Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'nin tehdidine yanıt: Partiden atmaya çağırdı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a yönelik tehdidine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, Bahçeli'ye Ankara'da Alparslan Türkeş'in anmasına saldıranları partiden atması çağrısında bulundu. CHP lideri, Millet İttifakı'nın adayının kim olacağını konusunda "Millet İttifakı'nda demokrasi var. Henüz bu konuyu konuşmuş değiliz" dedi.

01 Aralık 2021 Çarşamba, 09:20
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Bahçeli'nin tehdidine yanıt: Partiden atmaya çağırdı
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FOX TV'de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat'in konuğu oldu.

Kılıçdaroğlu, programda, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı "Bundan sonra dikkat etsin, arkasında ülkücü nefes diyerek" diyerek tehdit etmesine yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, "Sayın Bahçeli uzun yıllardır siyaset sahnesinde. Böyle bir olayı araştırmadan soruşturmadan Mansur Yavaş'ı suçlaması doğru değil. Mansur Yavaş gerçekten de siyasi tartışmalardan uzak duran birisi. Neden böyler bir suçlama yapıldı akıl alır birşey değil. Türkeş'in anma töreni sırasında böyle bir baskın yapılıyor. Bunu halkımızın bilmesini isterim. Bahçeli'nin yapması gereken bunu yapanları eleştirmesiydi. 'Bunu yapanları partide tutmayacağım ve atacağım' demesi lazımdı. Siz kendinizi AK Parti'nin altında konumlandırmışsanız artık siyaset üretemezsiniz" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından diğer satırbaşları şöyle:

DÖVİZİN YÜKSELİŞİ: Erdoğan faizden şikayet ediyor ama enflasyonu onu bağlıyor. Aslında gelir dağılımındaki adaletsizliğin birinci amiri enflasyondur. Her şeye zam yapıldı. Bu kadar zammın nedeni nedir? Faiz midir? Biz faizi savunmuyoruz ama nereden inecek faiz? Siz, esnafın, çiftçinin, banka kredilerinin faizini indirdiniz mi? Hayır. Gelir dağılımında olağanüstü bir dengesizlik var. Zam yapılmayan hiçbir şey yok.

ASGARİ ÜCRET: CHP'li belediyelere bu sene de asgari ücret söyleyeceğim. Bunu söylemeden bütün belediye başkanlarımıza soruyoruz, 'Siz bunu ödeyebilecek misiniz?' diye. Böyle bir rakam söyleyeceğim. Bizim belediyelerde asgari ücret 3 bin 100 liradır. Bu sene için rakamı sonra söyleyeceğim.

En küçük belediyemizden, en büyük belediyemize kadar dikkate alıyoruz bunu. En küçük belediyemizin bile 'Ben bunu ödeyebiliyorum' demesi lazım.

MERKEZ BANKASI ZİYARETİ: Başkana, 'Merkez Bankası'nın bağımsızlığına özen gösterin. Bu kurumun kendi kültürü vardır, liyakat vardır' dedim. Şimdi bunu yerle bir ettiler. Devlet kurumlarının içini çürüttüler. Başkan bana bağımsız olduğunu söyledi ama bağımsız olmadığını biliyorum. Sokaktan geçen bir vatandaşa soralım bağımsız olmadığını söyler. Faiz inecek, çıkacak Erdoğan karar alıyor. Fatura sokaktaki vatandaşa çıkıyor.

ZAMLAR VE HAYAT PAHALILIĞI: Ekonomideki sorun çok ciddi, mutfaklarda yangın olduğunu çok iyi biliyoruz. Bir anne 'kapı kapı para dileniyorum. Çocuğumu kurtarın. Millet öldü öldü. Buramıza geldi' diyor. Saray duyar mı, duyamaz. Onlar farklı yerde Lale Devri'ni yaşıyor. Önceden AKP'ye oy veren bir yurttaş 'Milletimizin alım gücü kalmadı diyor...' Iğdır'dan bir vatandaşımız tüp fiyatlarına isyan ediyor ve 'dış güçler hepsi yalan hepsi dolan' diyor. E biz de biliyoruz bunları. Geçmişte AKP ve MHP'ye oy verenlere sesleniyorum. Daha kışın başında bu zamlar gelmeden dedik ki 'zamlar gelecek'. 'Bir kış fonu kurun' dedik. 'Vatandaş zorluk çekmesin' dedik. Yapmadılar. KDV yerine TRT'de payını düşürdüler. Biz 'Kara kış fonu'nu kendi belediyelerimizin olduğu yerde kurduk. Çok sayıda vatandaşın elektrik, doğalgaz faturalarını ödedik. Geliyor gelmekte olan. 6 ayda bütün çarklar dönecek. Ülke büyüyecek.

BAE İLE YAKINLAŞMA: Birleşik Arap Emirlikleri (Veliaht Prensi) neden geliyor? Hani bunlar 15 Temmuz'u planlamışlardı? Nasıl oldu da Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı 'şerefsiz' diye tanımladığı biriyle nasıl tokalaşır? Düne kadar bunlar kötüydü, darbe girişimine destek vermişleri, ne oldu birden bire? 10 milyar dolar para getireceklermiş. Neymiş bu para? Tank Palet için 'satma biz 50 milyon dolar buluruz' demiştim.

Aselsan'ı, Havelsan'ı, Roketsan'ı alacaklar diye haberler çıktı, gazetelerde yayımlandı. Bekledim bir açıklama. Ne MSB'den, ne de Erdoğan'dan bir açıklama gelmedi. Öyle olunca ben mecburen, 'Bunları satarsanız sizin burnunuzdan fitil fitil getiririm' dedim. Getiririm de böyle bir rezalet olamaz.

ERDOĞAN'IN TRT KONUŞMASI: Ekonominin haline bakın. Neye zam yapılmadı? Asgari ücrete, memur maaşına zam yapılmadı. Ekmeğinden tutun, et, peynir, doğalgaz, elektrik her şeye zam yapıldı. Konuştukça batırıyorsun ülkeyi. 'Bir sus' dedim kendisine. Allah aşkına bir sus. Bu ülkenin sanayicisi, çiftçisi, emeklisi konuşsun. Vallahi billahi ekonomi de bilmiyor. Ekonomi denilen bir bilim var. Maliye politikasından haberi bile yok.

SEDAT PEKER'İN İDDİALARI: Peker'in söylediklerinin tamamı doğru. Çünkü işin içinde olan kişi. Yaşadığını söylüyor, itiraf ediyor her şeyi. O kadar ki İçişleri Bakanlığı'nın bulamadığı şeylerin fotoğrafını yayınlıyor. Birleşik Arap Emirlikleri'ne neler yaptılar, 'Sedat Peker konuşmasın' dediler. Yalansa çıkar 'Yalandır, işte belgesi' dersiniz. Onların gazetecileri, bakanları, milletvekilleri, yandaşları, sanayicileri, beşli çeteleri var. Çıksın açıklama yapsınlar. 'Bunların tamamı yalandır' desin. Hiç kimse yalanlayamıyor.

SEZGİN BARAN KORKMAZ'IN SERBEST BIRAKILMASI: Çağırıyorsunuz Sezgin Baran Korkmaz'ı. 'Yurtdışına git' diyorsunuz. Yaptılar bunu. İçişleri Bakanı, bakanlar uçağına biniyordu. Her türlü imkanı vardı, her şey yapılıyordu zaten. Aldılar tutukladılar önce sonra serbest bıraktılar. Mal varlığı üzerindeki hacizi kaldırdılar. Bunu yapan başsavcıyı HSK'ya atadılar. Kendi talimatlarını yerine getirdikleri için ödüllendirildiler. Şimdi niye yazı yazıyorsun 'Sezgin Baran Korkmaz'ı bize iade edin' diye. ABD istedi tutukladılar, hapse attılar. ABD istedi diye bunlar da istemeye başladılar. Tıpkı Reza Zarrab gibi. En büyük korkuları Sezgin Baran Korkmaz'ın ABD'de itirafçı olması. Sezgin Baran Korkmaz, ABD'ye verilirse itirafçı olacak.

eçmişte büyük yaralarımız var. Siyaset kurumu bazen bu yaraları kanatarak siyaset yapıyorlar. Bu bizim geleceğe güvenle bakmamızı engelliyor. Ben 'Oturalım helalleşelim' diyorum. Bu tür şeyler olmasın bir daha diyoruz. Siyasetçilerin elinden bu kozu çekip alalım, geleceğe bakalım.

'HELALLEŞME' ÇAĞRISI: Hukuk ayrı helalleşme ayrı. Bir kişi yolsuzluk yapmışsa, cinayet işlemişse hukuk zaten gereğini yapacaktır benim onunla helalleşmeme ihtiyaç yok.

Eksiğimiz, yanlışımız var. Bunu da açık yüreklilikle söyleyeceğiz. Hata kavramı insana özgü bir kavramdır. Hatadan dönmek bir erdemdir. Hatadan ders çıkarıyorsanız tarihi tekerrür ettirmezsiniz. Türkiye sürekli geriye doğru gidiyor bizi ileriye gitmek istiyoruz. Herkesin sıkıntısı var, bunu yaratan da siyaset kurumu aslında. Kutuplaşmanın bize getirdiği bir şey yok. Eskiyi kanatmayalım, helalleşelim bu işi bitirelim. Bu milletin bir yüzü gülsün.

DEMİRTAŞ'IN 'HELALLEŞME' DESTEĞİ: Teşekkür ederim. Doğruyu görüyor Selahattin Bey. Biz mutlaka ama mutlaka bir gelecek inşa etmeliyiz ve beraber inşa etmeliyiz. Bu ülke bizim yerimiz. Gidecek yerimiz yok. Siz bu ülkede güzel bir gelecek inşa etmek istiyorsanız geçmiş yaraları kanatmamanız lazım. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin var olan sorunlarını çözme noktasında düşüncelerini ifade ediyor. Bu sorunlar kavgayla değil, mantıkla çözülür. 

MİLLET İTTİFAKI'NIN ADAYI: Cumhur İttifakı adayını belirledi. Millet İttifakı'nda demokrasi var. Henüz bu konuyu konuşmuş değiliz. Konuşulmamış bir konuyu benim dillendirmem doğru olmaz. 

Güçlendirilmiş parlamenter sistemi topluma anlatmamız lazım. Ekonomiyi nasıl düzeltiriz, bu konuda da çalışmalar var. Biz bir araya geleceğiz, hem adayımızı belirleyeceğiz hem de demokrasiyi nasıl geliştireceğiz, liyakat olacak.

MERSİN MİTİNGİ: Mersin'de güzel şeyler söyleyeceğim. Umutsuzluğu topluma aşılamak gibi bir anlayışım yok. ('Sloganınız belli mi?' sorusu üzerine) 'Milletin sesi'. Orada önce milletten kişiler çıkıp konuşacak, ben de dinleyeceğim.