Görünmesin derken... Y. Bekir Yurdakul’un yazısı...

Miyase Sertbarut, yarattığı olağan ve sıcak sınıf-okul-mahalle üçgeninde toplumun otizmli bireylere yaklaşımını ele alırken haklarımız, bir arada yaşamanın olmazsa olmazları üzerine de yeniden düşünmemizi, hayatımızda sevgiye daha geniş yerler açmamızı fısıldıyor.

24 Ekim 2021 Pazar, 00:01
Abone Ol google-news

Resimleyen: MERVE ATILGAN

Çocuklar için yazılan kitaplar arasında en çok, mekânı okullar olanları merak ederim. Çocukları terbiye etmeye kalkışmayan, onlara parmak sallamayan yapıtlar okuma hevesim nedeniyledir bu merakım.

Ve sevgili Muzaffer İzgü’nün, çocuklar için yazan dostlarına, “Anne baba öğretmen, abi-abla da öyle. Bakkal amca, manav teyze, konu komşu öğretmen; öğretmen zaten öğretmen. Bir de sen öğretmen olma sevgili yazarım!” dediği düşer aklıma.

Miyase Sertbarut’un, “Yedinci sınıftaydım.” tümcesiyle açılan “Bir Gün Herkes” romanını işte o hevesle okumaya durdum. Ve bir solukta bitti beni sınıf sınıf dolaştıran kitap.

OKUL GÜZELDİR AMA...

Evet, ne güzeldir okulda olmak ama çoğumuzun karnını da ağrıtır çoğu zaman. Ya da öyle sanırız. Evet, arkadaşlarla, oyunlarla, tatlı yaramazlıklarla güzeldir okul ama ah şu sınavlar, ödevler, kısacık teneffüslerin yanında uzuuuun dersler de olmasa. Bir de akran zorbalığı...

Son derece sessiz bir çocuk olan, kendisine yönelen her soruyu neredeyse yalnızca “Hiiiç!” diye karşılayan Fahir’in, “Yedinci sınıftaydım.” diyen Asmin’in sınıfına gelmesi dahası onun yanına oturmasıyla biz de kendimizi o sınıfta buluruz.

Sessizliği, adını bile söylemekte zorlanışıyla alay konusu olan Fahir’in bir derdi, sorunu vardır ama ne?

PERİYLE PRENS

Rehberlik öğretmeni, Fahir’e “ulaşmak” için çareyi öğrencilere başvurmakta bulur. “İyilik Perisi” Asmin’le “İyilik Prensi” Ender, Fahir’in derdinin ne olduğunu ortaya çıkaracaklardır.

Ender bu göreve alaycı yaklaşırken, Asmin merakının ardına düşüp sorumluluk almayı seçecek, bir süre sonra Ender’i de yanına çekecektir.

İkilinin, Fahir’in sessizliğine eşlik eden ilginç merakının, keşif uğraşının farkına varmaları çok sürmez. Çantasında taşıdığı Kuantum Teknolojileri kitabı ve deney merakıyla da farklı bir çocuktur bu “yalnız” arkadaşları.

Fahirler bir apartmanın üçüncü katında, kapı ve pencereleri demirli bir evde oturmaktadır. Dahası evin darmadağınık hali de dikkat çekicidir. Fahir’in bir de kuzeni vardır, Mahir; Asmin’le Ender’in, neden uzun zamandır onlarda kaldığını merak ettikleri.

Fahir’in görünmezliği keşfetme çabasının nedenine odaklanınca sorunun çözümü için de büyük bir adım atılmış olur.

ÇÖZÜM KOLAY DEĞİL

Karşılaştığımız, kucağımızda bulduğumuz sorunlar için kendimizce çözüm yolları ararken bazen işin içinden çıkamadığımız olur.

Kimi gün saklanmayı, kaçmayı ya da sorunun üstünü örtmeyi bazen de Fahir’in yaptığı gibi bambaşka yöntemleri çıkış yolu olarak düşünür ve tasarlarız.

Oysa farklılıkları kabul etmek, sorunun çözümünü sevgide aramak bizi bambaşka iklimlere taşır.

Miyase Sertbarut, yarattığı olağan ve sıcak sınıf-okul-mahalle üçgeninde toplumun otizmli bireylere yaklaşımını ele alırken birbirimizin hakları, bir arada ve iyi yaşamanın olmazsa olmazları üzerine de yeniden düşünmemizi, hayatımızda sevgiye daha geniş yerler açmamızı fısıldıyor.

Bir Gün Herkes / Miyase Sertbarut / Resimleyen: Merve Atılgan / Tudem Yayınları / 126 s. / 8+ / 2021.