"Toplu görüşmeler tek yanlı oyun"

Makina Mühendisleri Odası Başkanı Emin Koramaz, toplu görüşmelere tepki göstererek, görüşmelerde tek yanlı bir oyunun sergilendiğini söyledi.

20 Ağustos 2009 Perşembe, 08:33
Abone Ol google-news

Makina Mühendisleri Odası Başkanı Emin Koramaz, iktidarın kamu emekçilerinin emek ve demokrasi taleplerine bir kez daha kulaklarını tıkadığını öne sürerek, "Yıllardır 'toplu görüşme' adı altında tek yanlı bir oyun sahneye konulmakta, kamu emekçilerinin yaşam standardı her yıl daha da geriletilmektedir" dedi.

Koramaz yazılı açıklamasında toplu görüşme sürecinde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK), "Toplu İş Sözleşmesi'ni içermeyen toplu görüşme meşru değildir" diyerek ve sözünü sokakta söyleyeceğini ifade ederek masadan kalktığını hatırlattı.

KESK'in tutumunu desteklediklerini belirten Koramaz, kamu emekçilerine toplu iş sözleşmesi hakkının tanınmasını istedi. Koramaz, "Hükümetin bu konuda takındığı tavır demokrasiye bakış açısını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. AİHM'in bu konuda kamu emekçilerinin istemi yönünde kararı olmasına rağmen, AKP hükümeti kendisinden önceki hükümetlerin yaptığı gibi bu talebin karşısında totaliter bir rejimin sözcülüğünü yapmaktadır. AKP iktidarı kamu çalışanlarının anayasal haklarını gasp etmekte ve uluslar arası hukuk kurallarını ihlal etmektedir" dedi.

 

"Memur odaları kamerayla izlenmesin"

Türkiye Kamu-Sen'e bağlı Türk Büro-Sen Hükümetle sürdürülen toplu görüşmelerde memurların odalarına konulan kameralar yoluyla denetlenmesi uygulamasından vazgeçilmesini istedi.

Başbakanlık Merkez Binası'nda yapılan toplu görüşmelerin ikinci turunda çalışma hayatıyla ilgili sorunların çözümüne yönelik memur sendikaları konfederasyonları temsilcileri ve Kamu İşveren Kurulu tarafından oluşturulan Komisyon raporu müzakere edildi. Raporun birçok maddesi Bakan Hayati Yazıcı tarafından reddedilirken, bazı maddelerinin de komisyonda yeniden görüşülmesi kararlaştırıldı.

Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş kamu çalışanlarının işe giriş ve çıkış saatlerinin belirlenmesi için retina ve parmak izi taraması yapılması ve çalışanları rahatsız edecek şekilde odalarda kamera kaydı uygulamasına ilişkin maddeye itiraz ederek bunun çalışanlar üzerinde psikolojik baskı yarattığını savundu. Yokuş, "İl Müdürlerinin başka işi gücü yok mu, kendi memurunu takibatla bu denli vakit harcıyor. Bir il müdürü mahiyetindeki 20 kişiyi kontrol edemiyorsa, o il müdürünün çalışmasından ne beklenebilir" dedi.

Parmak izi uygulamasının Devlet İstatistik Enstitüsü binasında uygulanmasının, iktidar değişikliğinden sonra emekliliği gelen memurların sindirilmesi ve emekli olup gitmeleri için uygulandığını iddia eden Yokuş, "Başarılı da oldular 30 yıllık pek çok tecrübeli çalışan bu uygulamadan yılarak emekli oldu. Kartlı sistemle memurun geliş gidiş saatleri kontrol ediliyor. Memurun mesai saatlerini kontrol etmesi gereken yönetici mekanizmasında bir sıkıntı mı var?" diye konuştu.