Dök Etekteki Taşları, Rahatla
Özgür Mumcu
Son Köşe Yazıları

Dök Etekteki Taşları, Rahatla

15.10.2014 02:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dün Samsun İl Müftüsü bir şeyler söyledi. Önce okuduklarıma inanamadım. Zannettim ki hükümetimizi köşeye sıkıştırmak isteyenler yine uydurma bir haberle ortalığı birbirine katmaya çalışmakta. Sonra baktım ki işin aslı öyle değil. Müftü gerçekten de beni şaşkınlığa uğratan sözleri sarf etmiş.
Şunu diyesiymiş:
“18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsah gözyaşlarıdır. Şehvet öyle bir şeydir ki sınırda durmazsanız, duracağınız hiçbir yer yoktur.”
Bir erişkinin hür iradesiyle evlilik dışında cinsel ilişkiye girmesiyle, bir bebeğe tecavüz edilmesini aynı gören bir müftüsü var Samsun’un. İşte “gerçek İslamı” aktaracak diye kurulan Diyanet’in üst düzey bir memurunun hayata bakışı.
Bu devlet laik değil. Anayasaya açıkça yazmasa da bu devletin bir dini var. O dinin de memurları var. O memurlardan bir ile müftü atanmış olanının da din yorumu bu.
Uysal bir İslam, devletin denetiminde olsun; radikallere karşı halka “gerçek İslamı” devlet anlatsın denerek gelinen yer burası. Göstermelik, şekilci bir laiklik, kendine yaşadıklarıyla orantısız bir “mağduriyet efsanesi” yaratan intikamcı bir siyasi geleneğin büyümesine destek oldu. Elinde tuttuğunu zannettiği “resmi İslam”ın ise geldiği yer burası. Şimdi o İslamcı siyasi gelenek, sözüm ona laik devletin kurduğu din kurumlarıyla bir ahenk içinde. Hep beraber sonunda gönüllerindeki rejimi kuruyorlar.
İktidar medyasındaki pervasızlık, mülayim gözüken Bülent Arınç’ın kadın kahkasına isyan etmesi, Samsun Müftüsü’nün açıklamaları, Davutoğlu’nun ülkenin bayrağıyla partisinin bayrağını aynılaştıran demeci, polisin yetkilerinin artırılması...
Hepsi bir bütünün parçası.
Erdoğan’ın “dininin ve kinin” davacısı gençlik ideali, nutuk atma şehvetinin eseri değildi. Uzun bir süre Erdoğan’ın konuşmalarında nerelere referans verdiğini anlamaya çalıştım. Zannederim birçoğunu da bulabildim. En kritik ve en sert zamanlarda Necip Fazıl’a yoğun bir gönderme bombardımanı olduğu fark ediliyor. Bu arada not alalım, Davutoğlu’nun referans dünyası çok daha zengin ve karmaşık.
Necip Fazıl’ın siyasi yazılarını okumayı herkese tavsiye ederim. Gizli saklı değiller. İktidarın yarı resmi yayın organlarından Star gazetesi, şairin Büyük Doğu dergisinin tıpkı basımlarını ek olarak verdi mesela.
Erdoğan’ın en büyük rehberi Necip Fazıl. Siyasete hevesli bir gençken ondan çok etkilenmiş. Sonra iş güç içerisinde okumaya çok zaman ayıramadığı için de kafasında hâlâ en canlı kalmış bilgiler ona ait.
Bazen hâlâ geçen yüzyılın ilk yarısındaymışız gibi İsmet İnönü ya da tek parti CHP’sine saldırmasının sebeplerinden biri de bu olsa gerek. Necip Fazıl’ın dünyasına girip kolay kolay çıkamıyor. “Milli içkimiz ayrandır” sözü bile oradan.
Necip Fazıl, işi ayranda bırakan biri değil. Başyücelik diye bir siyasi projesi var. İslami bir başkanlık sistemi.
Samsun Müftüsü’nden Arınç’a, Erdoğan’dan Davutoğlu’na bütün bu olan biten günümüze uyarlanmış bir başyücelik hayalinin yol taşları.
Cumhuriyet gazetesinde yazıyorum ve de pek “laikçi”yim diye paranoyak mıyım? Cevabını iktidarı destekleyen ve Necip Fazıl külliyatına hâkim olanlar versin.
Yeter ki herkes eteğindeki taşları bir döküversin.  

Yazarın Son Yazıları

Tutuklu yargı

Tutuklu yargı

Devamını Oku
05.09.2018
Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Devamını Oku
30.08.2018
Kimiz biz?

Kimiz biz?

Devamını Oku
29.08.2018
Trump gidiyor mu?

Trump gidiyor mu?

Devamını Oku
23.08.2018
Milli birlik (22.08.2018)

Milli birlik

Devamını Oku
22.08.2018
Gemi ve kaptan

Gemi ve kaptan

Devamını Oku
15.08.2018
Yazık ettiniz efendiler

Yazık ettiniz efendiler

Devamını Oku
11.08.2018
Krizin faturası (08.08.2018)

Krizin faturası

Devamını Oku
08.08.2018
Trump, Erdoğan, Brunson

Trump, Erdoğan, Brunson

Devamını Oku
04.08.2018
Brunson meselesi

Brunson meselesi

Devamını Oku
02.08.2018
Yapalım yargıda şeyini...

Yapalım yargıda şeyini...

Devamını Oku
28.07.2018
Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Devamını Oku
25.07.2018
Anayasa yok

Anayasa yok

Devamını Oku
14.07.2018
Afrika tipi başkanlık

Afrika tipi başkanlık

Devamını Oku
11.07.2018
Muhalefet partilerinin hali

Muhalefet partilerinin hali

Devamını Oku
07.07.2018
Yılgınlık

Yılgınlık

Devamını Oku
04.07.2018
Soylu ne yapıyor?

Soylu ne yapıyor?

Devamını Oku
30.06.2018
Nasıl olacak? (28.06.2018)

Nasıl olacak?

Devamını Oku
28.06.2018
Demokrasi. Şimdi!

Demokrasi. Şimdi!

Devamını Oku
23.06.2018
Büyük uzlaşmaya doğru

Büyük uzlaşmaya doğru

Devamını Oku
20.06.2018
Bir hafta kala

Bir hafta kala

Devamını Oku
16.06.2018
Az kaldı

Az kaldı

Devamını Oku
13.06.2018
İhtimaller

İhtimaller

Devamını Oku
09.06.2018
Adayı alkışlamak

Adayı alkışlamak

Devamını Oku
06.06.2018
En tuhaf seçim

En tuhaf seçim

Devamını Oku
31.05.2018
Akıldışı

Akıldışı

Devamını Oku
30.05.2018
Nedir bu ‘senaryo’?

Nedir bu ‘senaryo’?

Devamını Oku
26.05.2018
Gençlik Bayramı

Gençlik Bayramı

Devamını Oku
19.05.2018
Tekme

Tekme

Devamını Oku
17.05.2018
Seçime damgasını vuranlar

Seçime damgasını vuranlar

Devamını Oku
16.05.2018
Bir umut

Bir umut

Devamını Oku
12.05.2018
T A M A M derken

T A M A M derken

Devamını Oku
10.05.2018
Sıkıcı manifesto

Sıkıcı manifesto

Devamını Oku
09.05.2018
Devlet imkânı

Devlet imkânı

Devamını Oku
03.05.2018
100 bin imza?

100 bin imza?

Devamını Oku
02.05.2018
Teşhis ve tedavi

Teşhis ve tedavi

Devamını Oku
28.04.2018
İlk tur, ikinci tur

İlk tur, ikinci tur

Devamını Oku
26.04.2018
Biraz dinlen

Biraz dinlen

Devamını Oku
25.04.2018
Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Devamını Oku
21.04.2018
Cin şişeden çıktı (18.04.2018)

Cin şişeden çıktı

Devamını Oku
18.04.2018