Vitrindeki albümler

Vitrindeki Albümler'de bu hafta...

16 Ekim 2021 Cumartesi, 04:00
Vitrindeki albümler
Abone Ol google-news

ÜMİT TOKCAN ‘HEKİMOĞLU’ (ÖZ MÜZİK) 

Ümit Tokcan, Ordu doğumlu ama ruhen bir İstanbul beyefendisi, tam bir Kadıköy sakini.

Çocukluğu türkü okuyan, saz çalan bir ailede geçen Tokcan’ın memleketinden İstanbul’a (fındık bahçelerinden radyo mikrofonlarına) uzanan hikâyesinin müsebbibi müzikti. Aldığı sanat müziği eğitimine karşın kalbinin sesine kulak veren halk müziğinin sembol ismi, ilerleyen yıllarda sahnelerin ve radyoların (hatta bir dönem beyazperdenin) en davudi sesi olmuştu. 

Para-pul-şöhret gibi dertleri taşımayan cefakâr bir kuşağın mensubu olan, altmışın üzerinde türkü derleyen Tokcan’ın en fazla ün kazandırdığı eser “Hekimoğlu” idi. 1967-68 yılları arasında Kadir İnanır ile aynı evi paylaşırken, Fatsalı ev arkadaşının desteğiyle türküyü derlemiş, yıllarca radyoda, sonra da plağa okuyarak ünlendirilmişti. 1974 yılında plak formatında çıkan aynı isimli albüm, yarım asra az bir zaman kala yeniden basıldı. 

11 parçadan oluşan “Hekimoğlu” albümü basta Melih Dumlu, davulda Veysel Çadır, tuşlu çalgılarda Uğur Dikmen ve Doruk Onatkut, piyanoda Ümit Aksu, gitarda (aynı zamanda müzik yönetmeni) Zafer Dilek’in yer aldığı Zafer Dilek Orkestrası eşliğinde kaydedilmişti. Yeni baskı plak, orijinal analog makara bantlardan aktarıldı. 

TOLGAHAN ÇOĞULU & SİNAN AYYILDIZ DUO ‘AMORPHOUS’ (AHENK MUSİC)

Adının “Amorphous” yani “şekilsiz” olduğuna aldanmayın. Mikrotonal gitarın sahibi Tolgahan Çoğulu ile saz ustası Sinan Ayyıldız’ın ortaklaşa çıkardıkları ilk EP (kısaçalar), gayet eli ayağı, fikirleri düzgün ve çerçevesi belli bir iş. İsim yalnızca repertuar ve düzenleme çeşitliliğine, bir de çalgıların kullanılma tekniklerine atıf.

Aziza Mustafa Zadeh’nin “Boomerang” adlı eseri ortak ilham kaynakları olmuş. Yaşamını sanatlarına adamış bu iki müzisyen 2013 yılından beri kafa kafaya vermiş (yurtiçi-yurtdışı sayısız sahnede çalmış); dolayısıyla elimizdeki iş bir çırpıda üretilmiş değil. 

Burada geleneksel Azeri şarkılarının düzenlemeleri dışında kendi bestelerine ve udi Ara Dinkjian’ın bir eserine yer vermişler. Aslında birlikte en iyi çaldıkları parçaları tercih etmiş, bu tercihle de uyum konusunu külliyen çözmüşler. 

Bu albümün müzikal hedefi her iki çalgının da ses sahasını genişletmek; aritmetik toplamlarından fazlasını elde etmek. Rakip değil, dost... “Amorphous” sazın ve gitarın birbirlerine birer adım atarak yakınlaştığı; tabiri caizse aradaki kara bulutları, doğu-batı çekişmesini rafa kaldırdıkları bir çalışma. Sazın ve gitarın yan yana geldiği albüm isterseniz çok, ama “Amorphous” gibisi yok...