Bu yurdu sevmemek mümkün değil!
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Bu yurdu sevmemek mümkün değil!

31.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Benim vazgeçemediğim bir huyum vardır, ne zaman yurtdışına çıksam dönüşte ağlarım. Gezip gördüğüm yerlerle kıyasladığımda, ülkemin uygarlıklar açısından zenginliğine yeniden şaşırıp, bu zenginliğin pek de bilinmediğini düşündüğümden ağlarım. Şimdi bunu açıklamaya çalışacağım. Sakın alınmak yok.

Diyelim ki ben Peru’dan Machu Picchu’dan (kralların sayfiyesi) yeni dönmüşüm. Machu Picchu’yu her gün 4 bin turist geziyormuş. Evet ilgi odağı olması gereken bir yer ama o kadar işte. Oysa yıllar önce ülkemizi doğudan batıya karış karış gezmeye niyet eden gezgin bir çifte rastlamıştım. Adeta dehşet içindeydiler çünkü işlerinden 3 aylık bir izin almışlardı ve iki ayda ancak Ağrı’dan Kapadokya’ya gelebilmişlerdi.

Hakkâri’de rastladıkları kral heykellerinin neden yarı çıplak olduğunu ve sadece bir şarap matarası taşıdığını çözememişlerdi. Biraz yardım ettim. Hakkâri, en eski uygarlıkların kentlerinden biriydi ve daha sonra Büyük Roma İmparatorluğu’nun uç kalelerinden biri olmuştu. Kralların neden sadece şarap matarası taşıdığını ben de bilmiyordum ama Anadolu’nun geçmişte bir şarap ve bira ülkesi olduğunu biliyordum. Çünkü öyle verimli bir toprak parçasıydı ki üzümün en âlâsı, arpanın en verimlisi bu topraklarda yetişirdi. İlk Hıristiyanların düşmanlarından kaçıp yerleştikleri Kapadokya bir şarap cennetiydi. Bizim en yakın atalarımız Bin Tanrılı Hititler de sefa düşkünüydü ve birasız güne başlamazlardı.

Ne güzel zamanlarmış değil mi? Neyse ki Anadolu’da hâlâ evlerde şarap yapma geleneği sürüyor, bira da artık evlerde demleniyor. Yani sözümün başına geliyorum, biz bu ülkeyi hak ediyor muyuz?

Bir şeye çok seviniyorum. Paramız pul oldu ya, artık halkımız ülkesini tanımadan Paris, Roma, Singapur’u gezmeyi bıraktı. Şimdi Güneydoğu Anadolu turları tıklım tıklım dolu, Kars yolculuğu kışın olmazsa olmazı oldu. Kars’a gittiğimde çok duyduğum bir söz vardır: “Şu Ruslara çok kızıyoruz. 30 yıl kaldılar, kent dünya kenti oldu. Niye gelmiyorlar ki? Yapılacak daha çok iş var.” Kızmayın Kars’taki o güzelim binalar, heykeller, yollar Ruslar tarafından yapılmış. Yani Anadolu’da birkaç kent dışında Osmanlı buralara uğramamış. Neyse ki Selçuklular varmış da Erzurum, Kayseri, Konya, Alanya güzelim oymalı camilere, medreselere, kervansaraylara kavuşmuş. Osmanlı için Anadolu vergi toplanan ve askere çağrılan insanların ülkesi olmuş. Matbaanın kurulmasını geciktiren, dünyanın saygı duyduğu Piri Reis’in kafasını uçuranlar da hep Osmanlı. Bergama Sunağı’nı Almanlara hediye eden de Osmanlı padişahı.

Ecdadımız Osmanlı diye övünenler, ecdadımız 42 uygarlığı yok sayıyorlar. Neyse ki Halikarnas Balıkçısı’nın ve arkadaşlarının inanılmaz mücadelesi ve arkeoloji sayesinde uygarlığın yeşerdiği toprakların artık Anadolu olduğu kabul edildi. Yani sadece Afrodisyas ve Efes antik kentleri binlerce gezgini, geçmişe meraklı insanları şaşırtmaya yeter.

Mardin Midyat’a gidip ay tanrısının en muhteşem tapınağı Dara Harabelerini, Şanlıurfa’ya gidip Soğmatar Harabelerini görmediyseniz işiniz zor. Dara Harabeleri mason toplantılarının yapıldığı ilk yer. Soğmatar ise benim ve birkaç arkadaşımın keşfi sonrası artık tabelası olan ve yolu kolayca bulunan bir yer oldu. Övünüyorum.

Sümela Manastırı’nın zenci İsa’sını görmeyenler olabilir. Karadeniz yaylalarına gidenler üşenmesinler, şu zenci İsa’yı bir görsünler.

Şimdi neden ağladığımı anladınız mı? Böylesine muhteşem bir ülkede yaşarken ülke insanı yanı başındaki müzeyi ziyaret etmiyor. Büyük çoğunluğun yaşadığı bölgedeki antik kentlerden haberi yok. Tarihi bilgi sadece padişahların kazandıkları topraklar. Peki bu topraklar neden kaybedilmiş? Hiç kimse sormuyor! Osmanlı da Osmanlı! Evet gelelim işin püf noktasına. İlk zamanlar İpek Yolu bizim topraklardan geçtiği için işler kolaymış ama 18. yüzyıldan itibaren Batı, denizlere açılmaya başlamış ve İpek Yolu geride kalmış. Denizlere açılmayan, fetvalarla idare edilen Osmanlı yavaş yavaş zayıflamaya ve toprak yitirmeye başlamış. Bir de Sanayi Devrimi gelmiş ve işler iyice kötüleşmiş. Şimdi hep birlikte ülkemizin 42 uygarlığına sahip çıkma zamanıdır. Okullarımızda yepyeni bir tarih okutulmalıdır. Tıpkı dünyanın her yerinde olduğu gibi çocuklar yörelerinde antik kentlere, müzelere götürülmelidir. Ancak o zaman vatan sevgisi çocukları bulur. Yazımı hep söylediğim bir sözle bitirmek istiyorum: “Uzakta bir köy var, görmesek de gitmesek de o köy bizim köyümüzdür.” Hayret, neden görmediğimiz, gitmediğimiz bir köy bizim olsun? Bize miras kalan topraklardaki geçmiş hayata dokunun, binlerce heykelin yanından geçin, o heykeller kulağınıza en güzel sözleri fısıldayacaklardır. İşte o zaman aşk başlayacaktır. 

Yazarın Son Yazıları

Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025
Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Devamını Oku
27.04.2025
Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Devamını Oku
20.04.2025
Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Devamını Oku
13.04.2025
Boykotun sessiz çığlığı

Boykotun sessiz çığlığı

Devamını Oku
06.04.2025
Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Devamını Oku
30.03.2025