Okul zorbalığı
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Okul zorbalığı

12.04.2026 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Son yıllarda ülkemizde okul zorbalığı arttı. Yeni ortaya çıkmaya başlayan çocuk çeteleri akranlarını öldürüyorlar, öldürdüklerinin ailelerini tehdit ediyorlar. Görünür hiçbir husumet olmadan bir lise öğrencisi Fatma öğretmenimizi, sadece morali bozuk olduğu için öldürdü. Bu öğrencinin o güne kadar okulda sürekli bıçak taşıdığı anlaşıldı.

OKULDA ZORBALIK

Okul zorbalığı, kendi akranlarına fiziksel veya duygusal açıdan sistematik olarak zarar veren saldırgan davranışlara verilen addır.

Bence iş ortamlarında veya okullarda rastlanan bezdiri (mobbing) olayında çoğunlukla açıkça görülmeyen bir saldırganlık atmosferi vardır. Zorbalıkta (bullying) ise açıkça görülen, en azından mağdurun gördüğü bir saldırganlık vardır. Bezdiri zamanla zorbalığa dönüşebilir.

Okul zorbalığına akran zorbalığı adı da verilir. Ancak okul/akran zorbalığı akran çatışmasından farklıdır. Akran çatışması denk güçler arasında sergilenir, süreklilik arz etmez.

Okul zorbalığı farklı görünümlerle ortaya çıkar: İsim takma, alay etme, çarparak elindekileri yere düşürtme, çelme takma, vurma, eşyalarına zarar verme, parasını alma, arkadaşını ailesine zarar vermekle tehdit etme, hatta hayatına kastetme olabilir. Bu konu “Sineklerin Tanrısı” adlı romanda çok güzel işlenmiştir.

Okul zorbalığında kötü niyet vardır. Kurban titizlikle seçilir, zorbalık süreklilik gösterir ve güçlünün zayıfa saldırması söz konusudur. Ancak Yaman ve arkadaşları zorbalığın süreklilik arz etmesinin çok da önemli bir ölçüt olmadığı, kısa süren ama mağdurda derin iz bırakan zorbalıkların da bulunabildiği görüşündedirler.*

Okul zorbalığı ilk kez İsveç’te incelenmeye başlanmıştır. Ülkemizde konuyu ele alan pek çok bilim insanı vardır; bunlardan bazıları Abacı, Alikaşifoğlu, Ercan, Ateş, Yağmurlu, Çınkır, Karaman-Kepenekçi, Bilgin, Pişkin, Dölek, Hiloğlu, Kartal, Kapçı, Koç, Özkan, Satan, Topçu, Yurtal’dır.

Kimlerin zorbalığa uğrama ihtimalleri yüksektir? Kesin kural olmamakla birlikte okula yeni gelenlerin, kavgaya istekli olmayanların, çekingenlerin, zayıf, şişman, kısa veya uzun boylu olanların, gözlük takanların, farklı ırktan, dinden, mezhepten olanların veya eşcinsellerin zorbalığı uğrama ihtimalleri yüksektir.

ÖĞRETMEN ZORBALIĞI

Akran zorbalığı olmayan, ancak okullarda rastlanan bir zorbalık türü öğretmen zorbalığıdır. Öğrenciler sıklıkla “Hoca bana taktı” derler. Bunun bir kısmı savunma mekanizmasıdır, bir kısmı ise gerçektir. Bu konu Nuri Bilge Ceylan’ın “Kuru Otlar Üstüne” adlı filminde çok güzel işlenmiştir. 60’lı yıllarda Ankara Yıldırım Beyazıt Lisesi’nde annem Sabahat Dökmen öğretmendi. Bir öğretmen senenin ilk gününde adı Türkçe olmayan bir öğrencisine hangi ırktan olduğunu sormuş, aldığı cevaptan memnun kalmamış ve not defterini çıkarıp ona, “Senin sene sonu notun 1” demiş. Bu durumu öğrenen annem yapılan bu haksızlığı idareye şikâyet etmişti.

OKUL ZORBALIĞI NİÇİN ARTIYOR?

Konuya bağlantısallık açısından bakarsak okullarımızda akran zorbalığının artma nedeni ülke genelindeki öfkeli atmosferin, özellikle siyasetteki öfkeli etkileşimlerin, haberlerdeki dövüşme görüntülerinin ve televizyon dizilerindeki maganda zorbaların gençlere kötü örnek olmasıdır. Bir hanımefendinin sosyal medyada, “Biz artık doktor dövüyoruz” diye övünmesi gençleri kışkırtmıştır. Doktoru dövemeyen, arkadaşını veya öğretmenini döver. Anne-babaların çeşitli konularda, örneğin yemek yeme konusunda çocuklarını zorlayıcı tavırları da onları model alan çocukların okul zorbalığına neden oluyor olabilir.

OKUL ZORBALIĞI NASIL ÖNLENİR?

Konu iki maddede ele alınabilir. Öncelikle okul yöneticilerine, psikolojik danışmanlara görev düşmektedir. Bazıları “Zorbayla öğrenci kendisi baş etsin” der. Bu yanlıştır. Esnafa, “Sizden haraç toplayan mafyayla kendiniz başa çıkın” demek gibi anlamsız bir öneridir. Mafyayla devlet başa çıkmalıdır.

İkinci olarak mağdur öğrencinin güçlendirilmesi, özgüveninin, girişkenliğinin artırılması gerekir. Mağdur öğrencinin kabuğuna çekilmemesi, sosyalleşmesi, zorbalık uygulamayan arkadaşlarıyla iletişim kurması sağlanmalıdır. Ailesi ve öğretmenleri, aşırıya kaçmadan onunla ilgilenmelidir.

Yıllar önce bir okul servisinden ortaokul öğrencisi bir kız çıktı. Duvarın üzerinde oturan yaşıtı bir erkek öğrenci ona “Şişko!” diye seslendi. Kızın gözleri çakmak çakmak oldu “Ben şişman olduğumu zaten biliyorum, bir de senin söylemene gerek yok” dedi. Hem üzüldüm hem de kızın girişkenliğine sevindim. O geleceğin güçlü kadınlarından birisi olacaktı.

* Yaman, E., Eroğlu, Y. ve Peker, A. (2011). Başa Çıkma Stratejileriyle Okul Zorbalığı ve Siber Zorbalık. İstanbul: Kaknüs Yayınları.

Yazarın Son Yazıları

Okul zorbalığı

Okul zorbalığı

Devamını Oku
12.04.2026
Songül ve Mahmut Telli

Zülfü Livaneli, “Serenad” isimli romanında “Türkiye’de her ailenin bir hikâyesi vardır” der. Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşı, Sarıkamış, Kurtuluş Savaşı, 12 Mart’ın mağdurları, 12 Eylül’ün muğlak kayıpları ve türlü felaketler bu duruma neden olmuştur. Acısıyla, tatlısıyla kendine özgü hikâyesi olan bir Türk ailesi de Telli ailesidir. Songül ve Mahmtu Telli çiftinin Cenk ve Cem adlı iki oğulları olmuştu. Ailenin başına gelen felaket Cenk’i 19 yaşındayken Almanya’da bir trafik kazasında kaybetmeleriydi.

Devamını Oku
05.04.2026
Zorbalık

Zorbalık

Devamını Oku
29.03.2026
Binek taş kadar pırlanta

Kadın cinayetlerini durdurma çabası, kısıtlı çevrelerdeki kınama seanslarından sıyrılıp İstanbul Sözleşmesi gibi hukuki güvencelere ve toplumsal bağlantısallık ilkesine dayanmak zorunda. Siyasal üsluptaki öfke dilinden televizyon dizilerindeki silah güzellemesine kadar her ayrıntı, şiddeti bir yaşam biçimi olarak meşrulaştırıyor. Gerçek çözüm ise ekonomik iyileşme ve eğitim reformuyla desteklenen topyekûn bir kültürel değişimde yatmaktadır.

Devamını Oku
15.03.2026
Çocuk çeteleri

Çocuk çeteleri

Devamını Oku
22.02.2026
Balım kız, dalım oğul

Çocukluğun o hışırtılı radyo günlerinde, radyo başından ayrılmayan bir neslin belleğinde iz bırakan bir ses: Dr. Ceyhun Atuf Kansu’nun Anadolu coğrafyasını, bitkilerini ve kültürünü destansı bir üslupla anlattığı o unutulmaz radyo konuşmaları, Cumhuriyet’i ve Anadolu’yu selamlıyordu.

Devamını Oku
15.02.2026