HDP'den "TÜGVA" çıkışı: "Bu düzen kokuşmuştur"

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, TÜGVA skandalıyla ile ilgili sert ifadeler kullandı. Sancar, "Devleti ve kamuyu kendi arka bahçelerine çevirmişler. Hiçbir ülke bu kadar kirlenmeyi ve çürümeyi kaldıramaz." dedi.

19 Ekim 2021 Salı, 13:01
HDP'den
Abone Ol google-news

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin Meclis'teki grup toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Sancar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yönetiminde olduğu ve devlet içindeki kadrolaşma faaliyetlerinin açığa çıkması üzerine tartışma konusu olan TÜGVA ile ilgili sert ifadeler kullandı.

Sancar konuyla ilgili, "Devleti ve kamuyu kendi arka bahçelerine çevirmişler. Hiçbir ülke bu kadar kirlenmeyi ve çürümeyi kaldıramaz." diye konuştu.

Sancar şunları söyledi:

"Bu vakıf aracılığıyla devleti ve kamuyu kendi arka bahçelerine çevirmişler. Bu ilk örnek değil, kesin olarak belgelerle başka örnekler de çıkacaktır. TÜGVA'nın çalışanlarının da bu belgelerin doğruluğunu kabul etmesi, TÜGVA Başkanı'nın önce kumpas, sonra sızdırıldı diyerek itirafta bulunması, bu liyakatsız alımları doğrulamıştır. 

Çürüme dediğimiz budur. Bu düzen kokuşmuştur, her tarafından pis kokular yayılmaktadır. Toplumu da bu çürümeye mahkum etmek için yalan düzenini tam hız işletmeye devam ediyorlar ama nafile, tutmuyor tutmayacak. Karşılarında direnenler, hakikat arayıcıları, hak mücadelesinin savunucuları var. 

Hep kul hakkından söz edenler bunlar. Kul hakkına girdikleri yetmiyor gibi yerleştirdikleri bu vasıfsız ve yandaş elemanları ile kamu kurumları ve yargıdaki işleyişte de birçok başka büyük soruna yol açıyorlar. 

Merve Çavdar, KPSS'yi kazandığı halde atanmadı, intihar etti... Böyle yüzlerce gencimiz var. O yandaşları oraya yerleştirdikleri için emekleriyle bir yere gelenler iş bulamıyorlar, hayatı bile bırakabilecek noktaya gelebiliyorlar. Buna hiç kimsenin hakkı olmadığını her seferinde ortaya koyacağız. Adalet mücadelesini bu yüzden her türlü bedeli göze alarak yapıyoruz. Yargıdaki çürümenin bir ayağı da tam burada işte. Yandaşlarını yargıya yerleştiriyorlar, yargıdaki savcılarla kumpas davaları açıyorlar, yargıçlarla mahkumiyet veriyorlar. O yüzden bütün bu davalar siyasidir, kumpastır. Ne delil ortaya koyabiliyorlar ne de gerekçelerini haklı çıkarabilecek cümle yazabiliyorlar."