Bodrum bitmez...

Bodrum bitmez...

03.10.2024 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlar, hayatımda ilk kez, yazı yazmadan iki hafta tatil yaptım. Çok iyi geldi! Sakın yukarıdaki başlığa bakıp, fazla da umutlanmayın. Çünkü bir sonraki yazımın başlığı “Bu gidişle Bodrum biter” olacak. Ancak, hazır enerji depolamışken önce güzellikleri paylaşmak istedim. Cumhuriyet gazetesi yazarı olarak yeni belediye başkanı Tamer Mandalinci’yle röportaj talebime bir türlü yanıt alamadığımdan her iki yazıda da sadece gözlemlerime dayanacağım. 

Bugün “Bodrum bitmez” diyorsam, bu, orada canla başla çalışan bir avuç insan ve nicedir yerleşmiş kimi kurumlar sayesindedir. Kent konseyi, Heredot Kültür Merkezi, Yelken Kulübü, Dibeklihan, kadın kuruluşları, çeşitli sanat galerileri gibi kurumlar ve The Bodrum Cup onursal başkanı, kentin markalaşmasını sağlayan Erman Aras; Deniz Müzesi müdürü, yaratıcı projeler ve yayınlar gerçekleştiren Selen Cambazoğlu ve her yanlışa haksızlığa tepki verme gücüne sahip, gönlümün toplumsal ilişkiler müdürü Ayşe Temiz ilk aklıma gelen isimler. 

TÜRKİYE’DE BİR İLK 

Türkiye’de ilk kez çevre temalı bir Sualtı Parkı kurulmakta Bodrum’da. Heyecan verici. Daha önce çeşitli sualtı parkları kuruldu, kaldırıldı, geçici sergiler yapıldı ama çevre dertleri yoktu. 

Dikkatli okurlar anımsar: 2 yıl önce, Karaada-Kaçakçı Koyu’nda, “Sular Yükseliyor” temalı geçici sualtı sergisisini sizlerle paylaşmıştım. Şimdi kalıcı ve uzun soluklu bir proje gerçekleşiyor. Adını Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’den alıyor. Mavi Sürgün Sanat Projesi. Uluslararası nitelikli. Blue Exile Art Project (BEAP)... Projenin bilim danışmanı Dr. Mert Gökalp. Ben bilgileri Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu’ndan aldım. 

Amaç: halk dilinde “erişte” ya da “deniz çayırı” denen Posidonia çayırlarını korumak! Çünkü onlar oksijen depomuz. Onlar denizlerin akciğerleri. Soluduğumuz havayı onlara borçluyuz. “Gelsin beach club’lar, özel plajlar, kaldırın atın onları” derseniz, denizdeki ve karadaki yaşamı da yok ediyorsunuz! Ayrıca turizmi çeşitlendirme, tüplü dalış sektörüne katkı sağlama ve sualtı güzelliklerimizi tanıtma da hedefleniyor. 

Posidonia çayırlarının en çok zarar gördüğü koylardan biri Adaboğazı ile Akvaryum Koyu ve çevresi. Çünkü günübirlik gezi tekneleri ve özel tekneler en yoğun orayı kullanıyor. Yaz başında ilk heykeller oraya yerleştirilmiş. Gittim gördüm . (Dalmak şart değil, şnorkelle de görülüyor) harika bir etki...

TEMAMIZ: TİRHANDİLLER 

Şu anda Mavi Sürgün projesinin ikinci etabı gerçekleşiyor: Bu kez tema “Tirhandiller ve Batıklar”. Sanatçılar Bülent Çınar, Ege Kolcu, Genco Gülan, İrfan Aydın’ın heykelleri Bitez yakınında Görecek Adası’nın önüne 15 Ekim’de yerleştirilecek. 

Bodrum Belediyesi Çırkan Pazar Yeri’nde çalışmakta olan sanatçıları ziyaret ediyorum. Üçü Muğla mermeritle çalışıyor: Hoca Bülent Çınar, koca mermerden yan dönmüş, susuzluktan çatlamış bir tekne ve tekneye düşmüş dev bir su damlasını oymakta... Çalışmalarını yakından izlediğim Genco Gülan, devasa bir Kuros heykeli yontmakta. Yunan dilinde genç delikanlı heykeli, çıplak ve meğer bizim buralarda da varmış... Bana söz verdi bir de kadın heykeli yapacak! Ege Kolcu işitme engelli olağanüstü bir sanatçı! Beni kendisine hayran etti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nü bitirdikten sonra İtalya’da Carrara Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlamış. Onun eseri, sağır dilsiz dilinde el işaretiyle “tekne” demenin dev ölçekte büyütülmesinden oluşuyor. Yani kendi dilinde bir heykel. Çok çarpıcı. 

Bu heykeller deniz ekosistemine zararı olmayan malzemeden ve deniz canlılarının tutunmalarına elverişli şekilde yapılıyor. Yani yeni yaşamların başlamasına, biyolojik çeşitliliğin çoğalmasına katkı sağlıyor. Böyle olunca da Bodrum elbet bitmez! 

Bodrum Belediyesi, Deniz Müzesi ve Rotary 2440. Bölge’ye bağlı Mavi Ege Denizi Rotary Kulübü proje ortaklığında hayata geçirilen BEAP Bodrum Sualtı Parkı projesinin birçok sponsoru var. Muğla Valiliği, Bodrum Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi destekliyor. Bu 2. etaba Fransa Kalkınma Ajansı ev sahipliğinde, METIS Fonu ve Akdeniz’de sürdürülebilir kalkınma açısından Bodrum-Korsika arasındaki işbirliği çalışmalarına, Project Posidonia işbirliğinde katkı veriliyor.

Projenin tüm aşamaları Mert Gökalp tarafından çekilen belgeselle dünyaya yayılacak çeşitli platformlarda gösterilecek.

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025