Deniz’lerden Bugüne...
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Deniz’lerden Bugüne...

06.05.2014 03:33
Güncellenme:
Takip Et:

Deniz Gezmiş’lerin idamının üzerinden 42 yıl geçti, bugün yaşanan hukuksuzluklara baktığımızda hiçbir şey değişmemiş görünüyor.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın devletçe planlanarak öldürülmesine giden yolun her aşaması başta siyasetçiler ve hukukçular olmak üzere bugünkü kuşaklara da ders olacak niteliktedir.
Davanın açılmasından başlayalım. 12 Mart rejiminin en katı günlerinde Türkiye’nin farklı illerinden yakalanıp tutuklanan gençlerle ilgili soruşturmalar başlangıçta ayrı ayrı yürütülüyordu. 12 Mart rejimi bu yöntemle istediği sonucu alamayacağını anlayınca yasaları zorladı ve hukuksuzluk dilinde “amaç suçları” diye tanımlanan yönteme başvurdu. Yani İstanbul sokaklarında bildiri dağıtanla Ankara’da araç yakan, Adana’da eylem yapanla İzmir’de miting düzenleyen kişiler arasında hiçbir bağlantı olmasa da, aynı şeyi amaçladıkları için aynı örgütün üyesi olarak yargılanacaktı. Eylem ne olursa olsun cezası da idama kadar uzanacaktı
İstanbul 1 No’lu Sıkıyönetim Mahkemesi, böyle bir davanın hukuki olmayacağı görüşünü belirtince lağvedildi. Yerine Ankara’da davaya özel bir mahkeme kuruldu.
Bir başka deyimle dava açılırken, mahkeme kurulurken hüküm de oluşturulmuştu.

***

Deniz’lere yüklenen suç, kestirmeden anayasayı ortadan kaldırmak olarak tanımlandı. Oysa Samsun’dan Ankara’ya bağımsızlık yürüyüşü düzenlemekten İstanbul’da 6. Filo’ya hayır eylemi yapmaya kadar o dönem gençliğinin başlıca istemi, öncelikle mevcut 61 Anayasası’nın iyi uygulanmasıydı. Onlara göre dönemin yöneticileri, bağımsız Türkiye anlayışını kaybetmişti.
Deniz’lerin savunması nasıl bir dünya istediklerini ortaya koyan tarihi bir belgedir. Mahkeme kararını çok önceden verdiği için ne savunmaları dinlemeye ne de avukatların tek tek çürüttükleri delilleri tartışmaya niyeti vardı. Tıpkı bugünkü gibi!
1 yıldan daha kısa süren bu yargılama sürecinin sonucunda 24 Nisan 1972’de idam kararı kesinleşti. Meclis idam kararlarını o kadar hızlı onayladı ki, yerine göre hafta sonu bile çalıştı. Meclis’in önüne gelen idam kararlarında sayının üç olmasının nedeni şuydu; çünkü 1960’da üç kişi idam edilmişti. Menderes, Zorlu, Polatkan’ın intikamını almak için aynı sayıda idam için yeterli sayılacaktı”.

***

Deniz’lerin idamına giden yolda son imza dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ındır. Sunay bu imzayı atmadan önce dönemin Barolar Birliği Başkanı Prof. Faruk Erem, kendisine önemli bir mütalaa göndermişti. Prof. Erem mütalaasında, “İnfazın telafisi imkânsızdır. Anayasanın Meclis’e tanıdığı yetki mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermektir. Bu yetki esasında ölüm cezasının yerine getirilmemesi kararının verilmesinde toplanır. Değerlendirmenizi bu yönde yapınız” diyordu. Oysa Cumhurbaşkanı Sunay da verilen karara uymuş ve infaz kararını istem üzerine “ivedilikle” onaylamıştı.
Bu onayın ardından infazın önünde hiçbir engel kalmamış oluyordu.
42 yıl sonra bugün Deniz’lerin idamı haklıydı diyen sağduyulu bir kişi bile bulamazsınız. Dahası tarihimizdeki siyasi davaların hiçbiri bugün hayırla anılmamaktadır. Bugünkü davalar da yakın bir gelecekten itibaren tümüyle aynı kaderin parçası olacaktır ve tarih bu davaların hiçbir aşamasını atlamadan gerçeği bütün çıplaklığıyla yeni kuşakların önüne serecektir.
Bu ülke topraklarındaki herkesin özgür ve mutlu yaşaması için ölümü göze almacasına büyük bir hayal kuran Deniz’lere bir kez daha selam olsun...  

Yazarın Son Yazıları

Nuremberg: Yeni Hitler’lere...

Geçen akşam dünyanın ve Ankara’nın en kara gündemleri arasında ailecek filme gidelim dedik.

Devamını Oku
28.02.2026
Asıl hedef: CHP’siz Türkiye!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun açıklanmasından sonra yeni bir aşamaya geçildi.

Devamını Oku
26.02.2026
Sonuçsuz 4 acı yıl!

24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya düzenlediği “şafak operasyonuyla” başlayan savaş beşinci yılına girdi.

Devamını Oku
25.02.2026
CHP’ye çoklu yargı kıskacı!

2025 yılı boyunca gündeme ekonomi penceresinden bakanlar şunu söylüyordu...

Devamını Oku
24.02.2026
İran ni-Çin hedef?

Haziran 2025’teki 12 günlük İranİsrail (ABD) savaşından sonra bu kez doğrudan ABD-İran savaşı gündemde.

Devamını Oku
21.02.2026
Meclis’ten Meclis’e tavsiyeler!

TBMM çatısı altında ama TBMM’nin genel işleyişi dışında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamladı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP’nin yüzde 60’lık potansiyeli!

İktidarın elindeki tek seçenek şu: Seçeneğini yok etmek, en azından aşağı çekmek!

Devamını Oku
18.02.2026
Münih meydan savaşı!

62. Münih Güvenlik Konferansı bu yıl sözcüğün tam anlamıyla “güvensizlik” konferansına dönüştü!

Devamını Oku
17.02.2026
Milli ekonomi!

7-8 Şubat’ta Viyana’da 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ne katıldık.

Devamını Oku
14.02.2026
CHP’nin tek seçeneği!

Dün yayımlanan yazımızı gazetelerin zaman akışı gereği önceki gün akşam saatlerinde kaleme almıştık.

Devamını Oku
12.02.2026
Bütün duygularla CHP!

Dün uzunca bir aradan sonra CHP grup toplantısını izlemek için Meclis’e gittik.

Devamını Oku
11.02.2026
Transfer saldırısı!

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa etmesine giden süreç, büyük bir ayıbın içindeyken suçlayarak istifa etme şekli, hemen sonrasında düştüğü durum, her şeyiyle vahim bir çürümeyi gözler önüne seriyor.

Devamını Oku
10.02.2026
O ilk üç gün!

6 Şubat depreminin üzerinden üç yıl geçti.

Devamını Oku
07.02.2026
Emekli Gabar’dı!

Nasrettin Hoca’nın borçlarını ödemek için alacaklısına önerdiği formül malum...

Devamını Oku
05.02.2026
Epstein küre-selleşmesi!

Dünya gündemine oturan Epstein belgeleri bütün “pisliklerin” açığa çıkmasını mı sağlıyor yoksa bu “pislikler” üzerinden başka düzenler mi kuruluyor?

Devamını Oku
04.02.2026
İran’da hedef: Rejim değil, yöneticiler!

Venezuela’daki Trump usulü değişiklikten sonra gözler İran’da!

Devamını Oku
03.02.2026
Prof. Aksoy ve ADD...

Bugün Prof. Dr. Muammer Aksoy’un öldürülüşünün 36. yıldönümü.

Devamını Oku
31.01.2026
Oya Tekin anlatıyor!

Silivri Cezaevi’nden çıkmak kadar girmek de zor!

Devamını Oku
29.01.2026
Yeni bir dünya kurulur!

ABD Başkanı Trump’ın sadece dünyanın değil, kendi ülkesinin dengelerini de değiştiren, ucu açık bir “yeni dünya düzensizliği” denemesinin içindeyiz.

Devamını Oku
28.01.2026
Soğuk denizlere çıkış!

Grönland, Trump’ın ileri geri, yer yer magazin konusu olan çıkışlarından çok daha öte bir anlam ifade ediyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Korkak bin kez... Cesur bir kez ölür!

Başlık Uğur Mumcu’nun yeri geldikçe kullandığı, bir bakıma “yaşam felsefesi” edindiği tanımlamalardan biri!

Devamını Oku
24.01.2026
Dünden geleceğe Suriye!

Suriye’de SDG ile Şam, daha önce yapmış olduğu anlaşmadan sonra bir anlaşma daha yaptı!

Devamını Oku
22.01.2026
Zeydan Karalar’ın kardeşleri!

27 Ocak Adana’da “özgürlük” beklentisinin miladı olmuş.

Devamını Oku
21.01.2026
Oyun yeniden kuruluyor!

18 Ocak Pazar Suriye’deki dalgalanmalar açısından yeni bir milat oldu.

Devamını Oku
20.01.2026
İmamoğlu, kazanacağı erken fark edilince tutuklandı!

İkti-dardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kurucularından, partide, Meclis’te, hükümette sorumluluklar almış Bülent Arınç’ın 13 Ocak’ta Sözcü TV’ye verdiği röportaj, 4-5 manşet barındıracak kadar doluydu.

Devamını Oku
17.01.2026
Yavaş’a saldırının suyu çıktı!

Şu üç sorun yerel-genel iktidar işbirliği yapmadan kalıcı çözüme kavuşturulamaz: Deprem, kuraklık, orman yangınları!

Devamını Oku
15.01.2026
ABD Trump’la aslına dönüyor!

Her sabah güne iki soruya yanıt arayarak başlıyoruz...

Devamını Oku
14.01.2026
İBB 2026’ya sıfır borçla giriyor!

7 Ocak Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ile Silivri’deki görüşmemizin ana konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 yılı bütçesiydi.

Devamını Oku
13.01.2026
Adana’dan Silivri’ye!

Çarşamba Silivri’deydik, bugün Adana’dayız!

Devamını Oku
10.01.2026
AKP transfer-fer arıyor!

AKP, emekliye zam oranını artıramayınca Meclis’teki temsil oranını artırmak için harekete geçti.

Devamını Oku
08.01.2026
Kontrolsüz güç, güç değildir!

Başlık klasikleşmiş bir anlatım.

Devamını Oku
07.01.2026
Dünya söyleniyor, Trump eğleniyor!

ABD’nin Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu eşiyle birlikte New York’a kaldırması, dağa kaldırmaktan daha kaba bir operasyon!

Devamını Oku
06.01.2026
İran’da çarşı karıştı!

Yeri geldikçe vurguluyoruz, Türkiye dünya ile komşu!

Devamını Oku
03.01.2026
2026: Çoktan seçmeli!

Halının altı o kadar çok yükseldi ki 2026’yı zor görüyoruz!

Devamını Oku
01.01.2026
2025’te yitenler!

2025’in son gününde, geçen 365 güne bakınca hayıflanmadan edemiyoruz...

Devamını Oku
31.12.2025
Topraklarımızda 10 bini aşkın IŞİD’li!

Yılın son pazartesi gündemini tahmin etmek zor değildi.

Devamını Oku
30.12.2025
Çöp bidonu sofra olmuşsa...

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın 9 Aralık’ta TBMM’de mülakat eleştirileri yöneltip “Utanmıyor musunuz” sorusuna AKP’li mevkidaşının yanıtı şu olmuştu...

Devamını Oku
27.12.2025
Kevgir kubbe!

Libya Genelkurmay Başkanı Muhammet Ali el Haddad’ın Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaretten sonra ülkesine dönerken uçağının düşmesi sonucu heyetiyle birlikte ölümü, pek çok soru işaretinin doğumuna neden oldu.

Devamını Oku
25.12.2025
Kırılma-karılma süreci!

2025, 2026’ya hayli karışık, yeniden biçimlenmelere açık, seçenekleri bol bir siyasal gündem devrediyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Gündeme uyuşturucu verdiler!

Toplumda ciddi sarsıntı yaratan operasyonlar için sık kullanılan cümlelerden biri şudur: Zamanlama manidar!

Devamını Oku
23.12.2025