'Türkiye ikinci fetret devrini yaşıyor'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ankara'da Tandoğan meydanında halka hitap etti.

09 Kasım 2013 Cumartesi, 17:46
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Korkma milletim, korkmayın milletimin fertleri, bu şafaklarda yüzen al sancak ilelebet dalgalanacaktır. Yurdumun üzerinde tüten en son ocak sönmeden, en son millet evladı rahmeti rahmana kavuşmadan Türkiye'ye halel gelmeyecektir" dedi.

Bahçeli, partisinin "Milli Değerleri Koru ve Yaşat" açık hava toplantıları kapsamında Tandoğan Meydanı'nda düzenlediği "Türkiye Mitingi"nde yaptığı konuşmada, milli değerlerin iktidarın sevk ve idaresiyle saldırıya maruz kaldığını öne sürdü. Bu durumda atalet içinde kalmadıklarını ve milletle buluştuklarını söyleyen Bahçeli, kuruluş ilkelerine nankörlük yapanlara, bayrağı indirmeye çalışan terörist heveslilerine ve vatan üzerinde hesap yapan bölücülere karşı durduklarını savundu.

Kardeşliği yıkmaya çalışanlara uyarılarda bulunduklarını belirterek, baskı, tutsaklık ve kuşatmalara karşı çıktıklarını, karanlığın ve kutuplaşmanın boyutunu deşifre ettiklerini dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Korkma milletim, korkmayın milletimin fertleri, bu şafaklarda yüzen al sancak ilelebet dalgalanacaktır. Yurdumun üzerinde tüten en son ocak sönmeden, en son millet evladı rahmeti rahmana kavuşmadan Türkiye'ye halel gelmeyecektir. Farzımuhal, dara ve buhrana düşsek de sayımız azalıp takatimiz kalmasa da merak buyurmayınız, birimiz Mete Han olur, zalimlerin üstüne yürürüz. Birimiz Atilla, diğerimiz Bilge Kağan olur, Türklüğün varlığını yeni baştan yüceltiriz. Birimiz Alparslan olur, yeniden fetih yoluna düşeriz. Birimiz Ertuğrul Gazi olur, Söğüt'ten tekrar ve bir kez daha başlarız. Birimiz Osman Gazi olur, yeni bir Türk destanı yazmak için yollara koyuluruz. Birimiz Murat olur, öbürümüz Yıldırım olur, Haçlılara kafa tutar, muzaffer akşamların şükür namazını kılarız. Birimiz Fatih olur, gemileri ite ite, zorlaya zorlaya karadan yürütür, hisarların burcuna üç hilali dikeriz ve birimiz Mustafa Kemal olur, Samsun'dan 'bismillah' der, bağımsızlığın peşine düşer, yurdumuzu düşman emellerinden silip süpürürüz. Ölsek de teslim olmayız, yenilgi kabul etmeyiz, zillete boyun eğmeyiz, Müslüman Türk olmaktan vazgeçmeyiz. Bundan müsterih ve emin olunuz. Geceler uzun olsa da hainler mevki, koltuk, servet ve şöhret sahibi olarak sivrilse de emanetin bekçisi bizler, karanlığın kalbine tıpkı bir hançer gibi saplanırız. İddiayla söylüyorum, Türkiye'yi ona buna yem ettirmeyeceğiz. Türkiye'yi yüzüstü bırakmayacak, yalnız başına koymayacağız."

"Türkiye ikinci fetret devrini yaşamaktadır"

Bahçeli, 81 il, 919 ilçe ve 34 bin 280 köyle Türkiye'nin Ankara'da olduğunu savunarak, "Türkiye buradaysa Recep Tayyip Erdoğan ve bölünme ayinine çıkmış şer ve batıl yüzler nerededir" diye sordu.

İstiklal Savaşı'nın tam ve eksiksiz bağımsızlığın ilan ve iradesi olarak yarınları şekillendirdiğini ifade eden Bahçeli, bugün bu yapının yıkılması için çok yoğun bir mücadelenin devam ettiğini öne sürdü. "Kimi zaman demokratik açılım, kimi zaman milli birlik ve kardeşlik, kimi zaman da çözüm süreci mahlaslı zehirli projelerle bölücülüğe siyasi ve hukuki meşruiyet aranmaktadır" görüşünü aktaran Bahçeli, milleti Türk'ten, devleti Türkiye Cumhuriyeti'nden soyutlamaya çabalandığını ileri sürdü.

Türk milletinin inkar edildiğini, Türklüğün hedef alındığını, milliyetçiliğin kötülendiğini iddia eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Üzülerek söylemek isterim ki, Türkiye ikinci fetret devrini yaşamaktadır. Türk milleti 11 yıldır devam eden bölücü ve yıkıcı kalkışmalara sahne olmaktadır. Milli ve üniter nitelikli Türk Cumhuriyeti Devleti, sözde demokratikleşme, özgürleşme, barış, süreç, çok kültürlülük, alt kimliklerin tanınması, ana dilde eğitim, siyasi statü talepleri gibi kavramlarla parçalanmanın eşiğindedir. Sosyolojik olarak Türk kimliğinde birleşme süreciyle tamamlanmış milletleşme olgusu geriye döndürülmek istenmektedir. Şayet bu eğilim, bu dayatma ısrarla sürdürülürse iç ve dış tazyiklerle sivrilen kimlik talepleri dağılmayı sağlayacak, çatışmayı getirecek, bu ülkede yaşayan kardeşlerimiz alt kimlikler arasında eriyecek ve emilecektir. Bu şartlar altında, korkarız ki ne milletten ne de Türkiye Cumhuriyeti'nden iz ve eser kalmayacaktır."

"Türk vatandaşı, Türkiye'nin bölünmesi halinde nelerin olacağını iyi düşünmelidir"

Devleti büyük Türk milletinin kurduğunu vurgulayan Bahçeli, "Biz demek, bir demektir. Türk milleti demek bin yıllık kardeşlik hukukuyla aynıdır" diye konuştu.

Bahçeli, şöyle devam etti:

"Biz doğudan batıya, kuzeyden güneye biriz, beraberiz ve büyük bir ailenin temsilcileriyiz. Kökeni ne olursa olsun her Türk vatandaşı, Türkiye'nin bölünmesi halinde nelerin olacağını iyi düşünmelidir. Hele hele milletin 36'ya parçalanmasıyla hangi felaketlerin ve hangi feci olayların doğacağını şimdiden öngörmelidir. Milleti içi boş bir kabuğa, dokununca çatlayacak ve dağılacak gevşek bir dokuya dönüştürmenin nasıl bir musibete, nasıl bir depreme yol açacağını bugünden hesap etmek lazımdır. Bölünmeye mesafeli, teröre tepkili Kürt kökenli kardeşlerim artık seslerini yükseltmeli, nerede durduklarını netleştirmelidir. İmralı canisinin ve PKK terörünün kanlı planlarına, bölünme ısrarlarına tepki göstermelidir. Bu kardeşlerim, AKP'nin, BDP'nin ve HDP'nin tezgahlarına ve tuzaklarına düşmemeli, kardeşlikten ödün vermemelidir."

"Kürt kökenli kardeşim, gün bu gündür, vatana ve millete sahip çıkmak için vakit kaybetme"

"Herkes eşittir Türkiye" dediklerine işaret eden Bahçeli, kardeşlikte söz kestiklerini, Türk milletinde buluştuklarını, ırk tasnifi yapmadıklarını, kafatası ölçümü gibi ilkelliklere hiç tevessül etmediklerini anlattı. Bahçeli, şu görüşleri dile getirdi:

"Aramızı bozmaya çalışan gafillere nereye kadar sabır ve vakar göstereceğiz? Türk-Kürt diyerek ayrılacak, vatanımızda yapay duvarlar mı öreceğiz? Etnik ve mehzep aidiyetini temel alan kurtarılmış şehirler mi kuracağız? Yeni Miloseviçlere, Karadziçlere, gözünü kan bürümüş yeni sürüm canilere çanak mı tutacağız? 1994 yılında Ruanda'da dakikada 5, saatte 333, yüz gün içinde de 800 bin kişinin sadece etnik düşmanlıkların sonucunda katledildiğini görmezden mi geleceğiz? Türkiye Çekoslovakya, Yugoslavya, Sudan veya Ruanda mı olsun? Türkiye, Lübnan, Afganistan, Irak, Suriye veya Güney Afrika'ya mı dönsün? Bizi önce bölüp, sonra yutmaya çalışan, önce 36'ya ayırıp sonra buharlaştırmayı projelendiren emperyal canavarlığın, küresel cinayet şebekesinin oyunlarını ne zaman anlayacağız? Miskinlere, çağ ve insanlık dışı siyasal cepheleşmelere, millete karşı işlenmiş suçlara nereye kadar izin vereceğiz? Artık yeter demek için neyi bekliyoruz? Kürt kökenli kardeşim, gün bu gündür, vatana ve millete sahip çıkmak için vakit kaybetme. Sen, bu necip milletin eşit ve onurlu bir mensubu olduğunu sakın unutma. Türk milleti imha olursa bu topraklarda kimseye hayat hakkı tanınmayacak, göçmen, sığıntı ve marjinal hale düşmek herkes için kaçınılmaz olacaktır. Türk milleti kırılır ve birbirine düşerse bu topraklarda ezan bile okunamayacaktır."

Milletin isminin Türk olduğunu, Türkiye'nin isminin Türklerden geldiğini ifade eden Bahçeli, "Milletin değişimini isteyenlerin önerdikleri en önemli sanal harç coğrafi kimlik tanımıdır. Türkiyelilik zırvasının çıkışı burasıdır. Coğrafi bazda kimlik tanımı, iflasın adım adım gelen habercisidir. Başbakan da bunun için ısrarlıdır. Başbakan, milli birliğin eseri olan Cumhuriyet'ten rahatsızdır. Başbakan Türk milletinden memnuniyetsizdir. Aynı zamanda Türk milletine kin ve öfke kusmasının gerisinde milliyetinde yaşadığı derin açmazlar ve çelişkiler bulunmaktadır" iddiasında bulundu.

"AKP etiketli anketçiler gelin de Tandoğan'ı görün"

Türklük şuurunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin kırmızı çizgisi ve milletin son kalesi olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu kale düşmeden hain emeller başaramayacaktır" dedi.

Bahçeli, meydanda bulunanlara "Çok milletli yeni bir ortaklık devleti kurabilmek, devamında federasyon, konfederasyon ve büyük Kürdistan amaçları için kimliğimizden, kişiliğimizden, ülkümüzden taviz istiyorlar, peki diyecek misiniz? Milletimizin bir bölümünü koparmak, etnik kümelere ayırmak istiyorlar, rıza gösterecek misiniz? Üzerinde yaşadığımız vatan topraklarını bölmek istiyorlar, geçit ve onay verecek misiniz? 76 milyonu 36 dilime, 36 kampa ve 36 farklı uca ayırmayı dayatıyorlar, sessiz duracak mısınız" diye sordu. Mitinge katılanlardan "Hayır" cevabını alan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Bu hayırların alayı mukadderatına sahip çıkan asaletin çığlığıdır. Yandaş kamuoyu araştırma şirketleri, AKP etiketli anketçiler gelin de Tandoğan'ı görün, gelin de milyonların iradesini dinleyin. Bin ile bin beş yüz kişiye sorup de ihanet sürecine destek arttı, yıkıma ilgi fazlalaştı, Hükümete verilen kredi çoğaldı sözleriyle akılları karıştırmaya çalışan kurnazlar, bakın Tandoğan ne diyor, neyin yanında duruyor?"