Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıfları milli bir değer olarak nitelendirdi, sistemi geliştireceklerini belirtti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıfları milli bir değer olarak nitelendirdi, sistemi geliştireceklerini belirtti

8.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıfları milli bir değer olarak nitelendirdi, sistemi geliştireceklerini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vakıf sistemini “milleti millet yapan bir değer olarak” nitelendirdi. Ancak halihazırda vakıf sistemi cemaatlere yasallık sağlayan, kendi ekonomik, sosyo-kültürel ve eğitim sistemlerini de kurduğu bir sisteme dönüştü. Menzil cemaati bu sistem üzerinden 381 milyon 650 TL sermaye oluştururken, Hizbullah da Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) yapılandı. İsmailağa cemaati ise Türkiye’den Afrika’ya uzanan bir medrese sistemi kurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün Vakıflar Haftası Kutlama Programı’ndaki konuşmasında "Vakıf kültürü kıymetli hasletimiz" dedi ve “Bir emanet olan bu kültürü korumak, mana ve değerler evrenini yaşatmak, gelecek kuşaklara bırakmak hepimiz için kritik önemdedir. Milletimizi millet yapan bu değerlerin üzerine titremeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne de katkılarından dolayı teşekkür etti. Erdoğan’ın bu açıklamaları dikkat çekerken, günümüzde AKP’nin desteğiyle vakıflar tarikat ve cemaatlerle bütünleşti. Yasadışı gerici gruplar, vakıf sistemi üzerinden yasallık sağlarken; kendi ekonomik, sosyo-kültürel ve eğitim sistemlerini de kuruyor. 

MENZİL, 381 MİLYON TL’Yİ YÖNETİYOR

Bu kapsamda öne çıkanların başında Menzil cemaati geliyor. Kardeşler arasında süren rekabet cemaatin “vakıf-şirket-para” ağını açığa çıkardı. Cemaat, uzun yıllar Semerkand Vakfı üzerinden yurt içi ve yurt dışında dergah ve tekke yapılanmasını sürdürürken, bu kurumsallık üzerinden de şirketleşti. Cemaat; Semerkand kurumsal yapısı içindeki şirketlerle halihazırda yurt içinde 309 milyon 450 bin TL’lik bir serveti yönetiyor. 

Kardeşler arasındaki rekabet kapsamında büyük ağabey Saki Elhüseyni; cemaatin 30 yıllık Semerkand kurumsallığından ayrıldı ve kendi kurumsal yapılanması olan Serhendi Vakfı’nı kurdu. Bu kurumsal yapı üzerinden şirketleşmesini de sağlayan Saki, halihazırda yurt içinde 72.2 milyon TL’lik bir sermayeye hakim. Saki’nin bu hamlasiyle de cemaatin mevcut yurt içinde yönettiği para 381 milyon 650 TL’ye yükseldi.

HİZBULLAH VAKIF ARACILIĞYLA MEB’TE YAPILANDI

Menzil’in yanı sıra vakıflar üzerinden örgütlenmesini sağlayan bir diğer gerici oluşum ise Hizbullah terör örgütü. Hizbullah; 17 Ocak 2000’deki “Beykoz Operasyonu” ile çökertilmesinin ardından, medrese-vakıf-siyasi parti yapılanmasına geçti. Örgütün halihazırda; Peygamber Sevdalıları Paltformu/Vakfı (PSP) üzerinden Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) yapılandığı biliniyor. Gazetemiz Cumhuriyet; 2 Kasım 2023’te PSP yöneticilerinin MEB kadrosunda öğretmen olduğunu manşetten gündeme getirmiş; ardından yaptığı haberlerle il yetkililerinin de bakanlıkta öğretmen olduğunu deşifre etmişti.

VAKIF ARACILIĞYLA MEDRESE EĞİTİMİ FİNANSE EDİLİYOR

Hizbullah bunun yanı sıra; İstanbul merkezli Umut Kervanı İnsani Yardım ve Eğitim Kültür Vakfı aracılığıyla “İttihadululema” yapılanması kapsamındaki yasadışı medreselerine ekonomik kaynak sağlıyor. Yine gazetemiz Cumhuriyet’in gündeme getirdiği bu sistem kapsamında; vakıf her ay birliğin medreselerinde sözde eğitim gören ve yaşları 10 ila 17 yaş arasındaki erkek-kız öğrencilere kırtasiye ve kışlık giyim yardımı sağlıyor. Bunun yanı sıra medreselere de çocuklara dağıtılan yemekler için gıda yardımında bulunuluyor. Parasal bağışlardan bir kısmı da medreselere aktarılıyor.

VAKIF ÜZERİNDEN TÜRKİYE’DEN MALİ’YE MEDRESE YAPILANMASI

İsmailağa cemaati de vakıf yapılanması üzerinden hem yurt içi hem yurt dışı faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda cemaatin öne çıkan vakıflarının başında ise “Dar’ul Fünün Eğitim ve Dayanışma Vakfı” geliyor. Söz konusu vakıf; özellikle Afrika’da yürüttüğü medrese faaliyetleriyle ön plana çıkıyor. Vakfın Afrika ülkesi Mali’de cami ve medreseleri bulunuyor. İstanbul’da da vakfa ait 2 medrese olduğu biliniyor. Bunlardan birisi; “Uluslararası Dar’ul Fünun Medresesi” olarak bilinen; ama resmi adı “Uluslararası Dar’ul Fünun Arapça Dil Kursu”yken, diğeri ise İstanbul Küçükçekmece’de resmiyette Kuran kursu olarak işletilen “Dar’ul Fünun Seyyidler Medresesi.” Bu medreselerde başta Türkiye yurttaşı öğrenciler olmak üzere Afrika ve Orta Asya’dan da lise çağındaki çocuklar eğitim görüyor.

CEMAAT VAKIFLARI VERGİDEN MUAF TUTULUYOR

Bunların yanı sıra AKP döneminde 345 vakıf vergiden muaf tutuldu. Bu vakıflar arasında cemaat vakıfları da bulunuyor. Bu cemaat vakıfları arasında öne çıkanlar; İsmailağa cemaatinin ana vakfı “İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı”, Işıklar cemaatine yakın İhlas Vakfı, cemaatler koalisyonu İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH). Ayrıca; AKP’nin ideolojik yapılanmaları olan Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) ve İlim Yayma Vakfı da vergiden muaf tutulanlardan. CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, 17 Aralık 2025’te TBMM’de yaptığı basın toplantısında, ergiden muaf tutulan vakıflara ilişkin; “Büyük şirketler ve kurumlar, devlete ödemesi gereken vergiyi, bu vakıflara bağış yaparak matrahlarından düşürüyorlar. Devlet kasasına girmesi gereken milyarlarca liralık kaynak böylece cemaat vakıflarının hesaplarına geçiyor. İktidarın 2026 yılı içerisinde almaktan vazgeçtiği vergi miktarı tam 3,6 trilyon TL” değerlendirmesini gündeme geitrmişti.

İlgili Haberler