Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına atanmasının ağırlıklı olarak CHP boyutu öne çıkıyor. Tablo görünenden çok daha derin ve geniş. Kılıçdaroğlu sonuç olarak CHP’yi Cumhur İttifakı politikalarının parçası yapmayı kabul ettiği için koltuğa oturtulmuş görünüyor.
Bunun yanında koltukta kalma garantisi verildiğini söylemek de mümkün.
Bize ulaşan bilgilere göre, Kemal Bey’e yakınlığıyla bilinen ama onun genel başkanlığındaki CHP’de görev alıp almamada tereddüt edenlere Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı şu olmuş:
- Beş yıl buradayım!
30 Mayıs günü CHP Genel Merkezi önünde yaptığı konuşma kendisine böyle bir zaman dilimi biçtiğini gösteriyordu.
Bu kulisi konuştuğumuz kişiye, “Beş ay olmasın” diye takıldık! Bir kez daha beş yıl, beş yıl diye altını çizdi.
Öyle anlaşılıyor ki Kemal Bey arınma derken CHP’yi cumhuriyetten, laiklikten ve üniter devlet anlayışından “arıtacak”!
17 Eylül 2025’te bu köşenin başlığı şuydu:
Kemal Bey’in 4 B’si!
Açılımı şöyleydi:
Kemal Bey bir bilen mi, bir bekleyen mi, bir belirleyen mi, bir bilenen mi?
O günlerde beşinci B olasılığı da aklımızdaydı; bir bölen olarak. Ancak elimiz varmamıştı!
Görünen o ki ilk B hariç hepsini yaşıyoruz!
***
Ancak tablo Kemal Bey’e verilen sözler gibi görünmüyor!
Pazar sabahı Sözcü TV’de gündemi değerlendirmeden önce Anadolu’da kaynaklarla konuştum. Hava şuydu:
- Pazartesi sabah ilimizdeki bütün kurultay delegeleri toplanıp notere gideceğiz, olağanüstü kurultay isteyeceğiz!
Hazırlığın Türkiye ölçeğinde olduğunu gördük. İki günde 800 imzaya ulaşılacağı havası vardı.
Dün aynı kesimler art arda noter onaylı kurultay istemlerini attı. Bartın’dan Isparta’ya, Konya’dan Aydın’a, Eskişehir’den Kayseri’ye kurultay delegelerinin yüzde 90’ı notere gitmiş, cebinden 1200 lira verip olağanüstü kurultay istemini kayda geçirmişti.
Saat 16.00’da 500, 17.00’de 600’e ulaşılmıştı.
Süreci bu kadar ayrıntılı anlatmamızın sebebi şu:
Cumartesi günü Güvenpark’taki yüz binlerin öfkesi anlık bir tepki değil. Bu öfkenin parçası olan delegeler daha ilk günden notere koştu!
Kemal Bey, “Birkaç gün tepki gösterirler, sonra tıpış tıpış benim genel başkanlığımı kabul ederler” diye düşünüyor olabilir. Ancak kazın ayağı öyle değil!
Demokrasimizi, siyasal sistemi, CHP’yi ve Kemal Bey’i sadece kurultay kurtarır!
Başka bir çıkış yolu görünmüyor!
***
CHP çatısını ayakta tutan tabanın üzerinde yükselen 4 ayak var:
Parti meclisi, il başkanlıkları, Meclis grubu ve belediye başkanları!
Bu dört ayakta da seçilmiş genel başkan Özgür Özel’le yürüme iradesi çok yüksek.
Kemal Bey, yerel mahkemelerin tümümün reddettiği, bölge idare mahkemesi (BAM) kararı ve iktidar desteğiyle genel başkanlık koltuğunda oturuyor. Sonuna kadar zorlayacak görünüyor ama her şey bir yana, millete rağmen nereye kadar?
Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından bu yana iktidarın yaptığı tüm hesaplar çöktü.
İmamoğlu bir ayda unutulur dediler, hâlâ bitiremediler!
Özgür Özel taşıyamaz dediler, meydanlara çarptılar!
CHP’yi aşağı çekeriz dediler, birinciliğini korudu!
Milleti yolsuzlukla ikna ederiz dediler, geri tepti! Üstüne casusluk tüyü dikelim dediler, ellerinde kaldı!
Şimdi Kılıçdaroğlu üzerinden CHP’yi FETÖ’ye bulaştıralım diyorlar!
Görünen FETÖ de Kılıçdaroğlu’nun elinde kalacak!
Atılan adımları Atatürk’le karşılaştırmak şöyle olabilir:
Atatürk Saray’a kafa tutarak yürüdü, çanak tutarak değil!