Sudan’daki iç savaşa tanıklık eden hemşire anlattı: Savaşı da barışı da bilmiyoruz

Sudan’daki iç savaşa tanıklık eden hemşire, sağlıkçıların barışı neden savunduklarını anlattı.

10 Şubat 2018 Cumartesi, 22:35
Abone Ol google-news

Hükümet Afrin Harekâtı’na yönelik eleştirileri hedef alsa da savaşın en yakın tanıkları olan sağlıkçılar, yaptıkları çağrının arkasında durmaya devam ediyor. Sivil halka yardım için Sudan iç savaşında hastane müdürlüğü yapan hemşire Funda Keleş, “Savaş isteyenler, bir insanın yaşamını avucunun içinde tutmanın ne demek olduğunu bilmiyorlar. Bir insanın gözünün içindeki ışığın nasıl söndüğünü bilmiyorlar” dedi.

DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Funda Keleş, iç savaş sırasında sivil halka yardım için Sudan’a gitti. Keleş, çadırlarla kurulmuş sahra hastanesinde, hastane müdürlüğü yaptı. 17 Ağustos 1999 depreminin ardından afet hemşireliği eğitimi alan Keleş, Sudan iç savaşı sonrası “sendikalı olduğu” gerekçesiyle Kızılay’daki görevinden atıldı. Savaş ortasında sağlık hizmeti vermeye çalışan Keleş, savaş zamanını “Bir ay boyunca her gün ağladığımı hatırlıyorum. Yokluk, yoksulluk... Çocuklar aç ve sahipsiz. Kadınlar sünnet ediliyordu ve 40 bin kadın tecavüzü yaşamıştı. AIDS oranı yüksekti. Zaten savaş dediğimiz kadın, çocuk ve yoksul halka olur” diye aktardı.

‘Savaşı bilmiyorlar’

Bölgeden döndükten sonra daha önce fark etmediği birçok şeyi algıladığını aktaran Keleş, “Savaş isteyenler savaşın ne olduğunu bilmiyor. İşin kötüsü barış isteyenler de barışın ne olduğunu bilmiyor. 42 yaşındayım, barışın ne demek olduğunu bilmiyorum. Memleketimizde her sene 2 bin insan; iş cinayetlerinde, hakkını ararken ya da sadece kadın olduğu için ölüyor” dedi.

‘Mağdurların tarafıyız’

Keleş şöyle devam etti: “Biz bir tarafız. Tecavüze uğrayan kadının, yaralı bir asker veya polisin de tarafıyız. Ortada emperyalist bir savaş var. Bazen askerle yapılıyor bazen yaşadığımız yerde, köşedeki inşaatta ölen işçide yaşanıyor, bazen de Diyanet’in fetvaları nedeniyle öldürülen kadınlar ya da çocuk istismarları üzerinden yaşanıyor. Savaşa hayır demek bizim için olması gereken bir şey ve çok doğal” dedi.

‘TTB’nin yanındayız’

Bir hafta boyunca gözaltında tutulan Türk Tabipleri Birliği yöneticileri ile her zaman yan yana olduklarını vurgulayan Keleş, “Bu savaş isteyenler, bir insanın yaşamını avucunun içinde tutmanın ne demek olduğunu bilmiyorlar. Bir insanın gözünün içindeki ışığın nasıl söndüğünü bilmiyorlar. Yaşadıklarımızdan öğreneceklerini öğrenmemiş insanlar savaş istiyor. Tek bir yere bakıyorlar. Tek bir yere bakmanın tek anlamı cehalet... Cehaletten istediklerini düşünüyorum” dedi.