Perihan Ergun

Beklenen Oldu

14 Ağustos 2014 Perşembe

10 Ağustos 2014 günü yapılan seçimle cumhurbaşkanı ilk kez halkın oylarıyla belirlendi. Bu seçimde CHP ile MHP, “Çatı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, HDP de Selahattin Demirtaş’ı aday göstermişti. Gün gelip çattığında seçim sandıklarının çevresinde genel hatta belediye seçimlerindeki katılım yoğunluğu ve coşkusu yoktu.
Seçim gününden önce partili partisiz dost ve tanışlarımla seçimle ilgili konuşmalarımızda da zaten bu kayıtsızlık görünüyordu. Bunlardan birçoğuna özellikle de M.Kemal Atatürk’ün Kuvvayi Milliye ruhuyla kurtuluştan sonraki kuruluş çalışmalarını anımsatarak bu seçime, haklı olsanız da boykota kalkışarak katılmadığınız takdirde bizlere yaşatılması ve uygulanması yüce önderimiz tarafından armağan ve emanet edilen Türkiye Cumhuriyeti’ni yok etmek isteyen, II. Abdülhamit yönetimine özlem duyanlara gol atmaları için pas vermiş olacaksınız diyerek, sandığa gitmelerinin görev olduğunu hatırlattım. Bu arada başlangıçta o günlerin yasal zorunlulukla kısa bir süre adı SHP daha sonra gerçek adına, CHP’ye kavuşan Sosyal Demokrat Parti’ye uzun süre emek vermiş ve hatta genel başkanımız merhum Erdal İnönü’nün yönetiminde PM üyesi olduğum devrede “Kadın Kotası”nı Batı ülkelerindeki örnekleriyle güçlendirerek hazırladığım metni olağanüstü kongrede parti tüzüğü kapsamına da aldırdığım ve daha birçok çalışmaları anımsadığımda partimin yönetim kurulundaki Atatürk Cumhuriyetçilerinin de üzüntüsüne neden olan Cumhurbaşkanlığı adayının sadece genel başkanın seçimiyle belirtilmesine ve muhalefet zaafını kınayarak üzüldüm. Yurdumuzun padişahlığa özenenlere tesliminden, laik demokratik yönetimden uzaklaşmasından büyük kaygı duyuyor, bu kaygıyı ancak akla dayanan işlemlerle giderebileceğinin altını çizerek Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun seçmeni suçlamaktan vazgeçip lütfen gerçek CHP ilkelerini tekrar okumasını ve onlara göre duruşunu belirtmesini öneriyorum...

***

Ele almak istediğim 10 Ağustos seçimine dönersek, resmi sonuçlar açıklanmadan seçimin ilk günü akşamında Marmara’nın Prens Adaları’ndan Heybeliada’da sandık görevlisi olan yakınlarımdan çatı adayı Ekmeleddin Bey’in yüzde 70 oyla önde gittiğini öğrendim. Ertesi gün de yetkililere sorduğumda tüm adalardaki oranın yüzde 57’yi aştığı haberini aldım. Ama bu oran Orta Anadolu ve Karadenizlilerce verilen oylarla değişti ve Tayyip Erdoğan yüzde 52’ye yakın oyla cumhurun başkanı oldu. İyi ki bu sayıda kaldı, aksi halde yüzde 60’lara doğru yükselseydi hemen en büyük istemi olan başkanlığa soyunacaktı. Yaradan Cumhuriyetçileri korudu.
Bu arada HDP adayı Selahattin Demirtaş’ın Türkiye’ye bağlılık, birlik, beraberlik söylemleriyle Batı Anadolu’da bile aldığı oylarla yüzde 10’a yaklaşması da doğrusu övündürücü olmuştur.

***

Özetlemeye çalıştığım seçim çalışmalarının sonuçlarının Erdoğan’ın başarısı gibi gösterilmesi, onun devletin Başbakanlık sıfatıyla halkın vergileriyle donanan tüm imkânlarını kullandığının göz ardı edilmemesi böylece öteki iki adayın hakkının yendiğinin de kabulü gerekmektedir. Bu nedenle tüm kişisel donanımlarına karşın toplum tarafından hiç tanınmayan çatı adayının bir aylık yokluklar içinde çalışmaları sonucu yüzde 40’a yakın oy alması başarı sayılmalıdır. Ayrıca CHP ile MHP’nin geniş, yaygın, etkin seçim çalışmalarını çatı adayına uzak durarak yapmamış olmaları da görev ve sorumluluk eksikliğiyle Cumhurbaşkanlığını RTE’ye armağan etmişlerdir. Ana muhalefet bu gidişe devam ettiği takdirde 2015 genel seçiminde de gene ülkeyi sallanmakta olan AKP’nin eline sunacaklardır. Lütfen ayağa kalkın, çalışın...
10 Ağustos seçimi bunun görünen kanıtıdır. AKP devletin tüm güçlerini kullanılmasının eşliğinde bir de yandaşları ve işadamlarının milyonluk bağışlarıyla meydan mitinglerine armağanlarla taşıdığı yığınların görüntüleriyle halkın üzerinde yarattığı etkiyle 21 milyon 370 bini aşan insandan oy almıştır. Bu koşullarda CHP ancak umut veren çalışmalarla başarıya ulaşabilecektir. Bunu göz ardı etmemeli, var gücüyle iktidara yürüyüşünü hızlandırmalıdır.  


Yazarın Son Yazıları

Torbadan Öcü Çıktı 18 Eylül 2014
‘İncinsen de İncitme!’ 21 Ağustos 2014
Beklenen Oldu 14 Ağustos 2014
IŞİD’in Göstergeleri 10 Temmuz 2014
Cumhurbaşkanlığı Sorunu 26 Haziran 2014
Ortadoğu Depremi 19 Haziran 2014