Geçmiş olsun Ahmet Altan

16 Nisan 2021 Cuma

İbrahim Kalın...

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü.

1971 yılında İstanbul’da doğdu.

Ailesi Erzurumlu.

İstanbul Üniversitesi’nde tarih okudu.

Yüksek lisansını Malezya İslam Üniversitesi’nde yaptı, doktorasını da George Washington Üniversitesi’nde.

Amerika’da doktora yaparken sanata merak sardı, bir yandan fotoğrafçılıkla ilgilendi, diğer yandan bir müzik grubunda bağlama ve ney çaldı.

Yurtdışında ve Bilkent Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler, İslam ve felsefe üzerine dersler verdi.

İslam felsefesi üzerine yabancı dilde makaleler yazdı, ülke ülke dolaşıp konferanslar verdi.

İki dile çevrilmiş, İslam ve Batı isimli bir kitabı var.

Türkiye Yazarlar Birliği’nden aldığı “Fikir Ödülü” var.

“İslamda Varlık Düşüncesi” ve “Bir Mürşidin Mektupları” isimli çevirileri var.

Sabah gazetesinde ve -artık resmi biyografisinde yazmasa da- Gülen cemaatine ait Today’s Zaman’da köşe yazarlığı yapmışlığı var. 

Gazeteci fişleyen SETA Vakfı’nı kurmuşluğu var.

2009 yılında dış politikadan sorumlu başbakan başdanışmanıydı.

2012 yılında başbakanlık müsteşar yardımcısı.

2014’te cumhurbaşkanı sözcüsü oldu.

‘BAŞARIYA ERİŞME ŞANSI’

Erkan Oğur müzisyen.

1954 yılında Ankara’da doğdu. Ailesi Elazığlı.

4 yaşında keman, bağlama, flüt ve cümbüş çalmaya başladı. 

Hocalarının çoğu Köy Enstitülüydü. İlkokulu bitirdiğinde çalmadığı saz kalmamıştı. Liseyi Ankara’da tamamladı. 

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’ne girdi. Almanya’da Münih Üniversitesi Fizik Mühendisliği’nde okudu.

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzik Teorisi bölümünden mezun oldu. Ağırlıklı olarak kopuz ya da dede bağlama, ud, e-bow, perdesiz gitar, klasik gitar ve elektro gitar çaldı. 

Caz denemeleri yaptı.

Dünya müzik literatüründe, icat ettiği perdesiz gitar ile birlikte perdesiz bağlamayı da geliştiren kişi olarak adı var.

Gümüşlük’te yeni açtığı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir müzik okulu var. 

Müzik yaşamı boyunca bu ülkede farklı nesillerden ve alanlardan sayısız pek çok müzisyene ilham kaynağı olmuşluğu...

Ve bir de “İnsanın, salt yaşantısı ve yapıp ettikleri doğayla uyumlu olduğu müddetçe, başarıya erişme şansı vardır” demişliği var.

HİÇ OLANLAR

Bu Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, sözleri ve bestesi kendisine ait olan, “Hiç oldum” adlı bir türküye klip çekti.

Ve bu Erkan Oğur, o türkünün düzenlemesini yapıp, kopuz ve gitar çalarak Kalın’a eşlik etti. 

Ve ülke incindi. Daha önce hiç incinmediği kadar hem de.

En hassas yerinden, güvendiği en son ve en naif kaleden, tam kalbinden, türkülerinden, kadim geleneklerinden, sanatından, sanatın saflığından incindi.

Bu incinmeden ortaya çıkan tepkilerin bir ucunda yine ölçüsüz, öfkeli, saldırgan bir sosyal medya linci var, diğer ucunda sanki kalan son umudu da kaybetmiş gibi olmanın tarifsiz hüznü.

Bu siyasi iklimde... 

Kültüre, sanata, edebiyata, dansa, neşeye, çağdaşlığı çağrıştıran tüm eğlence ve yeme içme kültürüne ölesiye düşman bir iktidarın esip gürlediği bir dönemde... 

Erkan Oğur gibi yeryüzündeki güzel şeylerin sözcüsü olarak görülen bir müzisyen, nasıl olur da İbrahim Kalın gibi bu ülkedeki çirkin şeylerin sözcüsü olan politik bir figürle işbirliği yapar diye şöyle ya da böyle incinen insanların yaşadığı bir coğrafyada...

Bir müzisyenin gafleti ya da umursamazlığı ya da yanlışı artık o kadar da önemli değildir.

Ama bu gafletten, umursamazlıktan ya da yanlıştan incinen insanların hâlâ var olması çok ama çok önemlidir. 

Çünkü bu ülkenin başına ne geldiyse...

Sanki masummuş gibi pazarlanan ortaklıkların, işbirliklerinin, el ele vermelerin geniş kitleler tarafından hiç sorgulanmadan, neye hizmet ettiği düşünülmeden hoş görülmesi hatta yersiz bir heyecanla desteklenmesi yüzünden geldi.

Artık sadece bir türkü söz konusu olduğunda bile kimin kiminle ne yaptığının bir öneminin...

Hatta çok ama çok büyük bir öneminin olduğunu Erkan Oğur sayesinde nihayet anladıysak...

O zaman geçmiş olsun Ahmet Altan, aramıza hoş geldin.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları