Sosyal medya lincinin son kurbanı boksör heykeli oldu

Mersin’de 9 yıldır bir kavşağı süsleyen boksör heykelinin boks şampiyonu Sinan Şamil Sam ile ilgisi yok. Ancak yazar Nihat Genç de, gazeteci Ahmet Hakan Coşkun da sosyal medyada dolaşan bilgilere dayanarak okurlarını yanılttı. Nihat Genç ve Ahmet Hakan’ın, Sinan Şamil Sam heykeli sandığı heykel, Koreli sanatçı Kim Won Geun’e ait ve sanatçı bu karakteri birçok farklı formda kullanıyor.

15 Haziran 2021 Salı, 17:19
Sosyal medya lincinin son kurbanı boksör heykeli oldu
Abone Ol google-news

2013 yılında Mersin’in ev sahipliğinde yapılan Akdeniz Oyunları öncesinde 8 farklı ülkeden heykel sanatçıları spor temalı taş heykel çalışmaları yapmıştı. O sanatçılardan biri de Güney Koreli heykel sanatçısı Kim Won Geun’du. Koreli sanatçının kendine özgü bir üslupla, espri katarak ve karikatürize ederek yaptığı şişman boksör heykeli tam 9 yıldır Mersin’de bir kavşağı süslüyordu. Bir sosyal medya kullanıcısı heykelin fotoğrafını çekti, “Bu ne biçim heykel” diyerek paylaştı ve sosyal medyada büyük bir linçin ateşini yaktı.

Sosyal medya kullanıcıları, adını sanını bilmedikleri heykel sanatçısından belediyelere kadar herkese veryansın etti.

O karmaşa içinde birileri heykelin boks şampiyonu Sinan Şamil Sam’ın heykeli olduğunu iddia etti. Ünlü yazar Nihat Genç bu iddiaya inanarak okurlarını yanıltan ilk isim oldu. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun da sosyal medya bilgileri ile yetinince okurlarını yanılttı.

Tartışmalar ve bilgi kirliliği üzerine, Koreli sanatçıyı Mersin’e getiren Prof. Dr. Berika İpekbayrak’a ulaştık.

Tartışmaları sosyal medyadan hayretle izlediğini belirten İpekbayrak, sosyal medya kullanıcılarının hakaretler yağdırdığı Koreli sanatçı Kim Won Geun’un dünyanın birçok yerinde eserleri olan bir sanatçı olduğunu söyledi.

“RUSYA’DA SEMPOZYUMDA TANIŞTIM VE MERSİN’E DAVET ETTİM”

İpekbayrak, “Ben Kim Won Geun ile Rusya’da bir sempozyumda tanışmıştım. Oradaki sempozyumda Mersin’de yaptığına benzer bir heykel yaptı. O dönem ben Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi adına Hüseyin Gezer Taş Heykel Sempozyumunu organize ediyordum. Kim Won Geun’u bu vesileyle Mersin’e davet ettim. O dönemde Türk ve yapancı sanatçılar spor temalı çalışmalar yaptılar. 2013 Akdeniz Oyunları için şehrin farklı noktalarına konulacak heykeller yapıldı. Kim Won Geun da şişman boksör heykelini o zaman yaptı” dedi.

“SANATÇININ TARZINI YANSITIYOR”

Şişman boksör heykelinin, Kim Won Geun’un yarattığı tiplemelerden biri olduğunu ifade eden İpekbayrak, “Konu şu aslında. Zengin bir adam var. Çok parası olan birisi. Şişman, göbekli bir adam. Sanatçı o karakter üzerinde yoğunlaşıp espri de katarak çalışıyor. Adamın bütün eserlerine bakarsanız o bütünselliği görürsünüz. Her birinde ayrı bir espri var. Tecrübeli, eğitimli, bilinen bir sanatçı. Form anlayışı olmayan biri değil. Onun tarzını yansıtıyor o heykel” ifadelerini kullandı.

“BELEDİYE NİYE KALDIRSIN, KÖTÜ BİR HEYKEL DEĞİL Kİ”

Heykele yönelik eleştirileri, hakaret sözlerini hayretle izlediğini belirten Prof. Dr. Berika İpekbayrak şunları söyledi:

“Kim Won Geun’un eserini eleştireceklerine Türkiye’de hiçbir sanat eğitimi almamış insanların yaptığı heykeller var, onları eleştirsinler. O kadar kötü eserler var ki. Bu eserde ise eğitim almış, akademik eğitim almış bir sanatçıdan söz ediyoruz. Belediye kaldırsın diyorlar. Niye kaldırsın? Kötü bir heykel değil ki. Boyaları eskimiş, yıpranmış. Niye eleştiriyorlar onu da anlamıyorum. O eleştirileri dile getirenler sanattan anlıyor mu onu da bilmiyorum”.

“HER HEYKEL ESTETİK OLACAK DİYE BİR KURAL YOK”

Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde uzun yıllar ders veren, şimdilerde Yenişehir Belediyesi Ahmet Yeşil Sanat Galerisinde görev alan Yardımcı Doçent Doktor Veli Mert, şişman boksör heykeliyle ilgili tartışmaları şöyle yorumladı:

“Her heykel estetik olacak diye bir kural yok. Adam ne yaptığını biliyor, üstelik tutarlı bir adammış. Halkın gözünden sanata bakmak ya da estet bir göz için sanat yapmak. Asıl olan paradigmatik işler yapmak bugün için geçerli olan. Bu heykel konjukturun bakışına göre her zaman farklı görülebilir ama sanatçının niyetinin dışında da fazladan bir yorum yüklenebilir ve bu sanatın ve sanatçının suçu değil yaşamın çeşitliliğin bir sonucudur. Sanat 24 saati göstermeye çalışmaz günde iki defa doğruyu gösteren bozuk saat olsa kafidir.”