Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası... Karar celsesinde üçüncü duruşma günü sona erdi: İşte yaşananlar...

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası... Karar celsesinde üçüncü duruşma günü sona erdi: İşte yaşananlar...

17.06.2026 11:38:00
Güncellenme:
Batuhan Serim
Takip Et:
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası... Karar celsesinde üçüncü duruşma günü sona erdi: İşte yaşananlar...

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen, 7’si tutuklu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında karar celsesinin üçüncü günü, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın babası Mustafa Aydar ile kuzeni Can Zafer Yaman’ın savunmasıyla başladı. Daha sonra duruşmada tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in avukatları savunma yaptı.

İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam etti.

İş insanı Aktaş, “suç örgütü lideri” iddiasıyla hakkında 704 yıla kadar hapis cezası talep edilmesine karşın etkin pişmanlık ifadesinin ardından tutuksuz yargılanıyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ise dosya kapsamında tutuklu bulunuyor.  

7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının üçüncü günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.

İşte duruşmada anbean yaşananlar...

17.30 | ÜÇÜNCÜ DURUŞMA GÜNÜ TAMAMLANDI

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasının karar duruşmasında üçüncü duruşma günü tamamlandı.

Yarın duruşmaya, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in savunmasıyla başlanması bekleniyor.

14.20 | "CEZALANDIRMA TALEBİ KABUL EDİLEMEZ"

Verilen aradan sonra duruşmada savunmalar devam ediyor.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in avukatlarından Buse Şahin’in adli kontrol tedbirlerine karşı yaptığı beyanın ardından Avukat Seraf Özer söz aldı.

“İsyan ediyorum” diyen Seraf Özer, “Tutukluluk istisna olmalıdır. Ancak son dönemde tutuklu siyasi yargılamaların had safhaya ulaştığı bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle yalnızca tahliye kararı değil, adil ve tarafsız bir yargılamanın varlığı da önemlidir” dedi.

Seraf Özer, Ahmet Özer’in haftanın yedi günü Esenyurt için çalıştığını belirtti, “Görevini ihmal ettiği ya da kötüye kullandığına dair tek bir somut delil, tanık beyanı veya tespit bulunmuyor. Buna rağmen cezalandırma talep edilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Özer, “Bu dosyada insanların nasıl tutuklandığına, nasıl iddianame hazırlandığına ve suçsuz insanların neden özgürlüklerinden mahrum bırakıldığına dair ciddi sorular bulunmaktadır” diye konuştu.

13.00 | "KOPYALA-YAPIŞTIR ŞEKLİNDE TEKRAR EDİLDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR"

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, mütalaaya karşı beyanda bulunmak için söz aldı.

Hüseyin Ersöz, “ihaleye fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” isnatlarında bulunulduğunu ancak bu isnatlar açısından somut herhangi bir bulguya dayanılmadığına dikkat çekti.

Ersöz, belediyeye kayyım atanması sonrasında incelenen ihalelerden birinin de suçlama konusu ihale olduğunu söyledi. Ersöz, belediyeye atanan kayyım yönetiminin de söz konusu hizmet alımının devamına yönelik uzatım kararı verdiğini belirtti. Ersöz, “Aynı kayyum yönetimi tarafından işyeri teslim tutanağı onaylanarak 01.01.2025 tarihinde işin devamına da onay verilmiştir. Söz konusu hizmet alımının istenilseydi derhal iptali de mümkün olmasına rağmen iptal edilmemesi de söz konusu hizmet ihtiyacının aciliyeti ve ihale bedelinin yapılan işe uygunluğunu açıkça desteklemektedir” dedi.

Ersöz, söz konusu ihaleyi alan Bilginay Temizlik Hizmetleri Şirketinin, Türkiye’nin her yerinde; Yargıtay, TBMM, Sayıştay, Devlet Hastaneleri, AKP’li Belediyeler olmak üzere birçok kurumdan ihale aldığını belirtti.

İçişleri Bakanlığı Kontrolörleri Raporu’na dikkat çeken Avukat Ersöz, Ahmet Özer’e yönelik bir kusur atfının da bulunmadığını söyledi. Ersöz, “Söz konusu raporun geneline bakıldığında; inceleme konusu ihaleler yönünden müvekkilimizin belediye başkanı sıfatıyla teklif ya da olur sahibi olmadığı, ihale onay belgesinde imzasının bulunmadığı, ihale komisyonunun teşkilinde görev almadığı, bunlara dair tüm işlemlerin belediye ve ihale mevzuatı çerçevesinde ilgili birim yöneticilerince gerçekleştirildiği görülmektedir” dedi.

Ersöz devamında şunları söyledi:

“İddia makamının esas hakkındaki mütalaasında isnat konusu olan Eylem 30 ve Eylem 31 yönünden yapılan değerlendirmelerde de müvekkilimiz hakkında talep edilen cezaların gerekçesinin kopyala-yapıştır şeklinde tekrar edildiği görülmektedir. Müvekkilimizin hangi eylemi ya da eylemsizliği ile Esenyurt Belediye Başkanlığı görevini ihmal ettiği hiçbir şekilde izah edilmemiştir. Dolayısıyla isnat edilen suçlama ile Müvekkilimizin eylemleri arasında illiyet bağı da kurulamamıştır. Kaldı ki müvekkilimizin suç teşkil eden herhangi bir eylemi bulunmadığından bu illiyet bağının kurulması da olanaksızdır.

İddia Makamının cezalandırma talebine bakıldığında Müvekkilimiz hakkında yürütülen ve cezaevinde tutuklu kalınmasına neden olunan ‘İhaleye Fesat Karıştırma’ ve ‘Özel Belgede Sahtecilik’ suçlarından vazgeçildiği ancak, müvekkilin tutuklu kaldığı süre de göz önüne alınarak bir şekilde hakkında ceza verilmesinin arzulandığı izlenimi tarafımızda oluşmuştur. Bu durum esasında müvekkilimizin suç teşkil eden eylemi olmamasına karşın, hukuki zeminden uzaklaşılarak farklı bir saikle müvekkilin cezalandırılmasının talep edildiği sonucunu doğurmaktadır.”

Ersöz’ün savunmasını tamamlamasının ardından Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi

12.40 | TUTUKLU AVCILAR BELEDİYE BAŞKANI ÇAYKARA SAVUNMA YAPTI

Esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan bir diğer isim, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara oldu. 

Çaykara hakkında eylem 28 ve 29 kapsamında; Aziz İhsan Aktaş’ın firmalarının, Çaykara’nın Avcılar Belediye Başkanı olduktan sonra belediyeden ihale almaya başladığı ve Çaykara’nın bilgisi dahilinde “liderliğini” Aktaş’ın yaptığı iddia edilen “suç örgütü” tarafından kendilerine bildirilen firmalardan fiyat teklifi alıp yaklaşık maliyetin gizliliğini ortadan kaldırmak suretiyle ihaleye fesat karıştırdıkları iddia ediliyor. 

Duruşma savcısı, esasa ilişkin mütalaasında “İhaleye fesat karıştırma” suçlaması yönünden “delil yetersizliği” nedeniyle Çaykara’nın beraatını talep etmişti. 

Eylem 58’de ise; Aziz İhsan Aktaş 11 Mayıs 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesinde, Beşiktaş Belediyesi'ndeki birikmiş hak ediş ödemelerini alabilmek için Çaykara’nın adaylık döneminde seçim çalışmalarında kullanılması için 5.500.000 TL para ve araç verdiğini öne sürüyor. 

Savcılığın değerlendirme kısmında; Aktaş’ın, Çaykara’ya yaptığı maddi desteğin karşılığı olarak ihaleleri aldığı iddia ediliyor. 

Duruşma Savcısı, esasa ilişkin mütalaasında eylem 58 kapsamında Çaykara hakkında “rüşvet alma” suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis cezası istemişti. 

Çaykara, “Ceza talebini reddediyorum ve suçlamayı kabul etmiyorum. Etkin pişmanlık ifadesinde geçen bir seçim kampanyası desteğinin sürekli doğru kabul edilerek fakat bu iddianın hangi suçun menfaati olduğu bir türlü netleştiremeyen, netleştirmeyen bir tutumla karşı karşıyayım” ifadelerini kullandı.

Çaykara, savunmasına şu sözlerle devam etti:

“İddia makamının mahkeme boyunca bu iç içe geçirilmiş iki suç tipinden birinde, ‘ihaleye fesat’ suçlamasında beraatimi talep etmesine karşılık eylem 58’de ‘rüşvet’ suçlamasına devam etmesi açıkçası beni şaşırttı. Aziz İhsan Aktaş’ın hiçbir somut veriye dayanmayan, soyut olarak verilen beyanının esasa ilişkin mütalaya altlık yapıldığını gördüm. Bu aşamaya kadar iddia sahibinin ispatlama çabasına dahi girmediği soyut beyana karşı ben bugün maalesef bir töhmet altında bırakılıyorum."

Çaykara, dosyada yer alan araçların seçim kampanyası için kendisine özel olarak kiralandığı iddiasını reddetti. Heyete sunduğu raporla, söz konusu araçların hem kendi adaylığından önce hem de adaylığı sırasında, önceki dönem belediye başkanına ait giydirmelerle birlikte CHP 3. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi’nin otoparkında hazır halde bulunduğunu söyledi.

Araçların zaten o bölgede bulunduğunu belirten Çaykara, “Bu araçlar gerçekten benim için özel olarak kiralandıysa, adaylığım öncesinde de aynı yerde ne işleri vardı?” diye sordu. Bu durumun kendi iddiası değil, iddia makamı tarafından açıklığa kavuşturulması gereken somut bir gerçek olduğunu savundu.

Çaykara şöyle devam etti:

"Madem bu iddiaya itibar edilmiyor, o zaman sizin bir yazıyla iki güne getirttiğiniz PTS raporunu keşke savcılık soruşturma makamı, -iddia makamına bu konuda diyecek bir şeyim yok- keşke iki güne gelen PTS raporunu en başından beri üç sinyal bilgisiyle geçiştirmeseydi, ‘var’ dediği PTS raporunu keşke dosyaya ekleseydi de biz bugün bu tartışmaları yaşamasaydık. 

İkinci celse sonunda esas hakkında mütalaa verildiğinde açıkçası tahliye konusunda umutlanmıştık. Çünkü neden sonuç ilişkisiyle iç içe geçirilmiş iki suç tipinden bir tanesine beraat talep edilmesi, üzerime atılı suçlamaları kökünden sarsmıştır ama olmadı. Bugün 13 aydır tutuklu olarak karşınızdayım. Celse sonunda artık bir karar vereceksiniz.

“BAŞKAN OLARAK YARGILANIYORUM AMA...” 

Bizzat iddia makamının ‘ihale fesat karıştırma’ suçlamasından beraat talebi göstermiştir ki, bu yargılamanın konusunun Avcılar Belediyesi ile hiçbir ilgisi yoktur ve kalmamıştır. Huzurunuzda Avcılar Belediye Başkanı olarak 14 aylık görev süren boyunca tek bir usulsüzlüğe dahi imza atmamamın, belediyemizi tek kuruş kamu zararına uğratmamamın iç huzurunu yaşıyorum. 

Avcılar Belediye Başkanı olarak yargılanıyorum ama CHP Avcılar Belediye Başkan adayı olarak cezalandırmam talep ediliyor. Ben iddia makamının maalesef bir türlü netleştiremediği sözde bu rüşvet iddiasının belediye başkan adayı olarak müşterek failiyim. Böyle bir rüşvet suçu olamaz. Hukuken de fiilen de neresinden tutarsanız tutun, mümkün değildir. Bir belediye başkanının belediye başkan adaylığı döneminde rüşvet ile cezalandırılması -tüm samimiyetimle ifade ediyorum- toplumun tüm kesimlerini vicdanen yaralar.” 

Daha sonra, Ahmet Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz savunmasını gerçekleştirdi.

11.10 | DURUŞMA BAŞLADI

Duruşmada ilk olarak Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın babası Mustafa Aydar ve kuzeni Can Zafer Yaman savunma yaptı.

Aydar, ticaretten başka bir iş yapmadığını belirterek “Yaklaşık 3 bin tane daire sattım. Hepsi de iş insanlarıydı, doktorlardı, her yerden insanlar vardı. Hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. ‘Allah razı olsun’ dediler” ifadelerini kullandı.

Yaman da önceki ifadelerini tekrarladığını belirterek “Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Duruşma, sanık savunmalarıyla devam ediyor.

NE OLMUŞTU?

Davanın karar celsesinde ikinci duruşma dün görülmüştü. Duruşmada; tutuklu Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger ve seçilmiş Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunma yapmıştı.

Duruşmada Aktaş'a gösterilen özel muamele dikkat çekerken Karalar ise savunmasında, "Olmayan bir iş için biz burada sorgulanıyoruz. Rüşvet anlaşması yok. İhale yok. İrtikap yok. O zaman suç da yok" ifadelerini kullanmıştı.

İlgili Haberler