Erdoğan: Daha Az Avrupalı, Daha Çok Otoriter İslamcı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Erdoğan: Daha Az Avrupalı, Daha Çok Otoriter İslamcı

05.11.2014 11:13
Güncellenme:
Takip Et:

New York Times’ı “en hafif tabiriyle edepsizliktir, alçaklıktır, adiliktir” diyerek eleştiren ve “yalan haberler” basmakla itham eden Recep Tayyip Erdoğan, aynı gazetede kendisi hakkında çıkmış binlerce olumlu ve övgü dolu haberi okusa şaşırırdı. Erdoğan hakkında toplam 1.472 haber ve 44 başyazıda yayımlanan 1.2 milyon sözcüklük New York Times neşriyatı incelendiğinde son 10 yıl içerisinde Erdoğan haberlerinin pozitif ya da negatif tonunda ciddi bir kayma olmadığını, aslen Erdoğan’ın siyaset yapma tarzında önemli bir değişiklik olduğunu söyleyebiliriz.
Araştırmamız, New York Times’ın sağladığı Yazılım Programlama Arayüzü (API) sayesinde topladığımız verilere dayanıyor. Ulaşılamayan sayfaları, blogları ve doğrudan Erdoğan’la ilgisi olmayan haberleri çıkarıp bir araya getirdiğimiz veriler, 1 Ocak 2004 ve 10 Ekim 2014 tarihleri arasında çıkan haber ve yorumları kapsıyor. Son yıllarda geliştirilen metin analiz teknikleri vasıtasıyla, bilgi ve yorum madenciliğinde bilim insanlarının sıkça başvurduğu SentiWordNet isimli kelime havuzu kaynağını kullanarak, Erdoğan üzerine yapılan tüm yayımların duygu derecelerini hesapladık.
Batı medyası 10 sene önce Erdoğan’ı demokratikleşmenin yıldızı olarak görüyordu. Türkiye basını ve birçok siyasi aktör de bu sonucu paylaşıyordu. Erdoğan’ı liberal ve sol cenahtan eleştirenler dahi birçok anayasa değişikliğine destek vermiş ve bu tavırlarını artık kötü bir şöhret sahibi olan “Yetmez ama evet” sözcükleriyle tarif etmişlerdi.
Son 10 yılda çok şey değişti. Gezi Direnişi yalnızca sekiz genç göstericinin canına değil, Erdoğan’ın karizmasına da mal oldu. Erdoğan’ı protesto edilmeden konuşturabilmek için akademik açılış törenine öğrencileri almayan Marmara Üniversitesi gelinen durumun ilginçliğini en ironik haliyle gösterdi.
Erdoğan’ın Twitter’ı kapatması, YouTube’u birkaç defa karartması, medya ve yargıyı kontrol altına almak istemesi, Suriye ve Irak’taki İslamcı teröre karşı net bir tavır takınmaması dünya çapındaki itibarını çok hızlı ve güçlü bir şekilde yerle bir etti.
Bu itibar sortisine rağmen, New York Times’da Erdoğan hakkında çok olumsuz haberler çıkmadı. Son 10 yılda gazetede çıkmış haberlere baktığımızda olumsuz duygu derecelerinin hafifçe yükseldiğini, yani Erdoğan hakkında çıkan haberlerde ciddi bir eleştirel ton artışı yaşanmadığını gördük.
Şekil 1 ve 2, Erdoğan haberlerinin normalize edilmiş negatif ve pozitif duygu z-değerlerini gösteriyor. Bu analize göre gazetenin Erdoğan hakkında uzun süredir objektif haber yaptığını ve New York Times’ın Erdoğan karşıtı hissi bir savruluş yaşamadığını söyleyebiliriz.

Şekil 1: Erdoğan hakkında çıkan başyazıların duygu z-değerleri
Şekil 1’deki pozitif zirve Erdoğan hakkında 2011 seçimleri ertesinde yazılan gayet olumlu bir başyazı nedeniyle ortaya çıkmış. Duygu değerinin dip yaptığı an ise Nisan 2014’te, Erdoğan’ın Twitter’ı “toplumun baş belası” olarak nitelediği zaman ortaya çıkıyor. Kamuoyunun ilgisini yolsuzluk skandallarından uzaklaştırmak için Erdoğan’ın Siyonistlerin ve diğer Batılı faiz lobilerinin Türkiye “operasyonlarını” gündeme getirmesini New York Times’ın eleştirdiği zamanlarda da benzer bir z-değeri düşmesi görüyoruz.

Şekil 2: Erdoğan hakkında çıkan tüm neşriyatın duygu z-değerleri
Böyle eleştirel yazıların tamamının Erdoğan’ın aleyhine olduğunu düşünmemek gerek. Aksine, mesela Anayasa Mahkemesi, Erdoğan’ın partisini kapatmayı denediğinde New York Times bu adımın demokrasiye dair çok ciddi bir tehdit olduğunu yazmıştı. Ancak bu negatif ton, Erdoğan hakkında değil, yargının vesayetçi tutumuna dairdi.
Erdoğan hakkında bu dengeli yayın grafiğinin gizleyemediği çok ilginç bir gerçek var. Şekil 3’te görüneceği gibi son 10 yıl içerisinde “Erdoğan” ve “Avrupa Birliği” sözcükleri daha az birlikte anılır olmuş. Son dört seneyle karşılaştırıldığında Erdoğan’ın Avrupa’yla alakası 10 yıl önce tam 10 kat daha fazla görünmektedir. (Şekil 3, 4 ve 5’te görselleştirilen değerler, en yüksek frekansa bölünerek hesaplanmıştır. 2014 yılının son üç aylık dönemi için veri oldukça sınırlıdır.)

Şekil 3: Erdoğan’ın Avrupa’yla ilişkilendirilmesi
Erdoğan’ın Avrupa ile ilişkilendirilmesi büyük bir hızla düşerken, İslamcılık ve Otoriterleşme bağlantısının yükseldiğini gözlemlemek mümkün. 10 yıl önce Erdoğan haberleri onu daha çok Avrupalılık ve Avrupa Birliği ile ilişkilendirirken şimdi müthiş bir süratle İslamcılıkla bir arada anıyorlar. Şekil 4 bu değişimi anlatıyor.

Şekil 4: Erdoğan’ın İslamcılık’la ilişkilendirilmesi
Gezi Direnişi’nin ortaya çıkışı ve sönümlenmesi akabinde IŞİD’in Ortadoğu siyasetine yön verebilecek kadar güçlenmesi, 10 yıl önce demokratikleşmenin yıldızı olarak görülen Erdoğan’ın artık hızla otoriterlikle ilişkilendirilmesine tekabül ediyor. Şekil 5 bu dönüşümü gösteriyor.

Şekil 5: Erdoğan’ın otoriterlikle ilişkilendirilmesi
Demokratik dünyada hiçbir otoriter liderin baskıcılıkla tutunabilmesi mümkün değildir. Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası basında çıkan haberlerdeki negatif tonu değiştirmek için yapması gereken basını eleştirmek değil, kendi iç ve dış politikasını gözden geçirmek olmalıdır.

Prof. Dr. İlker Birbil, Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğretim üyesi. Matematiksel programlama ve yöneylem araştırması konularında araştırmacı.
Doç. Dr. Koray Çalışkan, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi, Princeton Üniversitesi Yayınları tarafından basılan Market Threads isimli kitabın yazarı.  

Prof. Dr. İLKER BİRBİL ve Doç. Dr. KORAY ÇALIŞKAN *

 

Yazarın Son Yazıları

Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025