Barış Doster

Afganistan’dan çıkarılacak dersler neler?

18 Ağustos 2021 Çarşamba

Afganistan’da Taliban, başkent Kâbil’e girdi, hem de elini kolunu sallaya sallaya. İnsanların çaresizliği, Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’ndaki kargaşa, uçağa binmek isteyenlerin yarattığı izdiham, uçaktan düşüp ölenler, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin çaldığı paraları bavullarla yanına alıp ülkesini onursuzca terk etmesi uzun yıllar belleklerde kalacak elbette. Fakat Afganistan’dan alınacak dersler bunlarla sınırlı değil. Çıkarılacak daha fazla ders var. Sıralayalım... 

Birincisi, Afganistan’ın gelişim çizgisiyle ilgili. Önceki gün dostum, meslektaşım Sinan Meydan’ın Sözcü gazetesinde de dikkat çektiği gibi, Cumhuriyet Devrimi’ni örnek alan, Türkiye Cumhuriyeti’nin atılımlarını model olarak benimseyen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolladığı her alandan uzman kadroların da katkısıyla önemli çağdaşlaşma hamleleri yapan Afganistan’ın geldiği durum ibret verici. Aşırı akımların yükselişi, uyuşturucu üretimi, Soğuk Savaş’ın son 10 yılında Sovyetler Birliği’nin, 2001’den günümüze dek ABD’nin bu ülkedeki işgali, Taliban’ın 1996 - 2001 arasındaki yönetimi, hem Afgan halkı hem de tüm mazlum milletler için derslerle dolu. 

İkincisi, ABD; 20 yıllık işgalinde 1 trilyon dolar para harcadı (ABD Başkanı Biden, 1 trilyon dolar harcadıklarını söyledi. Pek çok ABD’li uzman, 2 trilyon dolar harcandığını belirtiyor). ABD’nin asker kaybı, 2 bin 500 kadar. İşgal boyunca 250 bin insan öldü, bunların 71 bini sivil. ABD için hezimet söz konusu. Fakat şu da unutulmasın; emperyalist bir güç, girdiği bir ülkeden kolayca çekilmez. Çekilmek zorunda kalırsa da ya yakarak, yıkarak çekilir veya tekrar müdahale etmesine zemin yaratacak, gerekçe oluşturacak sorunlar bırakarak çekilir.  

Üçüncüsü, ABD; işgal boyunca Afganistan’daki eyalet düzeniyle, aşiret liderleriyle, din tacirleriyle, uyuşturucu baronlarıyla, silah tüccarlarıyla yakın ilişkiler kurdu. Merkezi devletin, ulusal bilincin, yurttaş kimliğinin gelişmesini istemedi. Tersine, gelişmesin diye elinden geleni yaptı. Çünkü yurttaşlık bilinci, ulusal bilinç, ulus devlet güçlenirse, ABD etkisi azalır. ABD karşıtlığı güçlenir.  

ABD’NİN KÜSTAHLIĞININ BOYUTLARI  

Dördüncüsü, ABD; Afganistan’da öylesine küstahlaştı ki, Eşref Gani öncesinde, bir ara, Afgan kökenli ABD’li diplomat, ABD’nin eski Birleşmiş Milletler Büyükelçisi, Afganistan özel temsilcisi Zalmay Halilzad’ı, Afganistan’a cumhurbaşkanı yapmayı bile düşündü.  

Beşincisi, Afganistan’da olanlar yurttaşlığın, uluslaşmanın, laikliğin, aydınlanmanın, kadın - erkek eşitliğinin ne kadar önemli olduğunu, ne denli güç kazanıldığını bir kez daha gösterdi. Emperyalizmden insan hakları, demokrasi, özgürlük bekleyenler, her zaman olduğu gibi yanıldılar. Cumhuriyet için “reklam arası, travma yarattı, enkaz bıraktı, zulüm dönemi, parantez” diyenler, Atatürk’ü yok sayanlar, küçümseyenler, liberal solcular, ikinci cumhuriyetçiler, yetmez ama evetçiler, fonlama gazeteciler, kimlik siyaseti güdenler, etnikçilik yapmayı devrimcilik, mezhepçilik yapmayı solculuk, hemşericilik yapmayı sosyalizm sananlar, yine cehaletlerini sergilediler.   

Sözün özü, Afganistan deneyimi, hem Atatürk Devrimi’nin önemini hem de emperyalizmle mücadelenin ne denli zor olduğunu, bu mücadelenin bütüncül, kararlı, devrimci, aydınlanmacı olması gerektiğini bir kez daha gösterdi. 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları