızı düşünüyorum. Bir sorum daha olacak. Sayın müsteşar bütün dünya IŞİD Irak Şam İslam Devleti diyor yabancı basın ajanslarının tamamı ISİS diyor sizin bu DEAŞ ya da DAİŞ dediğiniz nedir Allah aşkına. Niye dünyanın kullandığı terminolojiyi kullanmıyorsunuz? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bütün uluslararası basın hepsi ISİS diyor biz IŞİD diye biliyoruz bütün dünya IŞİD diyor birisi DEAŞ diyor nedir bu açılımı nedir? Dünyanın kullandığı bir terminolojiyi bir terör örgütü konusunda neden kaçınıyorsunuz?” sorularını yöneltti.

Bununu üzerine Müsteşar Yardımcısı Bülbül, “Müsaade ederseniz o konuda bilgi vermeyeyim bizden ziyade.” cevabını verdi. Komisyon Başkanı Faruk Özlü iki terimin de kullanıldığını söyledi.

Dünyada sistematik bir İslamafobi hareketi olduğunu kaydeden Komisyon üyesi AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık, “Bütün toplumlara bir mikrop gibi yayılıyor İslamafobi. Bu İslamafobiyi de aştı son günlerde tamamen bir İslam karşıtlığına dönüştü. Hatta ABD’de başkanlığa aday olan adam tuhaf şeyler söylüyor ve ABD toplumu tarafından da bu benimseniyor. İŞİD’in adı kısa İslam Devleti ve bu bir terörist örgüt bunu böyle kabul ediyoruz. Bir terörist örgüt İslam devleti markası altında faaliyet gösteriyor. Buradan İslamafobiyi aşan bir enerji türü var. bu duyarlılıktan dolayı. Başka bir anlamı yok.” açıklamasında bulundu.

Bozkurt ise, “Ben tam da bunun için sordum. Ben adını böyle koymamızın daha doğru olacağını düşünüyorum. Bunlar İslam adına yapıyor bunu. Bütün televizyonlar gösteriyor. Bizim yok saymamız onların tam tersine hizmet ettiğimizi düşünüyorum. Bunun İslam olmadığını onun adını doğru söyleyerek de anlatabiliriz. DEAŞ DAİŞ diyoruz ne olduğu belli değil. İslamafobiye önlemek için adını değiştirmemiz hiçbir anlam ifade etmez. Bu hassasiyetin isim değiştirilerek yerine getirildiğini bugüne kadar saptadınız mı bir işe yaradığını düşünüyor musunuz? Hassasiyetinize katılıyorum. Bu adamlar insanlık dışı adamlar. Ben sadece DAİŞ mi DEAŞ mı yoksa başka bir şey mi bir karar verin. Herkes farklı bir şey söylüyor.” şeklinde konuştu.