Süleyman Soylu'ya çok sert kara para tepkisi

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu’da; “Ahlakla bağdaşmayan siyaset, kara para aklayan suçluları yakalamak ve adalete teslim etmek yerine, onları yurt dışına kaçırmaktır. Çeşitli bakanlıklarda bazı bürokratları örgüt suçlamasıyla tehdit ederek, eş dost akraba üzerinden çıkar sağlamaktır” dedi.

08 Aralık 2021 Çarşamba, 20:16
Süleyman Soylu'ya çok sert kara para tepkisi
Abone Ol google-news

TBMM Genel Kurulu’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın 2022 yılı bütçeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs; iktidarın memur ve emekli maaşına yüzde 35 zam yapılacağı açıklamasını yaptığını belirterek, “Bu yalancı zam söylemine AK Parti Genel Başkanvekili Sayın Numan Kurtulmuş da alet oldu. Tüm memur ve emeklilerinin yüzde 35 oranında arttırma kararı aldıklarını söyledi. Umarız ki sözlerinin arkasında dururlar ve artış yaparlar” dedi. Örs, memur ve emekliye verilen her zammın enflasyonun altında eridiğini kaydederek, “Milyonlar geçem derdine düşmüşken onları aldatmaya hakkınız yok” diye konuştu. Örs, ülke ekonomisini geldiği duruma ilişkin konuşurken, AKP Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak araya girdi. Örs, Bak’ı Trabzon’da gezdirip işsiz gençlerle görüşmeye davet etti. Örs, “Bana laf yetiştireceğinize dolara yetişin dolara, zeytin yağına yetişin. Kömürün fiyatına yetişin. Sabırla dinleyeceksiniz” dedi. 

"DEVLET GELENEĞİNİ İÇSELLEŞTİRMİŞ BİR İÇİŞLERİ BAKANI..."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın bütçesi üzerine konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün, milletimiz için hayati öneme sahip İçişleri Bakanlığı’nın başına atanmış Sayın Süleyman Soylu'yu bütçe sunumu yapmak üzere dinleyeceğiz. Temennimiz Sayın Bakanın, Sayın Cumhurbaşkanı’na arz-ı hürmetlerini sunduktan sonra - alışkanlıklarının dışına çıkarak - ayrıştırıcı ve tehditkâr söylemlerden oluşan bir konuşmadan ziyade, gerek şahsına, gerekse bakanlık icraatlarına yönelik bizim için iddia, yargı için ihbar niteliğinde olan kamuoyunun gündeminden düşmeyen soru işaretlerine açıklık getirecek bir konuşma dinlemektir.

Devlet yönetmek yandaşı zengin etmek yerin değildir. Devleti yönetmek ciddiyet ister. Özellikle İçişleri Bakanlığı gibi önemli devlet kurumlarının milli davalarımız çerçevesinde günlük siyasi çekişmelerden azade olarak yönetilmesi gerekir. Devlet geleneğini içselleştirmiş bir içişleri bakanı gelecek seçimleri değil nesilleri düşünür.

“KİRLİ, KARANLIK İLİŞKİLER…”

İzan ve liyakat sahibi bir İçişleri Bakanı; kirli, karanlık ilişkiler, izaha muhtaç itham ve iddialarla değil, memlekete hizmetleriyle anılır ve öyle yad edilir. Günlük siyasi polemikler, kirli ve karanlık ilişkiler, izaha muhtaç itham ve iddialar tarafından kuşatılmış bir politikacı devlet adamı olma hüviyetini kaybeder. Bu çerçevede, İçişleri Bakanı’nın sahip olduğu sorumluluğun aksine hareket etmesi, koltuktan aldığı güçle, tehdit ve şantaja dayalı ayrıştırıcı bir üslubu benimsemiş olması Türkiye Cumhuriyeti açısından büyük bir talihsizliktir.”

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Dervişoğlu’nu “karanlık ilişkiler” sözleri ile ilgili uyardı.

Dervişoğlu, “Siyasi literatürümüze, ‘Cumhurbaşkanımızın talimatıyla’ kavramını yerleştiren, devlet adamlığını yok etmiş bu sisteme yönelik hürriyetçilik ve şahsiyetçilik konuşmamı yapmıştım. İktidar partisi milletvekilleri yanlış anlayarak, tepki gösterdiler. Bu tepkileri bir suçluluk psikolojisinin tezahürü olarak değerlendirmiyor, bilakis hoşgörüyle karşılıyorum” dedi.

Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

  • Ahlakla bağdaşmayan siyaset çaycıyı çorbacıyı tutuklayıp, ne kadar kodaman FETÖ’cü varsa borsa kurup serbest bırakmaktır. Kara para aklayan suçluları yakalamak ve adalete teslim etmek yerine, onları yurt dışına kaçırmaktır. Asli görevi kamu düzenini sağlamak olan kimselerin kamu düzenini bozmak amacıyla kendi yandaşlarına kayıt dışı silah dağıtmaktır. Çeşitli bakanlıklarda bazı bürokratları örgüt suçlaması üzerinden tehdit ederek, eş dost akraba üzerinden maddi çıkar temin etmektir.

SOYLU, DERVİŞOĞLU'NA YANIT VERDİ 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, söz alarak Dervişoğlu’na şu yanıtı verdi:

“Biraz önce İYİ Parti Sözcüsü şahsımı tüm konuşması boyunca hedef alarak kirli ve karanlık ilişkiler ağının içerisinde olduğumuzu, koltuktan aldığımız güçle de tehdit ve şantaj yaptığımızı ifade etti. Sayın Dervişoğlu karşı karşıya kaldığı iftara ve yalanlara teslim olan bir karakter ortaya koymuştur. Yalana karşı savaşmak bir insanın en şerefli hakkıdır. Bu hak, koltuk için bir kişiye verilmez. Bu hak, suç örgütlerinin sırtını yere vurduğumuz için, karşı karşıya kaldığım bu iftirada bu hak insan olduğumuz için var.

Ahlaklı siyasetten bahsettiniz. Çok üzüldüğümü ifade etmek isterim. Konuşmamın bu bölümünü akşam yapacağım. Burayı ve buradan ayrı konuşma yapmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ahlaklı olmayan siyasetten bahsediyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz. 20 dakika burada konuştunuz. Türkiye terörle mücadele ediyor, bir tek cümle sarf etmediniz. Belediyelerde benim, bürokratları tehdit ettiğimiz söylüyorsunuz. Ama HDP’nin, CHP’nin ve PKK’nın şehir yapılanması içerisinde olduğu belediyelere payandalık yaptığınızı ahlaklı siyasetle bağdaştırmıyorsunuz.

“HDP İLE İLGİLİ SÖZ SÖYLEMEK ZORUNDA DEĞİLİM”

Soylu’nun bu sözlerine CHP ve HDP sıralarından tepki geldi. İYİ Partili Dervişoğlu, bir kez daha söz aldı. Dervişoğlu, “Sayın Bakan ile ilgili ithamlar gündeme geldiğinde şu açıklamayı yaptım. Sayın Bakanın terörle mücadelesini bildiğim için kelimelerimi seçerken özen gösterdim. Hayatım boyunca ben de hakaret ve iftiralara göğüs gerdim. Bir siyasiye ithamlarla alakalı olarak da şunu söylemiştim. ‘İddialar muteber midir bilmiyorum, bundan sonra görev savcılığa düşer.’ Bir şeyi de söylediniz. HDP’ye payanda olmak. Ben her siz TBMM’ye teşrif ettiğinizde HDP ile ilgili söz söylemek zorunda değilim” dedi.

“HALK İRADESİNE KAYYIM ATADINIZ”

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş: “Biz binlerce defa kayyım atamalarını hukuksuz olduğunu anlattık. Belli kik siz dinlememişsiniz. Kayyım atamaları tamamen keyfidir, tamamen AKP iktidarının ve İçişleri Bakanlığının işbirliği ile halk iradesine el konulmasıdır. Kayyım atanan bütün arkadaşlarımızın iddianamesini okudum. Sizin bu dediğiniz o iddianamelerde bile yer almamıştır… Siz bize İçişleri Bakanı olarak kayyımların yaptıkları hırsızlıkları atanın. Siz bize yaman hırsızın Mardin’de Mustafa Yaman’ın neden görevden alındığını anlattın” dedi.

“SELAMİ ALTINOK YOK”

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Bakan Soylu’ya şöyle yanıt verdi:

  • Önce ne yapılmaya çalışıldığını teşhis edelim. Komisyonda ne oldu. Sen bana yan bakamazsın diye kavga çıkarak. Ben Erkan Aydın’a laf atıldığını ilk kez gördüm. Adalet ve Kalkınma Partisi arkasına alıp da kavga çıkarmaktan başka hiçbir işlevi olmadığını gördüm. Düşünün ki İçişleri Bakanlığı konuşuluyor. Grubunda Aksaray Valisi, Emniyet Genel Müdürü var. İçişleri Bakanlığı bütçesinde konuşmuyor. Selami Altınok neden yok. Neden yok biliyor musunuz? Beyefendi kendi paçasını kurtarmak için basına servis ettiği metinde, Selami Altınok gibi birini, 15 Temmuz gecesinin alnı açık kişisini FETÖ'cülükle suçlayacak kadar küçüldüğü için Selami Altınok yok.

BEŞTAŞ: BAKAN BENİ TEHDİT ETTİ

Beştaş, “Bakan Bey ‘Akşam göreceksin başını öne eğerek çıkacaksın’ diye tehdit etti. Bakan Bey biz HDP Milletvekilleri olarak sizin kumpaslarınıza rağmen tek bir saniye diz çökmedik, boyun eğmedik, teslim olmadık. Üstelik o sizin yönettiğiniz İçişleri teşkilatı var ya. Emniyet, vali, kaymakam, yargı sizde. Oturup sahte delil üretiyor, bizler hakkında soruşturma ve dava açıyorsunuz. Valilerinize talimat veriyorsunuz. HDP’nin bütün etkinlikleri yasaklanıyor. Valiler doğrudan AKP’nin il başkanı olarak çalışıyor. Sizin sayenizde, sizin talimatınızla.  Hukuku yerle bir ettiniz. Hak iradesine saygı göstermeyi öğreneceksiniz” diye ekledi.