Onun izinde... - Prof. Dr. Doğan Soyaslan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Onun izinde... - Prof. Dr. Doğan Soyaslan

20.09.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Eylül ayının başında yapılan Kara Harp Okulu’ndaki yemin töreninde genç teğmenler “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” haykırışında bulundular. Bunun anlamı Mustafa Kemal’in eylem ve söylemlerini kendilerini de uygulayacak olmalarıdır. Neden “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, tarihe bir bakalım.

Mustafa Kemal’in eğitim yılları etnik milliyetçiliğin yoğun olduğu Balkanlar’da geçti. 1899’da Manastır Askeri İdadisi’ni, 1902’de Harbiye’yi bitirdi. 1905’te kurmaylık öğrenimini tamamladı. Şam’a tayin oldu; Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. 1907’de Selanik’e tayin edildi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi. Ordunun politikaya girmesine karşı olduğu için ittihatçılarla uyuşamadı. İstibdada karşıydı. 1909’da Hareket Ordusu’nda görev aldı. 1911’de Trablusgarp’a gönüllü gitti. Gözüne şarapnel isabet etti. İtilaf Devletleri 1915’te Çanakkale Boğazı tabyalarına saldırdı. Mustafa Kemal’in komutasında saldırı püskürtüldü. Ardından Doğu Cephesi’ne atandı. Ağustos 1916’da Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri aldı. 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandı. İstanbul ve tüm ülke işgal edilmeye başladı. Yunanlar 1919’da İzmir’e asker çıkardılar. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı ve oradan Amasya’ya geçti. 21-22 Haziran 1919’da vatanın bütünlüğü ve milletin istiklalinin tehlikede olduğunu, milletin istikbalini milletin azim ve kararlılığının kurtaracağını, bunun için Sivas’ta bir kongre toplanması gereğine ilişkin bir tamim yayımladı.

MUSTAFA KEMAL’İN MÜCADELESİ

Önce Erzurum, sonra Sivas Kongresi toplandı. 1920’de İstanbul işgal edildi. 23 Nisan 1920’de TBMM kuruldu. Batı Anadolu’da Yunan ordusunun işgali sürüyordu. Kuvayı Milliyeciler düzenli orduya dönüştürüldü, Batı Cephesi Komutanlığı kuruldu. Temmuz 1921’de Kütahya ve Eskişehir düştü. 4 Ağustos 1921’de gizli oturumda TBMM tüm yetkilerini üç ay süreyle Mustafa Kemal’e devretti. 23 Ağustos’ta Yunan güçleri, Sakarya savunma hattına dayandılar. 22 gün süren Sakarya Meydan Savaşı’ndan sonra Mustafa Kemal büyük bir saldırı ile Yunanı denize dökmeyi düşünüyordu. Bunun için bir yıl hazırlanmak gerekti. Meclis Temmuz 1922’de Başkomutanlık yetkisini süresiz uzattı. Ağustos 1922’de taarruz emri verildi. 3 Ağustos 1922’de Dumlupınar savaşından sonra Türk ordusu 9 Eylül 1922 günü İzmir’e girdi.

1 Kasım 1922’de saltanat kaldırıldı. Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasının ilk adımı atıldı. Vahdettin Kasım 1922’de İngiliz zırhlısı ile İstanbul’dan ayrıldı.  24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalandı. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. Mustafa Kemal, Cumhuriyetin insanlara devlet idaresi için sorumluluk yükleyen en ideal rejim olduğuna inanıyordu. Cumhuriyetten vazgeçilemezdi. Cumhuriyetin korunmasını gençliğe emanet etmişti. 3 Mart 1924’te Hilafet kaldırıldı; eğitim ve öğretim birleştirildi. Medrese eğitimine son verildi. Bilime dayanan eğitim sistemine geçildi. 1926’da Türk Medeni Kanunu kadın ve erkeğin eşitliğini getirdi. Mustafa Kemal’e göre kadın ve erkek bir bütünün parçalarıdır ve beraber yükselebilirlerdi. 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Devletin akıl ile toplumsal ihtiyaçlara göre yönetileceği esası benimsendi. Mustafa Kemal gücünü Türk ulusundan alıyordu. 

SONUÇ

Görülüyor ki Mustafa Kemal ekonomik yokluk içinde canı pahasına, ülkesi elinden alınmak istenen bir halka önderlik etmiş, düşmana teslim olmuş bir ortaçağ saltanatını kaldırmış, yerine akıl ve özgürlüğe dayanan, laik, modern bir cumhuriyet kurmuştur. Avrupalıların 100-200 senede kurabildikleri laik Cumhuriyeti, Mustafa Kemal 15-20 sene içinde kurmuştur. Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyen teğmenler bu ülkenin toprak bütünlüğünü, milletin bağımsızlığını ve laik Cumhuriyeti kanları pahasına koruyacaklarına yemin etmektedirler. İnsan aklının özgürlüğü ve Cumhuriyetler insanlığın kanlı mücadelelerle yavaş yavaş geldiği son aşamadır. Özgürlükten ve Cumhuriyetten vazgeçmek milletin yeniden karanlığa gömülmesi demektir. 

Cumhuriyete sahip çıkmak sadece teğmenlerin değil, tüm halkın görevidir. Özgürlük ve sorumluluk toplumsal ilerlemenin temelidir. Cumhuriyete bağlılık siyasi iktidarın meşruiyet sebebidir. AKP, Cumhuriyetin sağladığı olanaklarla iktidara gelebildi. Cumhuriyet değerlerinden epeyce uzaklaşıldı ama Cumhuriyet yıkılmadı. Cumhuriyet herkese lazımdır. Cumhuriyete bağlılık yemini edenlere karşı kimse soruşturma açamaz, açmamalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025