Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak

09 Haziran 2021 Çarşamba

Atatürk’ün bu ülkeyi nasıl kurduğunu biliyoruz.

İttifaklar, muharebeler, çetelerle çatışmalar, kazanılan ve kaybedilen savaşlar, yapılan anlaşmalar, bozulan anlaşmalar, hilafetin kaldırılışı, saltanatın yıkılması, Cumhuriyetin ilan edilişi, devrimler, sanayi atılımları, eğitim seferberlikleri...

Bunların hepsini bir ömür tarihleriyle öğreniyor, ezberliyor, sınavlarını veriyoruz.

Ama Atatürk’ün aslen nasıl bir ülke kurduğunu anlamıyoruz.

Neyi korumak kollamak gerektiğini anlamıyoruz.

Nelerden ödün vermeyeceğimizi anlamıyoruz.

Ödün verirsek başına ne geleceğini anlamıyoruz.

Bu yüzden yüzyıldır ne Cumhuriyetin kusurlarını telafi edebiliyoruz ne de mükemmel yanlarını koruyabiliyoruz.

Sistemin, devletin, Cumhuriyetin, adaletin... her şeyin elimizden kayıp gidişini sadece izliyoruz.

Ve aklımıza yeni bir kurtarıcı beklemekten başka bir seçenek gelmemesini hızla benimsiyoruz.

Bu öyle tuhaf bir gaflet ki;

Bir mafya babasının bile kurtarıcı olabileceğine ikna olasımız var. 

ASKERİ DARBELERDEN ANLADIKLARIMIZ

Daha önce de askeri darbelerin ne zaman ve kimler tarafından ve neden yapıldığını bildik ama anlamadık. 

O askeri darbelerin gölgesinde gelişip serpilen siyasetçilerin kim olduğunu bildik ama “ne” olduklarını anlamadık. 

12 Eylül Anayasası’nı değiştirme ve askeri darbe yapanları yargılama vaadiyle ülkeyi başkanlık rejimine ikna eden bir siyasi iradenin kim olduğunu bildik ama ne yaptığını anlamadık. 

Ülkeyi irticadan ve komünistlerden kurtara kurtara sonuçta komünizmin “k”si kalmamış bir dünyada irticai faaliyetleri ön planda tutan politikalara devredecek altyapıyı, kendi tercihlerimizle nasıl oluşturduğumuzu anlamadık.

Bir iç dinamik, bir dış dinamik, bir derin devlet falan olduğunu bildik ama bunların arasındaki bağları anlamadık.

Gülen’in kim olduğunu, örgütlenmesinin işleyişini, hatta niyetini bile ta en baştan beri bildik...

Siyasilerle ilişkilerini adım adım izledik...

Gazetecilerle bağlarını alenen gördük...

Örgütün mahalle bakkalından ülke bakanına kadar kimleri avcunun içine aldığına bizzat tanık olduk...

Ama başımıza geleni yine anlamadık.

İktidarın kimlerle ortaklık yaptığını ve bu ortaklığın neden bozulduğunu bildik...

Ve o iktidarın tüm olanlara rağmen tahtını nasıl koruyabildiğini anlamadık. 

Bildiklerimizden ve anlamadıklarımızdan oluşan şu hayatta...

Şu anda o mafya babasının kim olduğunu biliyoruz.

İtham ettiği insanların kim olduğunu biliyoruz.

İfşa ettiği suçların ne olduğunu biliyoruz.

Ülkeyi akbabalar gibi parçalayanların gökyüzünde tutuştuğu bu kavgayı heyecanla seyrediyoruz.

Ve bu olan bitenden bir anlam çıkarmanın peşine yine düşmüyoruz.

BİRBİRLERİNİ DEĞİL, BİZİ BİTİRİYORLAR

Başımıza gelen her şeyi kader zannetmemiz ve katlanarak her şeyin üstesinden gelinebileceğine ikna olma kültürümüz sayesinde...

Hiç bilmememiz gereken şeyleri bize bildiren karanlık niyetler...

Bunlardan da bir anlam çıkaramayacağımıza güvenmekteler.

O yüzden yeraltında yapmaları gereken bir savaşı şu anda gökyüzünde yapıyorlar.

Demokrasiye, hukuka, bağımsızlığa olan ihtiyacı külliyen ortadan siliyorlar.

Bu topraklarda mafyanın ve mafyayla ilişki içinde olan rezil bir yapının nicedir sürdürdüğü hükümdarlığı olağanlaştırıyorlar. 

Ve birbirlerini deşifre ederken aslında birbirlerini yemiyorlar... ülkeyi yiyorlar. 

Birbirlerini bitirmiyorlar... bizi bitiriyorlar.

O yüzden bu savaşta ortaya çıkan bilgilerin aslında hiçbir anlamı yok.

Anlam, iktidarın mafya ile uluorta bir savaşa girmesinde...

Ve bu savaşı sanki kendisi de bir başka mafyaymış gibi sürdürmesinde. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Vatandaşın evi 23 Temmuz 2021
Mültecinin evi 21 Temmuz 2021
Uçağın kadar konuş! 9 Temmuz 2021