Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, AA'da gündeme dair açıklamalar yapıyor.
Hacıosmanoğlu açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
"UEFA yetkilileriyle konuştuk. Hakem hatası oranı olarak Avrupa'da çok gerilerdeyiz. İngiltere'deki hatalar burada olsa yer yerinen oynar.
Türkiye'nin en büyük rezilliği bu. İngiltere'de kaç dakika maç sonu yorum yapıyorlar? O yorumları yapanların %80'i kendi hakemliklerini ve TFF'deki yöneticilik dönemlerini hatırlasınlar. Onların talimatla 5-0, 6-0 maç bitirdiğini biliyorum. Orada talk show gibi maç sonu programı yapamazsınız.
Ben doğruları yapıyorum, memnun olan olsun. Herkes memnunsa işini doğru yapmıyorsundur. Adalet ve şeffaflıktan taviz vermedik, vermeyeceğiz. Maçların sahada kazanılmasını istiyoruz."
YABANCI HAKEM KONUSU
"Yabancı hakem bir sefere mahsustu. Kendi hakemlerimizi korumak için yaptık. Avrupa'nın en az hata yapan hakemleri bizde. Yabancı hakeme niye ihtiyacımız olsun ki."
“DÜNYA KUPASI'NDA TÜRK HAKEM OLMAMASI BENİM SORUNUM DEĞİL”
"Süleyman Demirel'in bir sözü vardı 'Benzin vardı da biz mi içtik' diye. Hakemler travmaya uğradı. Bir tane elit hakem var; Halil Umut Meler. Onun da tasvip etmediğimiz, nahoş olaydan ötürü dengesi bozuldu. Yeni toparlandı, kendine geldi.
Şampiyonlar Ligi finalini yönetecek hakem Dünya Kupası'nda yok. Türk hakem neden yok, faturasını kimse bana kesemez.
Bizim genç hakemlerimiz, kadın hakemlerimiz Avrupa'da nasıl maçlar alıyorlar. Sıradaki Avrupa Şampiyonası ve ondan sonraki Dünya Kupası'na kaç tane hakemimiz gidecek göreceksiniz. FIFA hakemi yapacağız. 2 sene profesyonel liglerde hakemlik yapması lazım, yok. Biz gençleştirme operasyonu yaptık. MHK başkanı kabul etmezler, göndermeyelim dedi. Ben dedim gönder kabul ederler. 'Biz devrim yapacağız' dedim, rica ettim, kabul ettiler.
Bu hakemler yetişti, elit hakem olacaklar. Normalde 4 senede elit hakem olunuyor ama inşallah daha erkene, dostluk ilişkilerimizle beraber olabilecek en maksimum tarihe çekeceğiz. Meyveleri sonra alacağız.
Bu kardeşlerimiz sıradaki Avrupa Şampiyonası'na ve sonraki Dünya Kupası'na gidecekler. Gidemezlerse faturasını bana keserseniz."

“LİGİN SONUCUNU HAKEMLER BELİRLEMEDİ”
"Hakemlerin hataları oldu ama sonuçta bir şeyi belirlemediler. Ligin kaderini hakemler belirlemedi ama eskiden belirliyordu."
KULÜPLERİN BORÇLARI
"UEFA ve FIFA'nın talimatları var, ona göre hareket ediyoruz. Biz bu konuda çok mesafeler aldık. Yıllardır UEFA söylüyordu, yapılmıyordu. Biz tek tip sözleşmeye geçtik. O konuda da kulüplerin borç batağından kurtulması, kriterlere göre harcama limitleri veriyoruz ama futbolun temel sorunu bu. O konuda bir çelişkimiz yok, talimatlara göre hareket ediyoruz. Biz de kurumsallık yok, hoca sistemine göre kulüpler yönetiliyor. Gidin Avrupa'nın büyük takımlarına bakın, hoca gidince 'Bu onun kadrosu değil, 10 tane transfer yapın' denmiyor. Barcelona'da, Real Madrid'de oluyor mu?
Biz takibini yapıyoruz ama kulüp başkanı, hocaya kadroyu kurdu, hoca başaramadı gidiyor. Hoca 'Bu benim kadrom değil' diyor. Türk spor basınındaki 'abiler' de 'bu hocanın kadrosu değil' diyor. Hocanın değil ki kulübün kadrosu o.
Bak Göztepe yapıyor, taklit etmek lazım. Göztepe'ye benzer 1-2 kulüp daha var. Göztepe'nin harcama limiti yok, sınırsız, istediği kadar harcayabilir."
YABANCI KURALI
"Seneye açıkladığımız kuralda değişiklik yok. 12+2 yabancıydı, 10+4 yabancı olacak. Onu geçen seneden ilan etmiştik. O doğrultuda devam ediyoruz."
YAYIN GELİRİNDEKİ ŞAMPİYONLUK PAYI
"İtiraz eden arkadaşlara söyledim. Tahkim'e itiraz olmadı. Avrupa'yı örnek alıyoruz ya hep, İngiltere'de eşit dağıtım yüzde 50, Fransa'da, İtalya'da yüzde 50, Almanya'da yüzde 53, İspanya'da 50. Bizde yüzde 37. Yüzde 11 diğer kriterler diye şampiyonluk başına para. Zaten şampiyonlar ligi ilk 5'te bitiriyor, mükafatını alıyorsun. Orada bir adaletsizlik vardı. Biz yüzde 11'i alıp yüzde 37'nin üstüne koyduk."
BAHİS KONUSU
"Bahis konusu farklı bir konu. Hakemlerin de 3'te 1'i gitti. Yapılması gerekiyordu. Ben yıllarca bunun mücadelesini vermiş bir insanım. Futbolun temiz olması, çocuklarımıza borcumuzdur. Bu tip şeyleri yaparsanız oturduğunuz makamdaki süreyi kısaltır, ömrünüz kısa olabilir. Cenab-ı Allah bu makamları veriyor. Biz yarınla ilgili hesap yapamıyoruz. Kainatın efendisi yapıyor.
Futboldaki kirliliğin evveliyatını biliyorum. Ankara Belediye - Nazilli maçında sıkıntı vardı. Beraberlik işlerine yarıyordu. Sonra iki takımın da oyuncusu, malzemecisi, yöneticisi beraberliğe bahis oynamış. Kontrol edelim dedik, Bakanlığa yazdık, operasyona başladık. Sulandırmak isteyenler farklı yere çekiyor.
Biz kendi başımıza isim belirleyip insanları sevk etmiyoruz. Bakanlığı müracaat ediyoruz, bakanlık bahis şirketlerinden dataları alıyor, biz de çözümünü yapıyoruz. Ben onu 3 kişiye zimmetledim. Hukuk İşleri bile sevkten 1 gün önce öğreniyor.
Yöneticilere sıra geldi. Önümüzdeki hafta, yöneticilerle ilgili veriler gelecek. Bizim de kriterlerimiz belli zaten.
7 bin küsür yönetici var, 5 yıl içinde yapan ve ayrılan. Bize geldikten sonra 1 - 1.5 ay sürer. Süreç bitmedi. Hatta üzerine gidemiyor diyenler de var. Bunu zaten biz başlattık."
"UEFA VE FIFA'NIN HABERİ OLURSA..."
"Anayasa Mahkemesi, Tahkim Kurulu kararları adil olmadığına hükmetti, meclise yasa değişikliği için 9 ay süre verdi. PFDK'nin de, UÇK'nin de bağımsız olamadığına karar verildi. Sebebi de TFF'nin kurulları ataması. Siz meclisi beklemeden adım atacak mısınız?"
İbrahim Hacıosmanoğlu: "Daha önce Tahkim Kurulu, seçimle geliyordu. Arkadaşlar çalışmasını yapıyor. Mali genel kurulda gündeme gelecek bu. Haziran'ın 7-8'inde mali genel kurul var. Gündeme gelecek, arkadaşlar hazırlanıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı ile görüştüm. Tabii orada raporda çok atıflar var. Anayasa Mahkemesi Başkanı'na söyledim. Onlardan UEFA ve FIFA'nın haberi olursa bizi uzun süre askıya alırlar. Spor olarak UEFA ve FIFA'ya bağlısın. O kadar fazla içine girmeyeceksin. Kamu kuruluşu gibi gösterilmeye çalışılan ibareler var. Kamu kuruluşu hüviyeti biçmeye çalışıyorlar, tehlikeli kelime. TFF özerktir, UEFA ve FIFA'ya bağlıdır. Kamu tüzel kişiliği gibi gösterirsen diğer federasyonlar gibi, o zaman bağlı olduğunuz kurumlar size 'dur' der."
MİLLİ TAKIM SÖZLERİ
"Playoff maçında Dünya Kupası için endişe duymadım. Saha zeminini, atmosferi hatırlıyorsunuz. Herkes 4-5 atarız diyordu, ben yarım gol olsun biz gidelim diyordum. Elenmek hiç aklımdan geçmedi. Ben her gün evden çıkarken 9, maça başlarken 9 Ayetel Kürsi okurum. Maç bitene kadar Ayetel Kürsi okudum, maç boyu kesmedim okumayı gol yeriz diye. 9 yaşındaki kızımın temiz kalbine inanıyorum. Kongreye 12 gün kala o çıkardı bizi yola. Git futbolun başkanı ol, Dünya şampiyonu olalım dedi."

"MONTELLA'YI AYRI TUTUYORUM"
"Diyemezsiniz ki biz geldik ve bu başarı oldu. Eski yönetimlerin, eski teknik direktörlerin milli takım yapılanmasıyla ilgili katkıları var ama ben Montella hocayı ayrı tutuyorum. Çok güzel bir hava var. Oyuncular ona 'ağabey' gibi bakıyor. Yaşayınca görürsünüz. Sevgi saygı var. Aile ortamı varsa yetenek de var, Allah nazardan saklasın, sakatlık olmasın. Yetenek ve aile olunca istikrar da varsa başarı peşinden geliyor. Oyuncu kardeşlerimiz en büyük katkıyı sağladı. Başrol Montella hocanın."
MONTELLA'NIN TÜRK VATANDAŞLIĞI
"Kosova maçı bitti. Bosna - İtalya maçı penaltılara kaldı, ona bakıyoruz. İtalya elenince 'üzülme dedim, ABD'ye bir İtalyan yeter' dedim. Bana 'Ben İtalyan değilim Türk'üm, yanlış konuşuyorsun' dedi.
Türk vatandaşlığıyla ilgili görüşmelere başladık. İnşallah Dünya Kupası'na kadar hallolacak. Ben isterim ki Of nüfüsuna kayıtlı olsun. O da Napolili. Napoli'de insanlar Karadenizli gibi."
"MONTELLA'YA TEKLİF GELMEZ"
"Montella'ya teklif gelmez, hoca da bir yere gitmez. Teklif gelirse müsaade etmeyiz. Hoca da gitmez. İki Macaristan maçı vardı, Uluslar A Ligi için ben geldiğim zamandı. Bana geldi 'Roma'dan teklif var, böyle bir fırsatım var, değerlendirmek isterim' dedi. 'Siz yeni seçildiniz, bir düşünceniz varsa iki maçta kötü sonuç alırım, gönderecekseniz bu fırsatı değerlendireyim' dedi. 'Kafamızda öyle bir plan yok. Kaptanlarla konuştum, onlar sizi ayrı seviyor. Biz burada olduğumuz sürece devam edeceğiz' dedim. Roma'ya gitmeyen hoca hiçbir yere gitmez. Çift takım çalıştırsın teklifi vardı ama biz onu da kabul etmedik."
"GRUPTAN LİDER ÇIKARIZ"
"Infantino eski dostum. Kura çekildiği zaman soru işaretiydik. Espri yaptım 'Şu 3 takımı ver, rahat gruptan çıkalım' dedim. Biz o gruptan lider çıkarız. Lider bitiren San Francisco'ya gidecek. biz orayı gideriz. İnancımız Dünya Kupası'nda şampiyonluk."
"BENİM ARZUM İSPANYA"
"Benim arzum İspanya ile finalde karşılaşıp rövanşı almak, alacağımıza inanıyorum. İspanya ile çok iyi dostluğumuz var siyasi, spor olarak. Ben İspanya federasyon başkanını görünce kardeşimi görmüş gibi oluyorum."
"İSRAİL'E RANDEVU VERMEDİK"
"Dünya Kupası'na İsrail katılsaydı ilk İspanya açıkladı 'katılmayacağız' diye. Her platformda söylüyoruz. İsrail federasyon başkanı defalarca randevu istedi, vermedik. Biz Cumhurbaşkanımızın izinden gidiyoruz. Biz zalimin zulmüne maruz kalan herkesin yanındayız. Rusya'yı 1 haftada tüm organizasyonlardan attılar, orada din, dil, mezhep, cami, havra, kilise, çoluk çocuk demeyen zalimliği görüyoruz. Herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var."

ARDA GÜLER VE HAKAN ÇALHANOĞLU
Arda Güler ve Hakan Çalhanoğlu'nun sakatlıklarında son durum ne?
"Dünya Kupası'yla ilgili bir sorunları yok. Arda'nın sorunu yok, Hakan da iyileşmek üzere.
Milli Takımın kadrosunu hoca yapıyor, saygı duyuyoruz, çünkü onun işi o. Çocuklar hakikaten seviyor birbirini. Samet niye alınıyor deniyor. Ağabeylik yapıyor. Oradaki faydasını görseniz... Hocanın inandığı bir şablon var. Kardeşlik duygusunu, kolej havasını yakalamış. O kadroyla devam ediyor. Saygı duymak lazım."
"HOCA KARAR VERİYOR"
2002 kadrosunun uçakta olma talebi hakkında konuşan Hacıosmanoğlu şöyle konuştu:
"Uçakta kimin olacağına hoca karar veriyor, biz vermiyoruz. Hoca ne istiyorsa biz onu yapmakla yükümlüyüz."
"DAHA YÜZDE 50'SİNİ YAPMADIK"
"Yapmak istediklerimizin yüzde 50'sini daha yapamadık. Gayret konusunda sıkıntı yok. Ben 60 yaşımdayım. Ben kendi işlerime bu kadar zaman ayırmadım. Sabah 9 akşam 5 mesai yapıyoruz. Bir şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz. Çocuklara temiz Türk futbolu bırakmak için uğraşıyoruz. İnsanlar kendi çıkarları için farklı ortamlar yaratmak istiyor ama öyle bir derdimiz yok. Kalbiyle, diliyle, beyniyle Türk futboluna mesai veriyoruz. Cenab-ı Allah zaten biliyor. Herkesin ne istediğini biliyor. Allah herkese kalbindeki versin."
VİLLA TARTIŞMALARI
"Ahlak başka bir şey. Bilgiyle konuşmak başka. Bu konuyla ilgili ahlaksızca konuşan insanlar var. 'Oranın imar sorunu var, milli duyguları karıştırıyor' diyorlar.
Belediye orada, imarı 1988'de yapılmış. 88'den beri imarı var. Etrafı ev dolu. 11 bin dönüm, biz 5 bin dönümüne başlayacağız, tapulu yer burası. 88'de imarı çıkmış. Koruma alanları ayrılmış. Bizim projenin flamingo alanıyla ilgisi yok. Orada sanayi kuruluşları var, onlara kimse bir şey demiyor. Proje bittikten sonra oraya Çevre Ödülü verecekler. O kadar hassas davranıyoruz. Kuşların daha iyi barınması için yeni imkanlar yaratıyoruz. Tabiat Varlıklarıyla beraber, alanın eski haline dönmesi için çalışıyoruz.
Ben orayı yapacaktım, para ne için lazım. Ben sonra TFF başkanı oldum. Öyle oldu, bu kimi neyi ilgilendirir. Milli duyguları kullanıyor diyenlere belediye orada, 1988'de imarı çıktı. ÇED davası da yok. Biz altyapı sorununu da çözdük oranın. Tam çevreci proje yapıyoruz. 18 seneden beri var orası.
Futbolculara hediye veriyorum diye imar mı verecekler bana. Bu kadar ahlaksızlık olmaz."
