Köşe Yazısı

A+ A-

Hüvelbaki

14 Nisan 2019 Pazar

İki haftadır hiç beka lafı etmiyor.
En son, seçim gecesi, balkonda “beka meselesi” demişti.
Türk Dil Kurumu beka yerine “ölümsüzlük” ve “kalıcılık” öneriyor.
Yetmezmiş gibi hınzırlık edip, Reis’in kahramanı Necip Fazıl’dan bir de mısra örneği veriyor:
“Böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz.” (TDK Sözlük - Beka)

***

Olmayacağı belli oldu.
Ama o, “oldurmak” için uğraşıyor.
Esin kaynağı, Kuranıkerim mi acaba?
“Kün Fe Yekün (O, ol, der ve olur!)”
Tövbe tövbe.

***

2015 seçiminde, oyu yüzde 40’a düştü.
Sonradan “katakulli” anlamına da geldiği anlaşılan “istikşafi” görüşmeler ile allem etti kallem etti seçimi yeniletti.
“Allem kallem” yöntemini sözlükler şöyle tanımlıyor:
“Bu karakterler, ne yapıp edip amaçlarına ulaşırlar. Bu süreç daha çok ‘karşıdakini artık, hayır diyemeyecek hale gelene kadar bunaltma’ şeklinde icra edilir.” (Ekşi Sözlük)
Dönüp dönüp oy saydırmanın nedeni bıktırıp, lanet olsun, seçimse seçim, dedirtmek için mi?
“Ürkek yandaş” Karar gazetesinin son manşeti Reis’in niyetini açıkça ilan ediyordu:
- “YSK’nın seçimi”
Evet, YeSeKa İstanbul’da şimdi seçimi kendisi yapıyor.
15. güne girdik. Hâlâ oy saydırıyor. Saydıra saydıra saygınlığını kaybediyor. Ama umurunda değil.
Anadolu’da 2. gelenlere mazbata (kazandı belgesi) dağıtıyor. Ama İstanbul’da 1.’yi tutuyor.

***

Peki YSK, kimin YeSeKa’sı?
Hallerine ve yapısına bakın, anlayın! Adı üstünde bir tür yüksek yargı organı. Ama, ülkede yargıya güven yok ki!.. Belki var da Tayyip Erdoğan’a duyulan “oranda” var. İlçe, il ve YSK’da “yargıç” sıfatıyla görev yapanların patronu, “sicil amiri” kim?
Cumhurbaşkanı, yani AKP lideri.
Peki, buralara itirazı kim yapıyor?
AKP!
Bu parti lideri seçime haftalar kala ne yaptı?
Görev süreleri biten başkan ve 5 üyesi ile diğer 6 üyenin
görevlerini bir yasa ile 2023 yılına kadar uzattı.
Dileyelim, bu işlem hem bu seçimi hem de 2023 Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimini güven altına almak için değildir.

***

2015 yazında, üst üste iki seçim yaşadık.
Halkımız, muhalefet partilerine, rüyada görülse inanılmayacak, yüzde 60’lık bir iktidar fırsat sağlamıştı. Tayyip Bey’in de fiyakasını bozmuştu. Ama çok çabuk toparlandı. El ve dil çabukluğu ile “45 günlük” bir oyun kurdu.
FETÖ’cü tezgâhtan geçse de nedamet getirdiğine inandığı Davutoğlu’nu “istikşafi görüşme” adlı katakulli ile görevlendirdi.
Eveleme - geveleme ile oyalanan muhalefet, 45 gün sonra seçim sandığını kucağında buldu.
Seçimi ve durumu ancak Bahçeli ile “Yenikapı’da ruh çağırarak” kurtarabildi.

***

Bu seçimde de Bahçeli’nin desteğine rağmen, umduğunu bulamadı. İstanbul’u, Ankara’yı ve büyük kentleri kaybetti.
Şimdi de benzer bir hokkabazlık, adres taşıma ve sahte seçmen nidaları eşliğinde, tekrar tekrar oy saydırma dümeni ile deneniyor.

***

Yirmi beş yıl sonra, ilk kez sandıklarda da çiçekler açtı.
YeSeKa eliyle bu çiçekleri soldurma çabası boşunadır.
Yoksa, halk bu kez fidan, hatta iktidarın ocağına incir dikecektir!
Çünkü korktuğu başına geliyor
Parti örgütüne 16. kuruluş yıldönümünde ne demişti?
“Unutmayın İstanbul’da teklersek, Türkiye’de tökezleriz!” (20.08.2017)
İstanbul’da tekledi.
Türkiye’de de tökezleyeceği belli oldu.

***

Korku, temel içgüdülerden en güçlüsü.
Beş vakit ekranlardan - meydanlardan “Beka sorunumuz var” diye feryat ederken, “devlete, partisine karşı halkta bir özgüven sorunu” yaratabileceğini hiç düşünmedi.
İyi ki de düşünmedi.
Bu sayede seçmen, asıl Reis’in özgüven sorunu yaşadığını gördü.
Üç tarafı denizlerle çevrili cennet vatanımızın sahilleri bol oksijen aldığından haritanın rengi değişti...

***

“Beka”da bunca ısrarı, varlığına “ilahi” boyut katmak için mi acaba?
Tanrı’nın 99 sıfatından biri de “beka” öznesi - ötesi olan “El Baki”dir (ölümsüz).
Pek farkında değil ama, kendisini ölümlü gibi görmüyor.
Görse, görev yeri Ankara’dan 1115 km. uzakta, Ahlat’ta Van Gölü kıyısında, hem de Külliye benzeri 3. bir saray daha yaptırır mıydı?
İstanbul’da Boğaziçi kıyısında ve tepelerinde tüm Osmanlı sarayları, köşkleri şahsi - siyasi kullanımına açık olduğu halde, bir tane de Marmaris sahillerinde inşa ettirir miydi?
Hem de on binlerce ağaç kestirerek?! (Bari, Orman Bakanı’na talimat verse de, Fatih Sultan Mehmet’in “Ormanlarımdan bir yaş dal kesenin başını keserim!” sözünü kullandırmasa. Ayıp oluyor!)

Tümü Ahmet Tan - Son yazıları

Yozgatlı Zürafa Osman 15 Eylül 2019 Paz
İki dirhem bir KHÖ 8 Eylül 2019 Paz
1 Eylül vizyonu 1 Eylül 2019 Paz