Hangi hu-kukla?
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Hangi hu-kukla?

30.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Demokrasiye yönelik en büyük saldırılardan biri olan 21 Mayıs operasyonunun sonuçları henüz ortaya çıkmadı. Görünen uçta sadece CHP’nin başında hangi hukukla kalacağı tartışmalı bir yönetim var.

Daha ilk günden vurguladığımız gibi durum CHP’nin ötesinde! Demokrasinin ve ülkenin geleceğiyle ilgili yeni bir dönem başladı.

Kılıçdaroğlu bayramın ikinci günü evinin önünde dedi ki:

“Tedbir kararı kalkınca kurultayı yapacağız.”

Bu cümle her şeyi anlatıyor. Yazının başlığına da yanıt veriyor. Kemal Bey şunu söylüyor:

-Benim iradem yok! Tedbiri koyan uygun zamanda kaldırır, ondan sonra kurultay yapılır!

Daha ne desin?

Bu aşamadan sonra Kılıçdaroğlu’ndan kurultay beklemek, Kılıçdaroğlu’na da haksızlık!

***

İmamoğlu tutuklandığından beri hep vurguladık, CHP’ye yönelik üçlü saldırı var:

1- Tutuklama

2- Rozetleme

3- Butlanlama!

İlk ikisini aylardır yaşıyoruz. CHP’li belediye başkanlarının önüne iki seçenek koydular:

Ampullü rozet mi istersin demir parmaklık mı?

Üçüncüyle birlikte ilk iki seçenek bir üst evreye geçti. Aydın’dan Afyon’a tek tek uğraşmak yerine CHP’ye yeni bir genel merkez atayıp orayı transfer etme harekâtına giriştiler. Atama yönetimle ilgili Ankara kulislerinde konuşulanlar şunlar:

1- Butlan özellikle Ekim 2025’ten beri gündemde. Üç nedenle gecikti; Özgür Özel ve CHP tabanının direnişi, ekonominin etkileniş, YSK’nin hukukta ısrarı! YSK başkanı ve üyelerinin çoğu 2026’da değişince, kolaylaştı!

2- Bu zaman diliminde AKP’nin eski-meyen bakanları butlan bekleyenleri istim üstünde tutma işini üslendi. Önünde sonunda çıkacağı garantisini yinelediler.

3- Butlan yönetimi yerinde kalmak için yargısal sorun yaşamayacak. İstinaf kararı her türlü manevraya açık.

4- Butlan yönetimine karşı direniş yükselirse bunu bastırmak için gerekenler en sert şekilde yapılacak. Atama yönetiminden itiraz gelmeyecek. Cılız itirazlar olsa da sonucu etkilemeyecek.

5- Bu aşamalarla birlikte rejimde kimi monarşik adımlar atılmaya başlayacak. Bölge valisinden hallice davranan ABD büyükelçisinin önermeleri zemin bulacak. Özü şu; demokrasiyi kaldırın, laikliği sulandırın, üniter devleti gevşetin!

6- AKP-MHP ortaklığının DEM’le yürümesindeki topluma anlatılması zor dönemeçlerin, atama CHP ile aşılması için yeni yol haritası çizilecek. Böylece bu sürecin fedakârlığı eşit dağıtılacak. “Feda” kısmı atama CHP’ye, “kârlık” kısmı iktidar ortaklarına.

***

Kapalı kapılar ardında, karanlık kafalar arasında, yargı tokmakları altında yapılan bu hesaplar tutar mı?

Bu soruya iyimserlik-kötümserlik duygularıyla yanıt aramamak gerekir.

Bizim yanıtımız şu:

Tutmamalı.

Elbette farklı düşünenleri de dikkate almak gerekir ama nerdeyse tüm bayramlaşmalarımızın ilk konusu CHP idi. Kimi görüşmelerde bayramlaşmadan da önce bunu soruyordu insanlar.

Uğur Mumcu’nun sıklıkla kullandığı, son dönemde bizim de çok sık aklımıza gelen bir söz var:

İnsanlar yaptıkları kadar yapmadıklarından da sorumludur!

CHP’nin haziran ayı içinde kurultaya gitmesi, demokrasinin yaşayacağına ilişkin hayat belirtilerinin olması anlamına geliyor.

Gitmemesi halinde?

Başta vurguladığımız gibi olay CHP’nin ötesinde. O zaman bütün demokrasi güçlerinin işbirliğiyle yürümek gerekiyor.

Özgür Özel bugün saat 14.00’te CHP Ankara İl Binası önünde yurttaşlarla bayramlaşacak. Kızılay’da, Güvenpark’ın hemen yanında.

Bu bayramlaşmayı demokrasi bayramı için yeni bir başlangıç olarak görmek gerek!

Seçilmiş CHP yönetimi tek başına çare aramamalı. Bütün demokrasi güçlerini ortak hedefte yan yana getirmeli.

Hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz!