Seramikten giyilebilir sanat

Kültürel ve duygusal birikimin yansımaları seramikte şekil buldu, giysi ve seramik tasarımları bir koleksiyonda buluştu ve ortaya NØ SEASONS çıktı.

30 Mayıs 2021 Pazar, 02:00
Seramikten giyilebilir sanat
Abone Ol google-news

Çizim ve tasarım yapmaya çok küçük yaşlarda başlayan sanatçı, disiplinlerarası bir tasarım anlayışına sahip. Naz Özturna, yeni koleksiyonunda giysi ve seramiği birleştirmiş ve ortaya “NØ SEASONS” adlı yeni çalışmaları çıkmış.

Tiyatroda kostüm-tasarım da yapan, eserleri yurtiçi ve yurtdışında birçok galeride sergilenen ve son çalışması “seramikten giyilebilir sanat” ortaya çıkaran Özturna ile yeni yapıtlarını konuştuk.

Tasarım yapmaya ne zaman, nasıl başladınız? 

Bir şeyler üretme serüvenim bebeklik yaşlarıma dayanıyor. Her şeye çocukken resim yaparak başladım, enteresan bir renk kombinasyonu anlayışıyla kendimce çeşitli kompozisyonlar oluştururmuşum. Anneannem onları hâlâ saklar. Birçok farklı türde malzemelerle çeşitli objeler, ufak heykeller, kuklalar vb. yapardım. Öğretmenlerim beni resimle ilgili yarışmalara sokarlardı, çeşitli dereceler aldım. Yine kendimce giysi tasarımları çizerdim ve hep sanat eğitimi almak istiyordum. Kendi ifade biçimim olan tasarım anlayışım küçüklükten başlayıp gitgide evrilerek bugünkü halini almış oldu.

‘UÇSUZ BUCAKSIZ EVREN’

Sonunda ne eğitimi aldınız? Ve ne tarz tasarımlar yapıyorsunuz? 

Kavramsal seramik ve giysi tasarımları yapıyorum. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Tasarımı bölümü mezunuyum. Seramik göründüğünün aksine hiç de sınırlı olmayan, sonsuz form yaratabileceğiniz uçsuz bucaksız bir evren kendi içinde. “Giyilebilir seramikler” olarak adlandırdığım çeşitli seramik korse ve büstiyerler yapıyorum son zamanlarda. Markam NØ’ya ait giysi tasarımlarımda ise sezonsuz parçalar ve çeşitli dönemlere dair yorumlanmış, geçmişten gelerek bugünün bize verdikleriyle kendi geleceğini oluşturan tasarımlar diyebilirim. Giysi ve seramik tasarımlarım yeni koleksiyonumda buluşmuş oldular ve ortaya NØ SEASONS çıktı.

Nedir bu koleksiyon? NØ SEASONS’tan bahseder misiniz?

Bu benim ilk giyim koleksiyonum, çabuk tüketim kültürüne karşı bir eleştiri niteliği taşıyor. Sezonlardan ve gelip geçici trendlerden bağımsız olarak öne sürdüğüm bu koleksiyon; Enygma, Dirty Diva, The Duchess, Sultan, The Black Widow, Josephine ve The Great Sinner isimlerini taşıyan, toplamda yedi farklı melez form ve karakterden meydana geliyor. Kendi içinde çeşitli zıtlıklar barındıran personaları yansıtarak izleyiciye tasarımlara farklı bir perspektiften bakabilmelerini sağlamayı amaçlıyor. Ortaçağ ve Osmanlı döneminden de esintiler barındıran NØ SEASONS koleksiyonu aynı zamanda “giyilebilir seramikler”i de içeriyor. Zamansız bir koleksiyon! Her daim giyilebilsin ve çeşitli aksesuvarlarla uyum göstererek yepyeni parçalara dönüşebilsin istedim. Şıklığın yanında gerçekten rahatlığa da önem verdim. Her ne kadar ilk bakışta karmaşık gibi görünse de parçaları tek tek incelediğiniz zaman çoğu stil sahibi insanın günlük hayatta giyebilecekleri şeyler de olduğunu görüyorsunuz.

MİLANO’DA SERGİLENDİ

Seramik işleriniz nerelerde sergileniyor?

Seramik işlerim yurtiçi ve yurtdışında çeşitli sanat galerileri ve tasarım fuarlarında sergileniyor. Kavramsal heykel çalışmalarım ile dahil olarak başladığım bu sergiler zamanla dünyaya da açılmamı sağladı. “Deri ve Toprak” başlığı altında topladığım ilk seramik enstalasyonum olan “Warrior Woman” konik bir büstiyer, iç çamaşırı, deri harness etek ve topuk kısmı şarap kadehlerinden oluşan seramik ayakkabılardan meydana geliyor ve Milano Tasarım Fuarı’nda sergilendi. NØ SEASONS koleksiyonumun içinde yer alan seramik büstiyerleri ise İstanbul’da üç farklı karma sergide sanatseverlerle buluşturmuş oldum. 

Son yaptığınız işlerin hikâyesi nedir?

Uzun zamandır süregelen bir kültürel ve duygusal birikimin yansımaları diyebilirim. Bahsettiğim 7 farklı personanın her biri çelişkilerin yanı sıra kendi içinde başka bir duyguyu barındırıyor ve hepsi de tek bir kişiyi anlatıyor aslında. 

Özturna, “Deri ve Toprak” başlığı altında topladığı ilk seramik enstalasyonunu şöyle anlatıyor: “Warrior Woman, konik bir büstiyer, iç çamaşırı, deri harness etek ve topuk kısmı şarap kadehlerinden oluşan seramik ayakkabılardan meydana geliyor ve Milano Tasarım Fuarı’nda sergilendi.”

KENDİMLE YARIŞIYORUM

Yeni projeleriniz neler?

Kavramsal çalışmaların sürüyor. Seramik heykellerle başlamış olsa da bu kavram giyim koleksiyonlarına da yansıyor. Multidisipliner bir tasarım anlayışına sahip olan işlerimin benim için en tatmin edici tarafu, benzerine rastlanmayan işler üretmek ve kendimle yarışarak her zaman daha ileriye giderek nitelikli tasarım anlayışını sürdürmek ve geliştirmek.