YENİ Parti'den '11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde iktidara çağrı: 'Eğitim ve güvenlik tesadüfe bırakılamaz!'

YENİ Parti'den '11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde iktidara çağrı: 'Eğitim ve güvenlik tesadüfe bırakılamaz!'

11.10.2026 13:50:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
YENİ Parti'den '11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde iktidara çağrı: 'Eğitim ve güvenlik tesadüfe bırakılamaz!'

YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kız çocuklarının eğitimden koparılmasına, çocuk yaşta zorla evliliklere ve okullardaki şiddet olaylarına tepki gösterdi. Kaya, iktidara somut önlemler alma çağrısında bulundu.

YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada, kız çocuklarının eğitimden koparılmasına, çocuk yaşta zorla evliliklere ve peş peşe yaşanan okul saldırılarına tepki gösterdi.

Kaya, “Bir kız çocuğunun okuyabilmesi ailesinin gelirine, güvenliği ise tesadüflere bırakılamaz. Çocukları korumayan politikaların hesabını sormaya devam edeceğiz” dedi.

Birleşmiş Milletler tarafından kız çocuklarının haklarına ve maruz kaldıkları ayrımcılığa dikkat çekmek amacıyla ilan edilen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nün, iktidar açısından yalnızca kutlama mesajlarıyla geçiştirilecek bir gün olmadığını vurgulayan Kaya, kız çocuklarının eğitimden koparıldığı, şiddet, istismar ve eşitsizlikle karşı karşıya bırakıldığı bir ülkede iktidarın sorumluluğunun çok daha ağır olduğunu belirtti.

Kaya, kız çocuklarının yaşam hakkını, güvenliğini ve geleceğini korumak için artık temennilerin değil, somut ve etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

YÜZ BİNLERCE KIZ ÇOCUĞUNUN EĞİTİM HAKKI TEHLİKEDE

Eğitim Reformu Girişimi’nin 2024–2025 eğitim-öğretim yılı verilerine göre, zorunlu eğitim çağında (6-17 yaş) olan 611 bin 612 çocuğun örgün eğitim dışında kaldığının ve bunların yüzde 44,3’ünün kız çocuğu olduğu hatırlatan Kaya, eğitimden kopuşun kız çocukları açısından ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı. 

Kaya, “Bu tablo karşısında Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevi, okuldan uzaklaşan her çocuğa ulaşmak ve eğitime devam etmesinin önündeki engelleri kaldırmaktır. Kız çocuklarının ev içindeki bakım yükü, ekonomik güçlükler ya da erken yaşta zorla evlilik baskısı nedeniyle eğitimden kopmasına göz yumulamaz. Okula kayıt kadar, düzenli devam ve mezuniyet de izlenmelidir” dedi.

KIZ ÇOCUKLARININ ÜÇTE BİRİNDEN FAZLASI YOKSULLUK RİSKİ ALTINDA

TÜİK’in 2026’da yayımladığı “İstatistiklerle Çocuk 2025” çalışmasına göre kız çocuklarının yüzde 37,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu belirten Kaya, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36 olduğunu ifade etti. 

Kaya, “Kız çocuklarının üçte birinden fazlasının yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu bir ülkede, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığını söyleyemezsiniz. Beslenme, ulaşım ve barınma giderleri ailelerin omuzlarına bırakıldıkça çocukların eğitim hakkı aşınıyor. Özellikle deprem bölgesindeki kız çocuklarının okula devamını sağlayacak kamusal destekler güçlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

İktidarın bütçe tercihlerini eleştiren Kaya, “Çocuklarının eğitimini desteklemek istiyorsanız her okulda ücretsiz bir öğün yemek sağlayın. Ulaşım ve eğitim giderleri için yeterli destek verin, okul pansiyonlarını ihtiyaca göre planlayın. Hiçbir çocuk ailesi masrafları karşılayamadığı için eğitiminden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır” dedi.

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLERE KARŞI ETKİLİ KORUMA GEREKİYOR

TÜİK’in raporunda, 2025 yılında 16–17 yaş grubunda 8 bin 68 kız çocuğunun resmî evlilik kaydının bulunduğuna dikkati çeken Kaya, aynı yaş grubunda erkek çocukları için sayının 574 olduğunu belirtti. Kaya, bu istatistiklerin yalnızca resmî kayıtlara giren evlilikleri kapsadığını vurguladı. 

Kaya, “Çocuk yaşta zorla evlilikler kız çocuklarının eğitimini, sağlığını ve kendi hayatları üzerindeki söz hakkını tehdit ediyor. Çocuk yaşta zorla evlilik suçtur. İktidar, risk altındaki çocuklara zamanında ulaşmalı; koruma mekanizmalarını güçlendirmelidir. Evlilik yaşının istisnasız 18 olması için gerekli düzenlemeler yapılmalı, çocukların eğitimine devamını sağlayan sosyal destekler artırılmalıdır” dedi.

OKULLARDA CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR

Eğitim Sen’in 2025–2026 yıl sonu raporunda okul şiddetinin, eğitim ortamının güvenliğini ve öğrenme süreçlerini tehdit eden çok boyutlu bir sorun olarak ele alındığını belirten Kaya, okul güvenliği için önleyici politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. 

Son dönemde Manisa Turgutlu’da öğrencileri hedef alan silahlı saldırıya ve Osmaniye Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde katledilen öğretmen Mehmet Bilgili’nin öldürülmesine değinen Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımız derslerine odaklanması gerekirken can güvenliğinden endişe ediyor. Öğretmenlerimiz görev yaptıkları okulda öldürülüyor. Osmaniye’de Mehmet Bilgili öğretmenimizi kaybetmenin acısını taşıyoruz. Okula silahla girilebiliyorsa, çocuklar okul yolunda saldırıya uğruyorsa, yetkililer verdikleri güvenlik sözlerinin neden karşılık bulmadığını açıklamak zorundadır.”

Eğitim Sen’in raporunda, okul güvenliği için psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri ile sosyal hizmet birimlerinin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekildiğini belirten Kaya, erken müdahalenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 

Kaya, “Okulların güvenliği ve giriş denetimleri sağlanmalı; çocukların silaha erişimi önlenmelidir. Rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı desteği artırılmalıdır. Akran zorbalığı ve şiddet belirtileri zamanında fark edilmeli, yapılan bildirimler ciddiyetle ele alınmalıdır. Şiddete maruz kalan çocukların güvenle başvurabilecekleri, mahremiyetlerini koruyan mekanizmalar kurulmalıdır. Bakanlıklar alınan önlemleri, ayrılan bütçeyi ve elde edilen sonuçları kamuoyuna düzenli olarak açıklamalıdır” dedi.

KIZ ÇOCUKLARININ ÖZGÜRCE BÜYÜMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ

Yeni Parti olarak kız çocuklarının haklarını savunmayı sürdüreceklerini belirten Kaya, “Kız çocuklarına hangi mesleği seçebileceklerini, nasıl yaşayacaklarını ve ne kadar okuyabileceklerini dayatan anlayışa karşıyız. Laik, bilimsel, çağdaş ve eşit eğitim hakkını savunuyoruz. Kız çocuklarının eğitimden kopmasını önlemek, şiddetten korunmalarını sağlamak ve kendilerini ilgilendiren kararlarda söz sahibi olmalarının önünü açmak için çalışacağız. Her kız çocuğunun korkmadan okula gidebildiği, hayallerini gerçekleştirebildiği bir ülke kurmak bizim sorumluluğumuzdur” dedi. 

İlgili Haberler