Türkiye de radyasyon riski altında...

Nükleer Fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, radyasyon bulutlarının tüm kuzey yarımküreyi etkileyebileceğini, bulutların Balkanlar ya da Akdeniz üzerindeki hava akımları ile ülkemize girebileceğini söyledi.

24 Mart 2011 Perşembe, 15:55
Abone Ol google-news

Uzmanlar, Japonya’daki nükleer santraldaki patlamanın ardından radyasyon bulutlarının Türkiye’yi etkileyebileceğini belirtirken, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Türkiye’de periyodik ölçümlerin yapıldığını, olası risk durumunda alınacak önlemler konusunda toplumun bilgilendireceğini, yetkili makamlarla temasa geçileceğini söylediler.

Japonya’da bir türlü kontrol altına alınamayan Fukuşima Daiçi Nükleer Santralı’ndan atmosfere yayılan radyasyon bulutlarının Avrupa kıtasına ulaşmasının ardından gözler Türkiye’ye çevrildi. Nükleer Fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, radyasyon bulutlarının Avrupa kıtasına ulaşması ile birlikte Türkiye’nin de risk altında olduğuna dikkat çekti.
Kılıç, radyasyon bulutlarının Balkanlar ya da Akdeniz üzerindeki hava akımları ile ülkemize girebileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu:

“Radyasyon bulutlarının Avrupa’ya İtalya ve Fransa’ya ulaşması durumunda ya Akdeniz üzerindeki hava akımlarından ya da kuzeydeki hava akımlarından Türkiye’ye gelmesi mümkün. Bu durumda yetkililer sürekli radyasyon doz miktarını ölçerek halka bilgi vermelidir. Böyle bir durumda yapılacak çok fazla bir şey yok, özellikle çocuklar çok fazla açık alanlara çıkarılmamalı, tarlalardaki yeni mahsul ürünlerden bir müddet uzak durulmalı.”

Kılıç, bulutların ülkemize ulaşmasının rüzgâr ve meteorolojik olaylara bağlı olduğunu, radyasyon bulutlarının da tüm kuzey yarım küreyi etkisi altına alacağını öne sürdü. Radyasyon dozunun alçak ya da yüksek olmasının çok yüksek bir bulut olmadığı müddetçe bir işe yaramayacağını kaydeden Kılıç, özetle şunları söyledi:

“Büyük ihtimal doz alçak fakat radyasyonun yağmurlarla ve hava akımlarıyla ortadan kaldırılması imkânsız. Fukuşima nükleer santralında sorun devam ediyor. Santralın bir an önce üzerinin örtülmesi, atmosfere en azından karışmasının önlenmesi gereklidir.
Üzeri bol beton ile örtülürse bu kez de toprağın altına doğru su kaynaklarına dağılacak. Su ile besin zincirine karıştığı zaman özellikle o bölgedeki insanları ilk önce etkilencek ama atmosfere karıştığında yapılacak hiçbir şey yok. Dünya dönüyor ve rüzgâr hareketi var, bulutlar kıtalararası rüzgâr ile her yere dağılıyor.
Radyasyon bulutlarının olduğu bölgelere yağmur yağması durumunda o ülkedeki insan, hayvan ve besin zinciri büyük bir oranda etkilenecek ama
‘yağmur yağdı, diğer yerlerde risk ortadan kalktı’ denilemez.”

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) yetkilileri ise yaptığı açıklamada, Türkiye’de 99 sınırda RESA ölçüm istasyonu yani Radyasyon Erken Uyarı Ağı’nın olduğunu, bunların atmosferdeki radyoaktif partiküllerde bir değişiklik veya fazlalık olması durumunda otomatik olarak uyarıldıklarını belirttiler. Ölçümlerin de  www.taek.gov.tr adresinden sürekli olarak yayımlandığını anımsatan yetkililer, şu bilgileri verdiler: “1986 Çernobil felaketinin ardından TAEK ülkemizde meteoroloji ile birlikte çalışan, sınır bölgelerinin etrafına serpiştirilmiş 99 dedaktör kurdu.

Yüksek düzeyde bir radyasyonun atmosfere yayılması ve atmosferle birlikte bizim sınırımıza gelmesi söz konusu olduğunda genel merkezimize uyarı geliyor, takipleri yapılıyor.
Sınır kapılarında da giren malların ölçümünü yapmak için sabit olan radyasyon ölçümü cihazlarımız var. Örneğin 16 km uzağımızda bulunan Ermenistan’daki nükleer santralda bir şey olursa herkesten önce duyarız. Şu an için Avrupa’ya geldiği söylenen serpintilerin çok çok düşük miktarda olduğu biliniyor. Bunu Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile diğer uluslararası kurumlarda söylüyor.

Uluslararası global ölçekte bir sızıntı olusa bunların bilgileri de Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın bir üyesi olduğumuz için bilgiler online olarak kurumumuza geliyor. Olası risk durumda kriz merkezimiz, Başbakanlıklık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nı toplayıp görüş beyan edecektir. Japonya’nın yaptığı gibi eğer çok çok yüksek dozda bir durum olursa boşaltma, sığınma, iyot tabletlerinin dağıtılması önerilerinde bulunacağız.”