'Toplama kampı'

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu içindeki Cezaevleri Alt Komisyonu üyeleri, 13 tutuklu ve hükümlünün "vantilatör tartışması" nedeniyle çıkan olaylarda yanarak/boğularak yaşamını yitirmesi olayıyla ilgili bugün cezaevinde incelemelerde bulunacak.

19 Haziran 2012 Salı, 08:04
Abone Ol google-news

Seçimlerden bu yana 8 cezaevinde incelemelerde bulunan komisyonun muhalefet partili üyeleri “Kolay tutuklama, yargının yavaş ilerlemesi, cezaevi yönetimlerinin duyarsızlığı nedeniyle bütün cezaevlerinde Şanlıurfa’dakinin benzeri sorunlar yaşanıyor” değerlendirmesini yaptı.

Cezaevleri Alt Komisyonu üyesi Malik Ecder Özdemir, Şanlıurfa Cezaevi’ndeki olaylarla ilgili bugün incelemelerde bulunacaklarını bildirdi. Şanlıurfa Cezaevi’nde yaşananların ve anlatılan koşulların kendilerine hiç de yabancı olmadığını belirten Özdemir, “Sadece Silivri bağlamında söylemiyorum, tüm cezaevleri için geçerli olan bir gerçek var; koşullarını dikkate aldığımızda bütün cezaevleri birer toplama kampı görüntüsünde. Cezaevlerinin hemen hepsinde kapasitenin iki ya da 3 katı tutuklu, hükümlü kalıyor” dedi.

İncelemelerde bulundukları Gaziantep Cezaevi’nin 550 kişi kapasiteli olmasına rağmen 1650 kişinin, Mardin Cezaevi’nin 450 kişi kapasiteli olmasına karşın 987 kişinin kaldığını belirten Özdemir, “Gaziantep’te 282 kişi yerde yatıyor, yatacak yer yok. Kimi koğuşlarda 2 kişi aynı yatakta yatıyor. Yine 20 kişi kapasiteli Mardin Cezaevi’nin kadınlar koğuşunda 62 kadın kalıyor ki düşünün bu koğuşta tek tuvalet var” diye konuştu. Erzurum, Van, Osmaniye cezaevlerindeki durumun da farklı olmadığını anlatan Özdemir, sorunun bakanlığın “yeni cezaevleri yapalım” mantığıyla çözülemeyeceğini söyledi.

Ahır’a hayvan doldurur gibi...

Sorunun altında, “kolay tutuklama-yavaş yargılama”nın yattığını belirten CHP’li üye Özdemir, şu görüşleri dile getirdi: “Cezaevleri artık giderek, bir toplama kampına dö-nüştü. Çünkü AKP iktidarında suçlu-suçsuz herkes toplanıyor, cezaevlerine dolduruluyor, özür dileyerek ifade ediyorum ama kelimenin tam anlamıyla ‘ahıra hayvan doldurur’ gibi insanları kalabalık gruplar halinde cezaevlerinde tutuyorlar. Orada insani koşullar yok. Suyun günde 1-2 kez 1 saatliğine aktığı cezaevleri var. Şu anda cezaevlerinde 138 bin kişi var, yarısından çoğu tutuklu. Yığılmanın 2 temel nedeni var, adaletin geç yerini bulması, davaların uzun sürmesi, ikincisi de tutuklamanın çok kolay olması. Sadece Ergenekon davası için söylemiyorum. Özel yetkili mahkemeler çete davalarına da bakıyorlar. Şimdi gencecik bir çocuğun arkadaşı gasp yapmış, telefon çalmış, bu çocuk o arkadaşı ile telefonda konuştuğu için tutuklanmış. Diyarbakır Cezaevi’nde gördük, 70 yaşındaki bir adam, oğlu eroinden yakalanmış, ilk babasını aramış, ‘Polis beni yakaladı, haberin olsun’ diye. Polis ise ‘suçlu ilk, suç ortağını arar’ diye babayı tutuklamış. 2-3 yıldır cezaevindeydi, hâlâ da da muhtemelen yatıyordur.”