Umut hakkı konusu ve bağlı sorunlar - Hamdi Yaver Aktan
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Umut hakkı konusu ve bağlı sorunlar - Hamdi Yaver Aktan

31.10.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ölüm cezasının kaldırılmasına ilişkin 5218 sayılı yasanın 11. maddesi, ölüm cezasına mahkûm olmuş olanların cezasının “kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına” dönüştürmüştür. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu da  5218 ve 4771 sayılı yasalara gönderme yaparak müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüş terör suçlularının koşullu salıverilmeden yararlanamayacaklarını, haklarındaki ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezalarının ölünceye kadar devam edeceğini öngörmektedir. 

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’a (İnfaz Kanunu) göre de “...bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet halinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.” (M. 107/16, Geçici madde 2)

‘VİNTER KARARI’

Belirtilen düzenlemelere göre ölüm cezasından dönüşen ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ile bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan verilen aynı nitelikteki cezaların infazında koşullu salıverilme hükmü uygulanmayacak, infaz yasaların düzenlemesiyle hükümlü, “ölünceye kadar”, “hayatı boyunca” devam edecektir.

Kara Avrupa’sından İtalya ve Almanya anayasa yargısında bu kadar uzun süreli infaz onlarca yıl önce gündeme gelmiş ve tartışılmıştır. Avrupa Konseyi nezdindeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ilk kez Birleşik Krallık yurttaşlarının başvurusu üzerine karar vermiştir. Öğreti ve süren içtihatlarda “umut hakkı” olarak adlandırılan ve ilk olma özelliği olan Vinter kararı AİHM’in “Büyük Dairesi”nce 09.07.2013 tarihinde (Başvuru no 66069/09, 130/10 ve 3896/10) verilmiştir.

AİHM kararda bazı saptamalar yapmıştır: Öncelikle iç hukukta cezanın, koşullu salıverilmeye elverişli olup olmadığı, infazın durdurulmasının olanaklılığı ile bir başka cezaya dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini incelemiştir. Ayrıca Vinter kararında önceki iki kararından ayrılmıştır.

Bu nedenle Vinter kararı, kapsamı göz önüne alındığında ilk karardır. Mahkeme Vinter kararında “iç hukuktaki belirsizlikleri, cezanın indirilebilir olduğunu kanıtlamak için yeterli bulmamıştır.” (Erdi Yetkin, Vinter ve Diğerleri v. Birleşik Krallık Davasından..., İzmir Barosu Dergisi, Eylül 2019, s.229) Bu gerekçeyle iç hukukta devlet başkanının af yetkisinin mevcudiyetini yeterli görmemiştir. AİHM daha sonra söz konusu içtihadını geliştirmiştir. 

ALEYHTE ÜÇ KARAR

Umut hakkı kapsamında Türkiye ile ilgili ilk kararı 18.03.2014 tarihinde veren AİHM, Vinter kararındaki ilkelerine gönderme yapmıştır. Kararda başvurucunun koşullu salıverilmeden, iç hukuktaki düzenlemeler nedeniyle, yararlanamayacağını saptadıktan sonra cumhurbaşkanının cezayı hafifletme, kaldırma yetkisini (AY, m. 104) salıverilme umudu olarak görmemiştir. 

Sonuçta sözleşmenin, işkence yasağı başlıklı 3. maddesine aykırılıktan ihlal kararı vermiştir. Söz konusu karardan sonra AİHM tarafından Türkiye aleyhine üç karar daha verilmiştir. 

AİHM, ihlalin zamanını da “cezanın hükmedildiği an” şeklinde belirlemektedir. Salıverilme için ilk incelemenin 25. yılda yapılmasını kararlaştıran AİHM, söz konusu süreden sonra yapılan incelemelerde 30. yıl sonrası ihlal kararı vermemiş, 40. yıldan sonraki incelemede ise ihlal kararı vermiştir.

Anayasa Mahkememizin “umut hakkı” kapsamında herhangi bir kararı bulunmamaktadır. Sadece bir kararın da sözleşmenin 3. maddesi uyarınca hak ihlali kararı verilmesi gerekliliğine bir üye karşı oy yazmıştır.

AİHM’in içtihadı karşısında anayasamızın 90/son fıkrasının hemen gündeme gelmeyeceği ifade edilmiştir. (Tolga Şirin, Umut Hakkı ve Yanlış Bilgiler) Bu görüşün tartışılması gerekliliğine işaret etmekle yetinmek istiyoruz. 

YASAL DÜZENLEME

Asıl sorun ne yapılabilir; düzenleme yapılmaması halinde sonuç ne olur sorulmalıdır. Öncelikle belirtilmelidir ki AİHM’in iç hukuktaki düzenlemeler karşısında ihlal kararları vereceğinin kesin olduğu belirtilmelidir. Ayrıca ağırlaştırılmış müebbet ağır cezalarına hükmedilenlerin yurtdışında olmaları halinde Avrupa Konseyi üyelerini iadede direnç göstermeleri olasıdır. Davaları devam edenleri de vermeyebilirler. 

İç hukukta AİHM içtihadı doğrultusunda düzenleme yapılması halinde çelişkilerin çıkması iddialı bir öngörü sayılmamalıdır. İnfaz Kanunu’na göre ölüm cezasından dönüşen ve bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezalarında 30 yıl hapis yattıktan sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (İnfaz Kanunu m.107/2.) Umut hakkı kapsamında, yazımızın başındaki yasal düzenlemelerin kaldırılması ve 25 yıl infaz kabul edilmesi durumunda daha az nitelikli ceza alanlarla eşitsiz sonuç doğuracağından infaz sisteminin yeniden düzenlenmesi gerekecektir. Kuşkusuz ki olası düzenleme, kişiye özel yasa çıkarılamayacağından aynı konumdaki tüm hükümlüler için geçerli olacaktır!

Yazarın Son Yazıları

MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025