Şempanzelerde cüzzam salgını yaşanıyor

Yıllardır sadece insanları etkileyen bir hastalık olduğuna inanılan cüzzam, son 20 yılda farklı hayvan türlerinde de görünmeye başladı.

13 Kasım 2020 Cuma, 13:52
Şempanzelerde cüzzam salgını yaşanıyor
Abone Ol google-news

İlk olarak 2017 yılında kameralara takılan bir görüntü, yaban hayattaki şempanzelerin yüzlerinde berbat lezyonlar olduğunu gözler önüne serdi. Daha önceden şempanzelerde asla görülmemiş olan bu hastalığın, kısa bir süre içerisinde cüzzam olduğu anlaşıldı. Üstelik salgın, tek bir sürüde değil, birbirinden bağımsız birkaç sürüde devam ediyor. Yapılan incelemeler, cüzzamın insanlardan şempanzelere geçmediğini ve bilinmeyen bir kaynak dolayısıyla başladığını gösteriyor. 

Cüzzam, bir zamanlar insanlar arasında hızla yayılmış ve vücutta yarattığı lezyonlar dolayısıyla yıkıcı bir önyargıyı beraberinde getirmiş bir hastalık.

Evrim Ağacı'nda yer alan makaleye göre, 1980'li yıllarda antibiyotik ile tedavi edilebilmeye başlanması ve insandan insana sanılandan çok daha az bulaştığının gösterilmesiyle hızlı bir şekilde kontrol altına alınmış ve hakkında yapılan akademik çalışmalar hızla azalmış. Bu nedenle cüzzamın tam olarak nasıl yayıldığı, nerede ve nasıl başladığı gibi önemli soruların cevabı halen bilinmiyor.

Öyle ki, hastalığın bazı formlarına neden olduğu bilinen Mycobacterium leprae ve yakın geçmişte keşfedilen M. lepromatosis gibi bakteri türleri, henüz laboratuvarda çoğaltılamıyor. Bu durum, araştırmaları daha da kısıtlıyor. Tıpkı bulaşıcı hastalıklara karşı aşı üretiminde olduğu gibi, ölümcül hastalıklar olmalarına rağmen para kazandırma potansiyeli olmayan araştırma sahalarında çalışmalar oldukça kısıtlı kalıyor. 

SADECE İNSANLARI ETKİLEDİĞİNE İNANILIYORDU

Yıllardır cüzzamın sadece insanları etkileyen bir hastalık olduğuna inanıldı; ancak son 20 yılda bu görüş değişmbeye başladı. Öncelikle Amerika kıtasında yaşayan 9 bantlı armadillolarda da hastalığa rastlandı, sonrasında İngiltere'deki kızıl sincaplarda görüldü. Her ikisinde de 3I adı verilen bakteri genotipine rastlandı ve bu soy hattı, Orta Çağ Avrupası'ndaki insan cüzzamı ile ilişkilendirildi. Her iki vakada da bakterinin insanlardan hayvanlara atladığı gösterildi (ters zoonosis). İnsan koruması altındaki şempanzeler de dahil olmak üzere bazı ehli hayvanlarda da cüzzam görülmüştü; ancak yaban hayattaki şempanzelerdeki durum, işleri birazcık karmaşıklaştırıyor.

İnsan hastalıklarının şempanzelere bulaşabildiğini ve onların soyunu tehdit edecek boyutlara varabileceği bilinen bir gerçek. Örneğin insan paramiksovirüsleri şempanzelere bulaşarak onların ölümüne sebep olabilir. Ne var ki insan cüzzamının şempanzelere geçme ihtimali düşük; çünkü hastalığın uzun süreli ve yakın temas sonucu bulaştığını biliniyor ve şempanze bakıcılarından şempanzelere cüzzam geçişini gösteren herhangi bir vakaya rastlanmadı. Söz konusu cüzzam soy hatları insanlarda aşırı nadir görülür. Buna rağmen uzmanlar, insanlardan iki ayrı kez şempanzelere cüzzam geçişi olduğu ihtimalini tamamen elemiş değiller. Yine de en olası senaryo, bilinmeyen bir kaynağın şempanzelere hastalığı bulaştırdığı yönünde.

Şempanzelere ait eski dışkı ve nekropsi kalıntıları örneklerini inceleyen uzmanlar, 2009 yılında bir leopar tarafından öldürülen bir şempanzenin dışkısında M. leprae bakterisinin izlerine rastladı. Bu patojenin genomu dizilendiğinde, 2F isimli çok nadir bir genotipe ait olduğu görüldü. Bir başka örnekte ise daha da nadir bir genotip olan 4N/O soy hattından bakterilere rastlandı.

Uzmanlar, cüzzam bakterisinin küçük genomu sayesinde başka rezervuarlarda da yayılabileceğini düşünüyorlardı; ancak buna dair veriler oldukça kısıtlıydı. 

Şempanzeler cüzzam ile yaşamlarını sürdürebiliyor gibi gözükse de hastalanan hayvanlar hızlı bir şekilde kilo kaybı yaşıyor. Ancak hastalığın şu anda tedavisi mümkün değil; çünkü aylar boyunca antibiyotik verilmesi gerekiyor ve yaban hayattaki hayvanların bu şekilde tedavi edilmesi imkansıza yakın. Şimdilik salgın, grubun tamamını tehdit etmiyor gibi gözüküyor; fakat habitat yıkımı, yasa dışı avcılık ve diğer hastalıklara ek bir problem olarak şempanzeleri tehdit etme potansiyeli taşıyor.