Türk ekonomisi nasıl kurtulur?

Ekonomistler Şevket Sayılgan ve Evren Devrim Zelyut, Türk lirasının yaşadığı büyük düşüşü ve kur saldırısı iddialarını Cumhuriyet.com.tr’ye değerlendirdi.

09 Mayıs 2020 Cumartesi, 10:42
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, katıldığı bir televizyon programında, "Başımıza bir şey geldiğinde hemen dış güçler deriz, ben buna katılmıyorum" ifadelerini kullanmasının üzerinden 20 yıla yakın bir zaman geçti.

Amerikan dolarının, 7,26’lık tarihi seviyeyi görmesiyle birlikte, uluslararası finans kuruluşlarının Türk lirasına yönelik sistematik saldırı yürüttüğüne ilişkin iddialar da yeniden gündeme geldi.

Ekonomistler Şevket Sayılgan ve Evren Devrim Zelyut, Türk lirasının yaşadığı büyük düşüşü ve sözü edilen iddiaları Cumhuriyet.com.tr’ye değerlendirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Çarşamba günü uluslararası yatırımcılarla yaptığı görüşmede, Merkez Bankası döviz rezervlerinin 'fazlasıyla yeterli' olduğunu söylemişti, ancak ekonomistler bu duruma katılmıyor.

REZERVLER EKSİYE DÖNMÜŞ DURUMDA

 “Bu durumda, yorum yapmak yerine sayıları konuşturmak daha faydalı” diyen Ekonomist Zelyut’a göre, “7 Mayıs itibariyle dış varlıkların toplamı 616 milyar TL’ye tekabül ediyor. Bu rakamdan, 503 milyar TL olan ‘toplam döviz yükümlülükleri’ni çıkardığımızda, 113 milyar TL tutarındaki ‘net rezervler’e ulaşıyoruz. Bunu, 7 Mayıs tarihli kura böldüğümüzde ise net rezervi dolar cinsinden görüyoruz. O da, 15,9 (113 / 7,10) milyar dolara tekabül ediyor.”

Şubat 2020 itibari ile Türkiye’nin 122 milyar dolar kısa vadeli borcu ve kasasında ise sadece 15,9 milyar doları olduğunu hatırlatan Zelyut’a göre, “TCMB döviz likiditesi tablosuna baktığımızda, 29,6 milyar dolar swap yolu ile alınmış döviz görüyoruz ki bu da (15,9 - 26,9) ‘-11 milyar dolar’lık eksiye dönmüş rezerve tekabül ediyor.

Evren Devrim Zelyut, Ekonomist

‘TÜRKİYE KENDİNİ HEDEF HALİNE GETİRDİ’

7 Mayıs'ta BDDK, yurt dışı merkezli BNP Paribas, Citibank ve UBS bankalarına, TL yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için bir bacağı TL olan döviz işlem yasağı getirdi.

Bu haber sonrası Türk lirası, Amerikan doları karşısında 7,26'dan 7,10 seviyesine doğru bir gerileme kaydetti. Bu durumla birlikte, Türkiye'ye yönelik dış kur saldırıları da gündeme geldi.

Ülkelerin döviz hareketlerini etkileyen konjonktür, risk düzeyi, cari açık, faiz politikaları gibi etkenlerin olduğunun altını çizen Ekonomist Sayılgan’a göre, bu unsurlardan birinin bile iyi yönetilmemesi halinde kur hareketlerinin oluşması kaçınılmaz.

Sayılgan’a göre,  “Uluslararası piyasaların kazanç merkezli pozisyon alma motivasyonları dikkate alındığında, bu konuda oluşan zaafları değerlendirmeleri normal ve bütün bu gelişmeler son iki aydır ülkemizde kur saldırısı olarak değerlendirilmekte. Ancak esasen risk primi, reel faiz seviyesi, merkez bankası rezerv düzeyi, ödenmesi gereken kısa vadeli borç miktarı gibi unsurlar, Türk piyasalarını hedef haline getirmektedir.”

Yabancı yatırımcıların basit bir mantıkla, zafiyet gördüğü konuda kendi çıkarı için TL’yi açığa sattıklarını ifade eden Zelyut’a göre de, “Bunu engellemek için rezervleri güçlü tutmak gerekiyor. Polisiye tedbirlerle bu işi çözmek ise pek mümkün değil. Hükümet, sorunun kaynağına inmek yerine ne yazık ki yıllardır geçici çözümler üretiyor...”

TÜRK EKONOMİSİ NASIL KURTULUR?

Birçok uzman, uzun yıllar süren özelleştirme dalgaları ve yerli üretime vurulan darbelerin sorunu bu noktaya ulaştırdığı konusunda hemfikir. Zelyut ve Sayılgan da bu savı destekliyor.

Sayılgan’a göre, Türk ekonomisinin temel sorunlarını birkaç maddede özetlemek mümkün. Buna göre, “Büyüyen cari açığa karşı, temel yatırım ve teşviklerde katma değerli üretime öncelik verilmeli. Merkez Bankasının bağımsızlığı teminat altına alınmalı. Maliye politikasında doğrudan vergi payı arttırılmalı ve vergi tabanı genişletilerek vergi oranları düşürülmeli. Bunların yanı sıra, kayıt dışı ekonomik faaliyetler kaldırılmalı. Hukuk sistemi uluslararası standartlara getirilmeli ve kuvvetler ayrılığı prensibi işletilmeli. Eğitim sistemi temelden değiştirilmeli ve yüksek öğretim ara eleman ihtiyacına ve sanayinin gelişme eğilimlerine göre yeniden inşa edilmeli.”

Şevket Sayılgan, Ekonomist

ÜRETİM, TARIM, HUKUK VE EĞİTİMDE REFORM ŞART

Zelyut’a göre ise “Türkiye’nin yaşadığı her sorunun altında imalat, tarım, hukuk ve eğitim alanlarında yapılamamış reform ihtiyaçları yatıyor. İmalat dış girdi olmadan üretim yapamıyor. Kur artınca üretim pahalı hale geliyor ve mallar iç piyasada satılmıyor. Tarım ise yıllardır ihmal edilmiş, üretim durmuş, gıda fiyatları ise adeta roket gibi fırlamış durumda.”

Zelyut’a göre, Merkez Bankamızda neden rezerv olmadığının yanıtı ise çok açık:

“Çünkü ihraç mamullerimiz düşük teknoloji içeriyor, yani sattığımız para etmiyor. Bunu aşmanın yolu eğitim reformu ile kaliteli personel yetiştirmekten geçiyor. Ancak kaliteli personel yüksek teknoloji içeren mamul üretebilir. Ne yazık ki hükümet, 2013’den sonra dünyadaki finans, ekonomi ve politikadaki değişimi algılayamadı. Bunun acısını şimdi tüm ülke çekiyor.”