TBMM'de AKP grup toplantısı başladı. Grup toplantısı öncesi ara seçimleri kazanan belde belediye başkanlarına teşekkür edildi.
Erdoğan konuşmasına, "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti grubundaki kardeşlik tablosunun herkese örnek olmasını temenni ediyorum. Siyaseti marjinalize ediyorlar" sözleri ile başlayarak belde belediye seçimleri için seçilmiş başkanlara ve seçmenlere teşekkür etti.
Erdoğan, "Malumunuz, bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasındaydılar. Otobüslerle o şehirden bu şehirlere sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Sandık sonuçlarının gelmesiyle birlikte ortadan kayboldular. Avazı çıktığı kadar bağıranların 3 gündür sesi, soluğu çıkmaz oldu. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe biz 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde öndeyiz diye halkımıza yalan söylediler" şeklinde konuştu.
"MAHKEMEYE GÖTÜREN CHP'LİLER"
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün de aynısını yapıp faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese kesen kibir abidelerine şunu söylemek isterim; Beyler siz bu kafayla giderseniz sandıkta daha çok tokat yersiniz. Kendinizi düzeltmezseniz daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Sorun bunların sadece siyasete bakış açılarında siyaset tarzlarında çirkef üsluplarında değil. Sorun bunların zihniyetindedir. Sokakla kurdukları bağın sahici ve samimi olmamasındadır.
CHP'nin 38. kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı mahkeme götüren, şikayet eden de CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in partisini affınıza sığınarak söylüyorum pavyon masalarına düşürenler kendileridir. Rüşvet aldım verdim, şu kişiye şu kadar para verdim diyenler kendileridir"
Dün CHP Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu da 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" demişti. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının ardarda gelmesi dikkat çekti.
"HAİN DAMGASI VURANLAR KENDİLERİ"
Erdoğan, mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında atılan "Hain Kemal" sloganı hakkında ise, "Dün halkın umudu diyenler bugün hain damgası vuranlar yine kendileridir" ifadelerini kaydetti.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi dilimizi bulaştırmadık.
Siyaset bezirgânlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz.
"BU KRİZ BİR AN ÖNCE AŞILMALI"
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz. Nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır.
Burada şu gerçeğin bilinmesinde de fayda görüyorum. CHP'nin Genel Başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda bir önemi yoktur. AK Parti olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil. Bizim mücadelemiz baş örtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz mehter marşından rahatsız olanlarladır. Tembel, vizyonsuz, kavgacı muhalefetten kimseye fayda gelmez. Biz o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Rakiplerimizi kendileri ile meşgulken biz kendi işimize bakıyoruz."
NATO AÇIKLAMASI
Erdoğan, bu yıl düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi'ne ilişkin, "2026 yılı inşallah Türkiye'nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. 7-8 Temmuz'da Ankara'da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi'ne büyük önem atfediyoruz. Trump'ın NATO zirvesine bizzat katılacak olması ittifak için önemli. Dünyanın Ankara'daki zirveye ilgisi büyük. Bunun için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Geride kalan yaklaşık bir aylık zamanı da en etkin şekilde kullanacağız" ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün yine benzer açıklamalarla denkleşmesi dikkat çekmişti.
Kılıçdaroğlu genel merkezde yaptığı konuşmada, "Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin'e, Amerika'ya, İngiltere'ye, Ortadoğu politikalarına bakın, Osmanlı'nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Osmanlı coğrafyasında da Türkiye olmalı" demişti.
Erdoğan daha sonra aynı gün "Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni" kapsamında konuşma gerçekleştirmişti.
Burada ise Erdoğan, "Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir. Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir. Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek" ifadelerini kaydetmişti.
