Çocukları öldüren mülakat düzeni
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Çocukları öldüren mülakat düzeni

13.01.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Deprem yok, savaş yok, salgın yok. Ama babalar çocuklarını gömüyor.

Aylarca bu köşede yazdım. Defalarca "mülakat düzeni ülkeyi felakete götürüyor" dedim. Bir çözüm bulacaklarına bıyığı yeni terlemiş çocuklarla uğraştılar. Sonunda Türkiye intihar haberleriyle sarsılınca resmi açıklamaların gölgesine sığındılar.

Önümde iki gencin iki ayrı hikayesi duruyor…

İlki avukat Mert Akdoğan. Osmaniyeli bir baba ile Manisalı bir annenin çocuğuydu. Hayali savcı olmaktı. Hukuk Fakültesi’ni başarıyla bitirdi. Yetmedi, hakimlik-savcılık sınavına çalıştı. Yazılı sınavda Türkiye derecesi yapıp 115. oldu. Gelgelelim, geçen aylarda girdiği mülakatta anlayamadığı şekilde elendi. İntihara giden süreç böyle başladı.

Dün, acılı baba Tufan Akdoğan’ı aradım. Oğlunun yaşadıklarına isyan ediyordu:

"55 yaşındayım. Bıktım torpilden. Bu işin partisi, ideolojisi yok. Oğlum hakimlik sınavında derece yaptı. Mülakatta elenince bunalıma girdi. Ana neden bu. Mülakatta elenince İstanbul’da bir hukuk bürosunda birkaç ay önce işe başladı. Oğlum dertlerini pek anlatmazdı. İşyerindeki arkadaşlarından öğrendiğimize göre orada da işleri yolunda gitmemiş, istifa etmiş. O gün halı saha maçı varmış, gitmemiş. ‘Benden bu kadar’ deyip canına kıymış."

Arama motoruna "mülakat" ve "intihar" kelimelerini yazın. Maalesef birer birer ölen gençlerimizi nasıl unuttuğumuzu görün.

"BASKI GÖRÜYORUM" İNTİHARI

İkincisi Adana Adliyesi’nde intihar eden savcı adayı Mithat Can Yalman. Evet, Yalman mülakatı geçti, savcı adayı oldu. Ancak staj esnasında baskı gördüğü gerekçesiyle intihar etti.

Meseleyi her iki taraftan inceledim…

Hayır, Yalman muhalif biri değil. Yolladığı bir mesajda kendisini şöyle tanıtıyor:

"Hakim-savcılığa geçmeden önce 2 buçuk sene kadar gerek MHP’de, gerek Türk Hukuk Enstitüsü’nde, gerek TÜGVA’da çeşitli görevlerde bulundum. İster istemez siyasilerle içli dışlı oldum. Instagram hesabımda AK Partimizin il başkanıyla ya da MHP il başkanımızla fotoğraflar paylaştım."

Yalman, özellikle siyasilere anlatırken, AKP-MHP destekçisi olduğu için koordinatör hakim Mustafa Çelik tarafından baskı gördüğünü söylemiş. Adalet Bakanlığı kaynakları ise olayın siyasi boyutunun olmadığını anlatıyor.

Yalman, intihar öncesinde resmi bir şikayet başvurusunda bulunmamış. Ancak mentör savcı Salih Ümit Yücel’le, Başsavcı Bilal Gümüş’le, Komisyon Başkanı Mehmet Ali Çolak’la konuşmuş. Ayrıca Adana Ülkü Ocakları Başkanına ve Adana MHP İl Başkanına şikayet etmiş. Sosyal medya üzerinden de kimi siyasetçilere ve gazetecilere sorunlarını aktarmış:

"Adliyedeki en saçma görevler bana verildi. Kendileri diğer arkadaşlarla yemeğe çıktığı vakitte bizi noter denetimine yolluyorlardı. En son görevi takip etmediğim hususunda bir operasyona giriştiler. Yakın zamanda koordinatör hakime (Mustafa Çelik) bu durumdan rahatsız olduğumu belirttim. Beni odasına çağırtıp verilen görevi mecburen yapmam gerektiğini aksi takdirde soruşturma açacağını stajımı yakacağını söyledi."

SAVCI ADAYINA SİYASET UYARISI

Bir de ses kaydı var…

Savcı adayı Yalman, kendisiyle ilgilenen mentör savcı Salih Ümit Yücel’le görüşürken, gizli bir ses kaydı almış. Orada kabul etmek istemediği görevi anlatıyor. Özetle, stajyerler arasında, eğitim için, kurgusal bir dava ortamı yaratılıyor. Herkes bir rolü üstleniyor. Kimi hakim, kimi savcı, kimi avukat oluyor. Mithat Can Yalman'a avukat rolü verilmiş. Yalman bu rolü beğenmemiş, oynamak istememiş, itiraz etmiş.

Ses kaydında mentör savcı Yücel, dakikalarca şikayeti dinliyor. Savcı adayı Yalman, koordinatör hakim Mustafa Çelik’e hakaret ettiğinde devreye giriyor. "Sakin ol, öyle konuşma, o benim meslektaşım" dedikten sonra, uyarmaya devam ediyor:

"Staja geldin mi yanıma? İki defa ya geldin ya gelmedin. ‘Savcım benim şuna ihtiyacım var, şu dosyayı inceleyebilir miyim, bana yardımcı olur musunuz’ dedin mi bana? Sen koordinatör hakime nasıl bunu söylüyorsun? Sen nasıl adaysın, nasıl yapacaksın bu mesleği? Bu şekilde konuşamazsın. Meslektaşımız o bizim, büyüğün. Gelmiyorsun adliyeye, biliyorum. Seni sosyal medyada da takip ediyorum. Yok AKP İl Başkanı yok MHP İl Başkanı ile paylaşımlar. Yakışıyor mu bir savcıya? Savcının siyasetle işi olmaz oğlum. İsterse babası olsun fotoğraf atmaz (siyasetçiyle), yakışmaz. Yanlış yoldasın. Stajı nasıl bitireceksin böyle? Bir şey öğrendiğini düşünüyor musun adliyede? Ben de staj yaptım iki sene. Savcı odama gelme dese adliyede otururdum. Her ay 60 bin lira (maaşın) yatıyor mu hesabına? Ayıp ayıp olmaz."

DAHA ÖNCE ELENMİŞ AMA…

Mentör savcı Yücel, konuşma boyunca, savcı adayı Yalman'a, aslında dikkate alması gereken önemli uyarılarda bulunuyor. Siyasetçilerle fotoğraf paylaşmak yerine adliyeye gelmesini, mahkeme dosyaları ile ilgilenerek kendisini eğitmesini, stajın hakkını vererek savcı ve hakim büyüklerinden mesleği öğrenmesini, meslektaşlarına hakaretsiz bir dil kullanmasını tavsiye ediyor.

Keşke nasihatleri dinleseydi…

Hayır, hemen gencecik bir çocuğa kızmayın. Zira genç savcı adayının sağlık geçmişine bakıldığında, 2013’ten beri çeşitli psikolojik sorunlarla boğuştuğu, ağır psikoloji ilaçları kullandığı, kendisine son olarak "obsesif kompulsif bozukluk" tanısı konulduğu görülüyor. Belli ki savcı adaylığı onun psikolojisini daha da yıpratmış.

Söylemek istediğim şu: Eğer Mithat Can Yalman’a, başından, savcılığa uygun olmadığı anlatılsaydı, eğer devlet siyaset kriteri yerine objektif kriterler (örneğin sağlık) koysaydı, gencecik bir savcı adayı intihar etmeyecekti. İş yine gelip mülakata dayanıyor.

İşin ilginç yanı…

Savcı adayı Mithat Can Yalman, daha önce, mülakatta elenmiş. Hem de mülakattaki tavır ve davranışlarına yansıyan psikolojik durumu nedeniyle. Ancak nasıl oluyorsa sonraki yıllarda Yalman’ın göreve alınmasına karar verilmiş!

Evet, Adalet Bakanlığı hem adli hem idari soruşturma başlattı. Ama bu hiçbir şeyi çözmeyecek. Mert Akdoğan da Mithat Can Yalman da bizim çocuğumuz. Hakim ve savcı seçiminde siyaset-tarikat-teşkilat referansını işin dışında tutsak, hak edenin kazandığı etmeyenin kaybettiği bir sistem kursak, bugün iki genç hukukçu da yaşıyor olacaktı. Ama yine hesaplaşmak yerine unutmayı seçeceğiz!

Yaşam umutla büyüdüğü gün, babaların omzunda çocuk tabutları taşınmayacak.

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025