Tarım sigortasında gidecek çok yol var

Başta küresel iklim değişikliklerinden kaynaklanmak üzere doğal afetlerin yol açtığı zararların her geçen gün arttığı reddedilemez bir gerçek.

30 Ocak 2017 Pazartesi, 21:43
Abone Ol google-news

Türkiye de gerek bir tarım ülkesi olması nedeniyle gerekse son yıllarda başta sel ve don olmak üzere küresel iklim değişikliği nedeniyle sık sık hasarların yaşandığı bir ülke. Bu nedenle de ülkede tarım sektörünü tehdit eden risklerin teminat altına alınabilmesi amacıyla bir sigorta mekanizmasının devreye sokulması düşünülmüş ve bu amaçla 14/06/2005’te “Tarım Sigortaları Kanunu” çıkarılmıştı. Yüzde 50’si devlet destekli bu sigorta aradan geçen 10-12 yılda epey bir yol katetti.

Doğru yöntem şart

İki hafta önce Akdeniz bölgesinde yaşanan sel felaketinin ardından, okurlarımızdan gelen talepler üzerine bölgedeki üretici ve ziraat odaları yetkilileri ile konuşarak durumu sayfamızda aktardık. Aynı köşede, TARİSM’den gelen bilgileri de hatta neredeyse aynı boyutta olmak üzere yayımladık. Ancak, TARİSM Genel Müdür Yardımcısı Zeki Karakurt ve Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Meliz Gürpınar (ki kendisine her istediğimde koşulları zorlayarak bilgi vermeye çalıştığı için müteşekkirim) imzasıyla gelen uzun mektup, sigorta konusunda olduğu kadar yaklaşım konusunda da bazı sıkıntılar olduğunu ortaya koyuyor. Mektupta, ‘yanlış algılamalara yol açan, önyargılı bir yaklaşım’ olduğu ifade edildikten sonra doğru bilgilendirmek adına bir dizi bilgiler veriliyor. Ki bu bilgilerin çoğu zaten o haberde de yine TARSİM açıklaması olarak yer almıştı.

Üretici de anlatmalı

Bizler, nasıl gereksinim duyulduğunda TARİSM’den gelene bilgilere, sorularımıza verilen yanıtlara bu sayfada yer veriyorsak, üreticiden gelen şikâyet ve önerileri de anlatmak durumundayız ki sorunlara çare bulunabilsin. Üreticinin ya da bazı ziraat mühendislerinin dile getirdiği konular, kurum yöneticilerini rahatsız etmiş olabilir ancak ortada bir sorun varsa onun çözmenin yolu, var olan sorunu reddetmek yerine araştırmak ve anlamaya çalışmak olmalı. Mektupta uzun uzun sera tarifi yapılarak yine uzun uzun sigortalama ölçüleri anlatılıyor. İnanıyorum ki, yıllardır seracılık yapan bu insanlar da seraların ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini biliyor.

Çünkü onların geçim kaynakları bu seralar. Yıllardır donmayan bu seralarda şimdi don yaşanıyorsa, ya da don olmasın diye üretici torba torba kömür taşıyorsa ortada yeni bir durum var demektir. Türkiye bir tarım ülkesi, üstelik pek çok alanda potansiyelenin çok altında verim alınan bir tarım ülkesi... Tarım üretiminin artması da, gelirlerinin artması da paydaşların birbirlerini daha iyi anlamasından geçiyor. Bu TARİSM’e olabildiğince büyük bir sorumluluk yüklüyor. En azından kurumun, üreticiye neyi ne kadar yapabileceğini daha iyi anlatması gerekiyor.