Yemekten sonra yaşanan o meşhur enerji çöküşünün ve tatlı krizlerinin bir numaralı sorumlusu, yediğimiz yemeğin miktarı değil, kan şekerimizde yarattığı ani dalgalanmadır. Çoğumuz yemeğe önce karbonhidratlarla (ekmek, pilav, makarna) başlarız.

Bu durum, glikozun kana aniden karışmasına ve insülinin fırlayarak sizi saniyeler içinde halsiz bırakmasına neden olur. Oysa modern beslenme biliminin sunduğu çok basit bir "sıralama" hilesiyle bu durumu tamamen tersine çevirebilirsiniz.
YAPILMASI GEREKEN İLK ADIM NET
Kural çok basit: Midenize ilk giren şey daima lif (sebze veya salata) olmalıdır. Lif, midenin iç yüzeyini adeta koruyucu bir ağ gibi kaplar. Sebzenin hemen ardından proteinleri (et, tavuk, yumurta veya baklagil) tüketmelisiniz.
Karbonhidratları (makarna, pilav veya tatlı) ise yemeğin en sonuna saklamalısınız. Bu sıralama, karbonhidratların kana karışma hızını %70 oranında yavaşlatır. Böylece yemekten sonra koltuğa yığılıp kalmak yerine, gün boyu bitmek bilmeyen temiz bir enerjiye sahip olursunuz.
