Yalanın bini bir para. Ağızlarına geleni söylüyorlar. Nasılsa doğru olmadığını söyleyenlerin sesini duyurabileceği mecralar sınırlı.
Yandaş yazarlardan biri diyor ki, “daha aday gösterilirken yakasından parti rozeti bizzat genel başkanı tarafından söküldü.”
Bir başkası diyor ki “Muharrem İnce, polemikte üstün çıkabilmek için gazeteci azarlıyor.”
Bir diğeri “Atatürk ile Öcalan posterleri arasında halay çekiyorsun.”
Durmuyorlar.
“Okyanus ötesinden sokma akıl”, “İnce’ye talimatı kim veriyor” diyerek kendilerince ‘FETÖ’ suçlaması yapıyorlar.
Korkuyorlar. Bunu da gizleyemiyorlar.
“Seçimden ziyade, var olup olamayacağımızın değerlendirmesidir” diye yazıyor biri. “Coğrafyamız savaş, terör, iflas, siyasi istikrarsızlıkla sarılmışken muhalefet bileşenleri Türkiye’yi yönetmeyi becerebilecek mi, bilmiyoruz korkuyoruz” diyor diğeri...
Hele biri var ki cemaatin kucağından kendisini AKP’nin kucağına atmış. Hepsinden daha ileri gidiyor. İnce’nin Demirtaş’a ziyaretinin “midesini bulandırdığını” yazıyor. “Diyarbakır’da Demirtaş’ın evinde hanımının yaptığı çayı içmesi, 7 Haziran’da Demirtaş’a saz çaldırmanın ötesinde bir istismardır” diye devam ediyor. O kadar bol keseden sallıyor ki. Neresinden tutsan dökülüyor. Hani Muharrem İnce gitmedi eşi gitti Başak Demirtaş’ı ziyarete. Muharrem İnce de gidebilirdi elbette. Ama muhterem onu bile izlememiş. Oturmuş döşenmiş, muhtemelen beyaz çay içmedikleri için kızmıştır.
Bir başkası ‘katil’e benzetiyor:
“Şimdi bıyık altı gülerek ‘otomobil teknolojisi eski’ diyorlar ya. Cesedin başında, elindeki bıçağı unutarak, ‘vallahi ben öldürmedim’ diyen katile benziyorlar bu halleriyle.”
Sorsan, hepsi de ülkenin geleceğini düşünen ‘gazeteci’ olduklarını söyler.
Ama artık bunu da kimse yemiyor…
Korkuyorlar. Haklılar da. Çünkü gidiyorlar artık. Gidişlerinin hızlandığını gördükleri her gün daha da korkuyorlar.. Korktukça yalpalıyorlar, şaşırıyorlar, yalan yanlış ağızlarına ne gelirse söylüyorlar…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “istihbarattan aldığı bilgiye göre” Muharrem İnce’nin Diyarbakır mitingine katılanların neredeyse tamamına yakınının HDP’li olduğunu söylüyor. Mitingde birkaç Türk bayrağının yanı sıra ‘yabancı’ bayraklar olduğunu söylüyor. HDP bayrağı diyemiyor. Kendince yine bir algı operasyonu yapıyor…
Muharrem İnce, ezberlerini bozdu. Beklemedikleri bir rüzgâr yakaladı. Şimdi de onları asıl korkutan şey oldu.
Seçmen ittifakı; ketılların kardeşliği…
Evet HDP, Millet İttifakı’nda yer almadı. Ama seçmen, ittifakı miting meydanlarında kurdu.
Bir yandan seçmeni kandıracaklarını sanarak “Kürt kardeşlerimiz de Erdoğan’ı desteklemelidir. Kürt meselesinde yapılan her şeyi Erdoğan yapmış, her reformu Erdoğan gerçekleştirmiş, her hizmeti Erdoğan getirmiştir”, “Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur” diyorlar ya. Kendilerini bile kandıramıyorlar artık.
Öyle olsa Diyarbakır mitinginden bu kadar korkmazlardı.
İnce’nin Kayseri mitingine “Yaşasın ketıl kardeşliği”, “İki ketıl bir olunca prompter bozulur” yazılı pankartı almamaları da bu yüzden…
Sayın Erdoğan, istihbarat birimlerini boşa çalıştırmasın seçmen raporu kendisi yazıp verdi, buradan okuyabilir:
“Yaşasın ketılların kardeşliği.”
Ve o ketıllardan gelen mesaj açık, net: Huzur, barış, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, iş, aş…
Ayşe Yıldırım
Son Köşe Yazıları
Yaşasın ketılların kardeşliği
Yazarın Son Yazıları
Son bir soru ve veda
Son bir soru ve veda
Devamını Oku
13.09.2018
‘Taş devri’ne hoş geldiniz
‘Taş devri’ne hoş geldiniz
Devamını Oku
06.09.2018
Siyasal yangın
Siyasal yangın
Devamını Oku
30.08.2018
İnsanlık da kaybedilmesin diye...
İnsanlık da kaybedilmesin diye...
Devamını Oku
23.08.2018
Papazı verip zamları alacağız
Papazı verip zamları alacağız
Devamını Oku
16.08.2018
Ülke elden gitmiş kimin umurunda
Ülke elden gitmiş kimin umurunda
Devamını Oku
09.08.2018