‘Hadi’ ama kime hadi?

11 Haziran 2021 Cuma

Sosyal medyada bir hareket başladı.

İnsanlar “#HADİ” diyorlar, hadi!

Açılımı “Hak, adalet ve demokrasi istiyoruz”.

Hadi etiketiyle birlikte neyi, neden istediklerini yazıyorlar. 

Bir mafya babasının itirafları ve ifşalarıyla ayyuka çıkan rezil ilişkiler ağına takılmış bir iktidarın cehenneme çevirdiği bu ülkenin en azından eski ayarlarına dönmesini...

Kendisini toparlaması için demokrasiye yeniden kavuşmasını...

İtirazların dayandırılabileceği bir hukuku olmasını isteyenlerin başlattığı bu dalga gittikçe büyüyor.

Peki, insanlar “Hadi” derken... bu “Hadi”yi kime söylüyor?

SİYASAL İSLAM SEMPATİSİ

Düne kadar zaten çok azına sahip olduğunuz o hak, adalet ve demokrasi gözünüzün içine bakıla bakıla elinizden alırnırken, çok az insanın telaşa kapıldığını ve onların da hiçe sayıldığını unutmayın.

Her şeyin göz göre göre bu noktaya geldiğini unutmayın.

Çoğunluğun “Bir de onları deneyelim, ne kaybederiz” diye siyasi İslama ikna oluverdiğini unutmayın.

Bir kısım aydının “İslamcının ılımlısı, entelektüeli, sanatçısı, demokratı neden olmasın?” diye kendisini ve başkalarını kandırmayı başardığını unutmayın.

Başkanlık sistemine “Evet” diyenlerin bu iktidarın 12 Eylül’le hesaplaşma vaadine hemen kandığını unutmayın. 

Egemenlerin eski ortaklarıyla girdikleri o rezil savaştan sanki kendileri sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi sıyrılışlarını ve tüm ülkenin bu sıyrılışı mum gibi seyrettiğini unutmayın. 

Aklına eseni FETÖ’den içeri atıp, işine geleni temize çıkaran bir iktidarın gücünü neler için kullandığını açık açık görenlerin yine de susup kaldığını unutmayın. 

Siyasal İslamın çağdaş hayata, akla, bilime, demokrasiye, hakka, adalete, kadınlara, çocuklara karşı çok ciddi bir tehdit olduğunun yıllarca görmezden gelindiğini unutmayın. 

Muhalefetin bile ancak siyasi İslamın söylemlerine paralel bir dil kurabilirse iktidara gelebileceğine inandığı bir dünyada herkesin ama herkesin yolunu kaybettiğini unutmayın.

YOKSA KENDİMİZE Mİ?

O yüzden kendinize şunu sorun; 

“Hadi” gerçekten çok kışkırtıcı bir teşvik ünlemi ama kime hadi?

Burada kimi harekete geçirmeye çalışıyor kalabalıklar?

Kimin sahneye çıkması gerekiyor?

Bu düzene kimin dur, yeter diye haykırması gerekiyor?

Müdahale sicili zaten çok kötü olan ve artık kendisi neredeyse hiç olmayan orduya mı hadi denilecek?

Nicedir iktidarın oyuncağı olan yargıya mı hadi denilecek?

Yasallarla işlevsiz hale getirilmiş olan Meclis’e mi?

Silahlı mücadeleye net bir şekilde karşı olduğunu bir türlü dillendiremeyen ve PKK’ye terör örgütü diyemeyen HDP’ye mi?

İktidarla hesaplaşması gerekirken şaka gibi helalleşmekten bahseden CHP’ye mi?

Ülkücü damarına zeval gelmesin diye en kritik noktalarda kendisini aşamayan İYİ Parti’ye mi?

Eski dostuna düşman olduğuna inanalım diye muhalefetle aynı dili konuştuğu aşikâr olan, hatta neredeyse ondan daha sert muhalefet yapmaya soyunan Demokrasi ve Atılım Partisi’ne mi? 

Yoksa kendimize mi?

Kime denilecek bu hadi?

BAZI ŞEYLER İSTENMEZ, ALINIR

Asıl önemli olan neyin neden istendiği değil, kimden istendiği, yani kime “Hadi” denildiği.

Çünkü bazı şeyler istenmez, alınır.

Hak, adalet ve demokrasi de sadece isteyerek elde edilebilecek şeyler değildir.

Bunların uğruna bir savaş vermeniz, kendi konforunuzdan vazgeçmeniz, bir şeyler elde etmek için bazı şeylerin elinizden kayıp gitmesini göze almanız gerekir.

Artık kimsenin dönüp de size “Ne istiyorsunuz” diye sormadığı ve mafya ile devletin birbirleriyle aynı dili konuştuğu bu leş düzende...

Oturduğunuz yerden “Hadi” demek işe yaramaz.

Hadi, ağızdan çıktığı anda eyleme dönüşmezse tüm kıymetini yitirir.

Ahmet Şık sokaklara çıkıp yandaş basının yer vermediği gerçekleri kalabalıklarda avaz avaz bağırarak anlattı ve kendi “Hadi”sini yarattı.

Redd grubu “Olmaz”lara kulak asmayıp inadına parklarda müzik çaldı ve o da kendi “Hadi”sine imza attı. 

“Hadi” meselesine bir de buradan bakın.

Oturduğunuz yerden değil, sokaktan ve hiçbir şeyden korkmadan. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

‘Hadi’ ama kime hadi? 11 Haziran 2021