MHK Ali Şansalan'a maç vermedi

Merkez Hakem Kurulu, Süper Lig'de 10.haftanın hakemlerini açıkladı. Geçen haftanın en çok tartışılan hakemi Ali Şansalan hiçbir maçta görev yapmayacak.

21 Ekim 2021 Perşembe, 11:42
MHK Ali Şansalan'a maç vermedi
Abone Ol google-news

Trabzonspor'un Fenerbahçe'yi 3-1 mağlup ettiği maçta düdük çalan Ali Şansalan Süper Lig'in 10. haftasında görev yapmayacak.

Fenerbahçe'nin Güney Koreli stoperi Kim Min Jea'yi kırmızı kartla oyundan atarak Fenerbahçe'yi derbide 10 kişi bırakan Şansalan büyük tepki görmüştü. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve Başkan Vekili Erol Bilecik çok sert açıklamalarda bulunmuştu.

İşte Koç'un geçen haftaya damga vuran açıklamaları: 

"Ben de televizyonda baktığım zaman olabilir (Kim'e gösterilen kırmızı kart) fifty fifty gördüm ama daha net izleyince Avrupa’da böyle pozisyonlara verilmiyor. Hatta bu maçta da verilmedi. Yusuf Sarı ile Osayi koşuyordu, omuz omuza sonra aut çizgisini geçtikten sonra pozisyon bitti. Çok daha sert temas vardı, orada verilmedi. Öncelikle camiama sesleniyorum, taraftarıma sesleniyorum; sakin olun, evet burada yumruğu masaya vurun asın kesin, düdük astırın diyorsunuz, bu konulara geleceğim. Sakin olun. Bu takım uzatmalarla beraber 80 dakika burada 10 kişi oynadı. Terinin son damlasına kadar savaştı. 85. dakikaya kadar da maç ortadaydı. Sonra ne olduysa ondan sonra oldu. Çalan penaltı, o kısmı haklı penaltıydı. Belki de tek doğru kararı oydu. Bu takımla gurur duyuyorum. Çocukların yanından geliyorum. Hepsi çok öfkeli, hepsi çok kızgın. 30 milyon Fenerbahçelinin niye kızgın olduğuyla aynı sebeple. Buraya art niyetle bir operasyon çekmeye birini yollasaydınız buna benzer bir performans olurdu. Erol Bey de söyledi, maç 23. dakikadan sonra bambaşka bir yere seyretti. Bizim takımımız 11 kişiyle maçın 23 dakikası attığı gol, kaçırdığı goller, defanstaki duruşu, ofanstaki paslaşmaları, uyum içinde mücadele eden, savaşan, birbirine inanan, kendine inanan futbolculardan olmuş bir kadro olarak çok iyi işler yaptı. Bu maç 11-11 bitseydi bizim buradan mağlup ayrılmamız söz konusu değildi. Ben de öfkeliyim ama ben bu camianın başıyım. Kendimi de kontrol etmek durumundayım. Trabzon’u tebrik ediyorum; ne olursa olsun 3 puanı aldılar, 9. hafta itibarıyla lider oldular. Ahmet Ağaoğlu’na da sıcak misafirperverliği için teşekkür ediyorum. Onunla bizim ve diğer başkanların zaten hakem müessesi ile ilgili çok büyük sıkıntılarımız var. Zaten dile getiriyoruz. Bakın bunu ilk Fenerbahçe, şahsım ve arkadaşlarım dile getirmeye başladı. Bu müessenin ne durumda olduğunu, ne kadar kokuşmuş olduğunu, çürümüş olduğunu, futbolda güven müessesesinin yerde olması, yerde olmasının marka değerini etkilemesi, marka değerinin bu kadar zayıfladığı ortamda yapılacak herhangi ihalede değerlerin düşmesi, sponsorluk değerleri, her şey düşüyor. Buradaki en önemli hususlardan bir tanesi de Türkiye’de futbolda kazanmanın veya kaybetmenin, düşmenin veya şampiyon olmanın sadece sahada belirlenmediği nosyonunun her geçen gün daha da ağır basarak kabul gören bir norm haline gelmesi. Türk futbolunda yaşanan hakem rezaleti artık bir norm olarak kabul ediliyor. Yani kanıksamaya başlandı Allah’tan son dönemde kulüpler bir ayaklandık. Bu böyle gitmeyecek onu söyleyeyim. Mücadelesini biz vereceğiz. Şahsen sevinçli olduğum konu bu sistemin ne kadar garabet olduğunu artık ben değil sadece benden daha yüksekle başkaları da söylüyorlar. Hakem atamaları, gözlemci puanlamaları, akraba ilişkileri, bakın federasyon başkanı değişiyor, MHK başkanları değişiyor, kulüp başkanları değişiyor, hocalar değişiyor, futbolcular değişiyor ama bu arkadaşlar ne hikmetse değişmiyor. Ve bu iş her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Bugün Kim’e verilen kart daha sonra oyunun bütün seyiri, gidişatı değişti. Sadece bir pozisyonla maçı yorumlamak istemiyorum. Şöyle diyebilirsiniz, ‘Evet haksız yere attı. Altay da o golü yemese’ diyebilirsiniz. ‘Siz bir gol daha atsanız’ diyebilirsiniz. Çok şey diyebilirsiniz ama buradaki esas olay işin geneline bakıyorum. Beni en çok rahatsız eden bunu tribünden görerek söylüyorum ama aşağıda çocuklarla konuştuktan sonra daha net bir şekilde söylüyorum. 

Hakemin Fenerbahçe futbolcularına olan yaklaşımı, vücut lisanı, mimikleri, bir hakem mimiklerin tuttuğu tarafı ele verir mi ya, bu noktaya geldi iş. Bizim oyuncularımıza olan kızgın ve agresif tepkileriyle, Trabzonsporlu oyuncuları daha sakinleştirici, daha anlayıcı, daha kucaklayıcı, net net belli. İlkokula giden bir çocuk bile bunu görür. Burada bir sıkıntı var.  Bakın Rize-Galatasaray maçı. Haddime değil, Rize’den de Galatasaray’dan da özür diliyorum ama değinmek zorundayım. Galatasaray bir gol yiyor, net faul. Galatasaray üçüncü golü atıyor, net faul. 2-3 tane faul. Bunu ne Rize’ye karşı ne Galatasaray’a karşı söylemiyorum. Maçı 8 dakika uzatmış, üstüne bir 4 dakika daha koyuyor. Arka arkaya 3 tane korner kullandırıyor orada, Rize golü atsa Galatasaray camiası ayağa kalkacak. Bunlar kaos ortamı yaratmaya çalışıyorlar. En objektif şekilde bakmaya çalışıyorum.

Ali Maçalan, üstüne basarak söylüyorum. Ali Şansalan değil Maçalan, geçen sene bizden Konya maçını da almıştı. Şimdi Fenerbahçe camiası artık ayaklanma zamanı. Camiama sesleniyorum. Ne gücünüz varsa, ne gücümüz varsa omuz omuza vereceğiz. Ve bu düzeni en kısa zamanda yıkmak için elimizden geleni yapacağız. Yürüyüşse yürüyüş, sosyal medyada çalışmalarsa sosyal medya. Federasyona gitmekse, Federasyona gitmek. Artık harekete geçme, ayaklanma zamanı arkadaşlar. Bunu yanlış yerlere çekmeyin. Fenerbahçe’nin haklarını koruma adına Fenerbahçe camiasının, Fenerbahçe taraftarının bugün Sabiha Gökçen’e giderek, ilk adımı atarak, öyle bir hazırlık olduğunu duyuyorum. Muhakkak bunu yapın arkadaşlar. 

Tam kafamızı kaldırdık, bir sistem oturdu, ritim yakaladık. Trabzon’un 4 puan önünde, Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın 5 puan önünde olacaktık. Haftaya bir derbi daha var. Biz içeride oynuyoruz; tam böyle bir ayaklandık; aldık başımızı gideceğiz. Yine bir anlamsız, manasız, mantıksız bir hakem performansı sonrası yine bu noktaya gelindi. Şimdi biz buna bir yerde ‘dur!’ demek zorundayız. Bizler kulüpler olarak, Kulüpler Birliği Vakfı olarak zaten bunun üstünde çalışmalarımızı yapıyoruz. Çünkü bu insanlar hakem camiası altında dediğim sadece hakemler değil; gözlemcisi, temsilcisi, hakemi… baştan aşağıya dün Selahattin Bey’in de söylediği gibi kendini yeniden icat etmesi, yeniden dizayn etmesi gerekir. Bakın biz bu hakemleri bir gecede değiştiremeyiz. Ama bu hakemleri istediğimiz noktaya, performans sağlayacak noktaya getirene kadar alacağımız önlemlerle bunların yarattığı kaotik ortamı, güven müessesesi erozyonunu minimize edebiliriz. Gözlemciler verdikleri puanları açıklayacak. Birden fazla gözlemci gerek sahada gerek televizyonda yapacak. Puanlar açıklanacak, hakem atamaları öyle MHK Başkanının keyfiyle veya bir iki kişinin bir araya gelip ondan bundan alacağı telefonlarla belirlenmeyecek. Her hafta maçta belli kategoriye, bu benim önerim. Bu değil, başka bir öneri yapılır. Ama bu sistem böyle gitmeyecek! Bakın biz bunu üç senedir söylüyoruz; iki senedir doğrandık. Ama biz söylemeye devam edeceğiz. Bunu Fenerbahçe’den daha yüksek sesle başkaları söylemeye başladı. Öyle ya da böyle bu sistem değişecek. Dolayısıyla kura çekimiyle kategorize ederek maçların önem derecesini ona göre kuralara hakemleri koyarak herkesin önünde yapacağız. Sahada belki bu sezon yetişmeyecek ama VAR hakemi ayrı olacak, saha hakemi ayrı olacak. Belki bugün sahada 90 dakika koşamayan belli bir yaşa gelmiş hakem VAR önünde, VAR tecrübesiyle, eğitimiyle uzmanlık sahibi olarak belki pek çok hakemden çok daha iyi bir performans verecek. Belki o kişi 90 dakika sahada koşamayacak ama VAR hakemi olarak uzmanlık sağlayacak. Bunları ayıracağız. Bir tarafta baba gözlemci, öbür tarafta oğul-kuzen-yeğen hakem… Yani nasıl gider bu sistem böyle? Sonra Federasyon başkanı değişecek, MHK başkanı değişecek, Kulüp başkanları değişecek, antrenörler değişecek, şampiyonluklar kaçırılacak, küme düşmeler olacak edecek…Ondan sonra o adamların hayatlarında hiçbir şey değişmeyecek şekilde devam edecek. MHK Başkanı’na da sesleniyorum: İnatlaşmayın bizimle! Size el uzatıyoruz, doğru yolu göstermeye çalışıyoruz, bizimle inatlaşmayın! O hakemi yok Beşiktaş haklı bir serzenişte bulunuyor, bulundu diye yine aynı hakemi veriyor. Bu iş böyle olmaz. Dolayısıyla Fenerbahçe taraftarına sesleniyorum: Biz Şampiyon Olacağız, bunu yazın kafanıza! Bu takımdan da ümidinizi kesmeyin. Böyle her bir tökezlemede, her bir şeyde isyanlar, bize hakaretler, oyunculara hakaretler… büyük resmi görün ve kenetlenin! Kenetlenin, gidebilenler Sabiha Gökçen Havalimanı’na gitsin bu gece, bu takıma destek olun! 80 dakika ellerinden geleni yaptılar, mücadele ettiler, çok da iyi top oynuyorduk. Bakın 10 kişiyle oynadık, 85.dakikaya kadar bile Trabzon sağlı sollu saldırmıyordu, çok temkinli gidiyordu. Belki onlar da beraberliğe razılardı, riskli bir gol yemek istemiyorlardı, atabilirlerse bir tane atacaklardı. Bu maçın skoru bu futbolcuların performansının, emeğinin hakkı değildi. Yine ben Trabzonspor’u tebrik ediyorum. Burada Trabzonspor’u suçlamıyorum, lütfen sapla samanı karıştırmayalım.

Bakın size az önce Rize maçını, Galatasaray maçını söyledim. Belki Rize’nin aleyhine sonuçlandı, belki Galatasaray’ın da aleyhine olabilirdi. Bu adamlar ne yapmaya çalışıyorlar? Bu kadar zor mu? Herhalde dünyada hakem performansı teknoloji geldikten sonra geriye giden tek ülke biziz! Bunu varsayımla söylüyorum, herhangi bir istatistiğe dayanarak söylemiyorum. Ama böyle bir teknoloji bize gelmiş ve bunu bile kullanamıyoruz. Adam bir gece 19.00’da maça çıkıyor bir şehirde –bizde oldu, Antalya’da maça çıkıyor- gece 00.00’da uçağa biniyor, geliyor ertesi gün 19.00’da bizim sahamızda VAR hakemi oluyor. Hakemlikteki en önemli şey dinlenmek, odaklanabilmek, konsantrasyon! Bunları da hiç düşünmüyorlar. Dolayısıyla Fenerbahçe camiasına sesleniyorum: sakin olun, bunların hepsinin kökü temizlenecek. Bu kötü performans, art niyet… Tabii ki mükemmele yakın bir performans istiyoruz. İnsanın olduğu her yerde hata olur ama bu şekilde değil ya da diğer maçlarda gördüğümüz gibi değil! Düşünebiliyor musunuz, istisnasız bütün kulüpler rahatsız, bütün kulüpler rahatsız! Ama bu insanlarda ne bir performans değerlendirmesi var, ne Merkez Hakem Kurulu’nun, ne hakemlerinin, ne temsilcilerinin, ne gözlemcilerinin… hatalar yapılıyor, sonuçlar etkileniyor, emekler yeniyor, haksızlıklar yaşanıyor ama bu adamlar hayatlarına devam ediyorlar. Artık siz de bunları sorgulamaya başlayın.”

Başkanımız Ali Y. Koç, bir basın mensubunun maçın hakemi Ali Şansalan’la ilgili özel bir başvurunun olup olmayacağı yönündeki sorusunu, “Maçalan... Geçen sene Konya maçını aldı bizden. Bizim öyle ‘düdüğü astır, onu yap, bunu yap’... Bunlar iki gün asarlar düdüğü, üçüncü gün yine düdüğü verirler. Sistemin kökünden kendini yeniden dizayn etmesi lazım. Bugün Ali Maçalan, ertesi gün Ahmet, sonraki gün Mehmet! Size temel yapısal sorunları söylüyorum. Ya size soruyorum, bir kere kılınızı kıpırdattınız mı, medya olarak bu kötü gidişatın düzelmesi için? Farkında mısınız, 500 Milyon dolardan 200-250 Milyon dolara indi yayıncıdan aldığımız para! Hep beraber bunu temizleyeceğiz. Burada Federasyon Başkanına da olumsuz konuşmuyorum. Federasyon başkanları gidiyor geliyor, bu düzen devam ediyor. Bu adam bu maça atanmamalıydı. Başından da böyle söyleniyordu. Biz ağzımızı açmadık. Bütün hafta spekülasyon… Ben başkan olarak ağzımı açsaydım ‘bu olmazdı’ diyecekler. Bizim tarzımız bu değil. Maçlardan önce konuş, hakemi baskı altına al, muhtemel bir puan kaybetmede, beraberlikte mağlubiyette mazeretini üretmiş ol… Hepimiz bunu yapsak nereye gidecek bu iş? Ne hakkı var bu hakemlerin insanların emeklerini çalmaya? Nasıl bir lükstür bu hiçbir şey olmuyor ama hep bize oluyor, bize derken futbolun paydaşlarına ancak MHK’nin çatısı altında kimseye bir şey olmuyor. Nasıl bir iş bu ya? Dolayısıyla Fenerbahçe taraftarı rahat olun, sakin olun. Biliyorum endişenizi, iki senedir, üç senedir ve özellikle de son üç senedir resmen bizi katlettiler. Geçen sene 12-13, 15 puanımız çalındı. 10-12 deseniz zaten 1 puan, 2 puanla şampiyonlukların belli olduğu yerlerdi. Pişkin pişkin bunlar hayatlarına devam ediyorlar. Ve şunu da söylüyorum federasyona; sakın bana ceza vermeye kalkmayın! Ben burada saygısızlık etmiyorum, terbiyesizlik etmiyorum, bir durum tespiti yapıyorum ve hepimizin yaptığı bir durum tespiti. Federasyon başkanının da çoğuna katıldığını düşünüyorum, arkadaşlarım yaptığı toplantıda ifade ettiler. Bu böyle gitmez! Ya çarpışarak değişecek ya aklıselim, herkes omuz omuza verip bunu değiştirecek. Öyle ya da böyle bu sistem değişecek. Siz bize maç kaybettirirsiniz, Ali Koç başkanlığını kaybeder, ayrılır, camia desteklemez ama siz böyle devam etmeyeceksiniz, bunu aklınızın bir yerine yazın! Bu üç ayda mı olur, altı ayda mı olur, iki sezonda mı olur; onu zaman gösterecek ama olacak.”