‘Önlenmeyen’ iş kazaları - Prof. Dr. Çağatay GÜLER
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Önlenmeyen’ iş kazaları - Prof. Dr. Çağatay GÜLER

23.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sanayi tesislerindeki patlamalar sıradanlaşmaya başladı. Haberlerde sık sık “... üreten bir fabrikada ‘henüz bilinmeyen bir nedenle’ patlama ve buna bağlı örselenme-yaralanma ya da can kaybı” haberleri artmaya başladı. Böylesi durumlarda bütün sorumluluğun yaşamını yitirenlere yüklenmesi büyük bir trajedidir. Oysa bilen gözlerin yapacağı düzenli denetimler tehlikenin varlığını kolayca belirleyerek “riski” ortadan kaldırabilir. Risk, tehlikenin gerçekleşme olasılığıdır.

TEMEL NEDENLER

  • Kimyasal tehlikeler: Sanayi tesisleri genellikle kolay tutuşabilen ve yanıcı sıvılar, gazlar ya da kolay tepki veren maddeler gibi tehlikeli kimyasallarla uğraşır. Yanlış kullanım, uygun olmayan depolama, güvenlik yönergelerine uyulmaması; bu kimyasalların yanlış karıştırılması, yetersiz havalandırma, yetersiz kontrol sistemleri gibi etmenlerin de yardımıyla patlamalara neden olabilir.

  • Araç gereç ve donanım bozuklukları: Kazanlar, basınçlı kaplar, boru hatları gibi arızalı ve bakımsız donanımlar patlamalara neden olabilir. Aşınma, yorulma, malzeme bozukluğu gibi sorunlar donanımı zayıflatarak yüksek basınç ya da sıcaklık koşullarında yıkıcı sorunlara yol açabilir.

  • Ateşleyici ve tutuşturucular: Açık alevler, kıvılcımlar, elektrikli donanım arızaları ya da statik elektrik gibi tutuşma kaynakları, yanıcı maddelerin bulunduğu ortamlarda patlamaları tetikleyebilir. Potansiyel tutuşturma kaynaklarının kontrol edilememesi ya da ortadan kaldırılamaması felakete yol açabilir.

  • İnsan hataları: Sanayideki kazalarda insan hatası önemli bir etmendir. Eğitim eksikliği, yetersiz denetim, yorgunluk ve kayıtsızlık olaylara katkıda bulunabilir. Çalıştırma işlemlerindeki hatalar, donanım ya da malzemelerin yanlış kullanımı, güvenlik yönergelerine uyulmaması patlamalara neden olabilir.

  • Güvenlik önlemlerinin eksikliği: Güvenlik aygıtlarının olmaması, yanlış takılması, yangın söndürme sistemleri ya da acil durum müdahale planlarının olmaması ya da işlevsizliği gibi yetersiz güvenlik önlemleri, patlama olasılığını ve şiddetini artırabilir.

  • Mevzuata uygunluk: Güvenlik düzenlemelerine ve standartlarına uyulmaması yaygın bir sorundur. Güvenlik düzenlemelerinin yetersiz uygulanması, yetersiz eğitim, güvenlik önlemleri için ayrılan kaynakların sınırlı olması, patlamaların oluşmasına katkıda bulunabilir.

  • Altyapının eskimesi: Bazı durumlarda sanayi tesislerinin altyapısı eskimiş olabilir. Donanım eskimesi, eskimiş güvenlik sistemleri ve yetersiz bakım, patlama riskini artırabilir.

‘DURUP DURURKEN...’

Gelişmekte olan ülkelerde kaynakların sınırlı olması nedeniyle bu etmenler daha etkilidir. Güvenlik standartlarının iyileştirilmesi, mevzuat hükümlerine uyulması ve yönergelerin uygulanması, yeterli ve uygun eğitim, güvenlik kültürünü özendirme ve yerleştirme çabaları patlamaların azaltılması ve önlenmesi için zorunludur.

Gerisini çaresizliğini paylaşmaya çalışan iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının iletilerinden iki cümleyle tamamlayalım:

“Kendi iş güvencesi olmayan kişiler olarak alınacak önlemleri ilettiğimizde hem sorumlu olduğumuz hem de korumak istediğimiz kişilerce ‘durup dururken sorun çıkarmakla’, patlama olduğunda ise ‘görevini yapmamakla’ suçlanıp hırpalanıyoruz...”

“Önlenebilecekken önlenmeyen bir patlamada ölenlere başsağlığı dileyip yaralananlara geçmiş olsun demenin vicdan azabı ruh sağlığımızı kemirip duruyor...”

PROF. DR. ÇAĞATAY GÜLER

HALK SAĞLIĞI UZMANI

Yazarın Son Yazıları

Çıkış yolu ne? - Ülgen Zeki Ok

AKP kötü gidişi ve çöküşü engellemek için her yola başvuruyor; bunu sürdüreceği de açık.

Devamını Oku
21.07.2026
Sahip çıkılması gereken kıymetli hazine - Süleyman Girgin

Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’ye konuk olduğu hani şu bol “Bilmiyorum”lu programı izlemişsinizdir. Kılıçdaroğlu’nun kötü bir sınav verdiği o program sonrası, en çok cımbızlanan konu, dokunulmazlıkların kaldırılması sorusuydu.

Devamını Oku
21.07.2026
Değişen dünya ve Türkiye - Cengiz Kuday

Uluslararası ilişkilerde kalıcı dostluklar ya da kalıcı düşmanlıklar yoktur; kalıcı olan yalnızca milli çıkarlardır.

Devamını Oku
20.07.2026
Altan Öymen’den kalan… - Okan Toygar

“Heraklit, Heraklit! Akarsuya kabil mi vurmak kilit?” diye sorar Nâzım Hikmet, Efesli filozofun o meşhur “Panta rhei” (Her şey akar) anlayışına gönderme yaparak. Evet, her şey akıp gidiyor. Zaman da olaylar da insanlar da…

Devamını Oku
20.07.2026
Heybeliada Sanatoryumu üzerine - Mustafa Özyurt

Neredeyse siyasetle yatıp butlanla uyandığımız şu günlerde, çok önemli bir konu, Heybeliada Sanatoryumu’nun sessiz sedasız Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilmesi gözlerden kaçırılıyor.

Devamını Oku
18.07.2026
Ankara NATO zirvesi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

NATO’nun son zirve toplantısı 7-8 Temmuz ’da Ankara’da yapıldı.

Devamını Oku
17.07.2026