Hepimiz oradaydık

Hepimiz oradaydık

30.01.2025 04:01
Güncellenme:
Takip Et:

Hayır yok, bu kadarı yetmez.” Yazıya bugün böyle başlayabilirdim. “Madem artık hukuk adalet hak getire, kaybettiğiniz tüm belediyelere kayyum atayın, canınızı sıkan tüm gazetecileri gözaltına alın, ele geçiremediğiniz tüm sanatçıları tutuklayın” diye ciddi (!) önerilerde bulunabilirdim.

Hoppala! Hakaret de diziler de Gezi’ye bağlandı! Şaşırdık mı” diye sorabilir; “Barış’a, Şirin’e, Muhteşem Süleyman’a dokunma” diye slogan atabilirdim. Ama içimden komiklik yapmak gelmiyor!

Çetin Altan’ı anıp “Canım bugün yazı yazmak istemiyor” deyip bitirebilirdim.

Bunlar yerine Hatay’ın seçilmiş TİP milletvekili, halen hapiste tutulan Can Atalay’ın geçen yıl yayımladığı mesajı paylaşmayı yeğledim.

BUNCA KORKULAN GEZİ NEDİR?

2013 yılı, İstanbul’da Gezi Parkı’nda başlayan ve kısa sürede tüm ülkeye yayılan büyük protestonun yılıydı. 2013 yurttaşların, kamusal alanlarımızın, doğanın ve halkın taleplerinin yok sayılmasına karşı güçlü bir tepki gösterdiği yıldı.

Taksim Dayanışması, mimarlar, şehir plancıları, avukatlar, kent hakkı savunucuları, ekoloji örgütleri, toplumsal mücadele örgütleri ve siyasi partilerin oluşturduğu geniş bir koalisyondu. Amacı, Gezi Parkı, AKM başta olmak üzere kent hakkını ve aynı zamanda demokratik haklarımızı savunmaktı. Taksim Dayanışması olarak barışçıl bir şekilde kentin, kentte yaşayan yurttaşın haklarına sahip çıktık ve halkın taleplerini dile getirdik.

Gezi Direnişi, özgürlük, demokrasi ve adalet taleplerimizin bir yansımasıydı. Yurttaşın barışçıl ve kararlı eylemleri, hepimize büyük bir ilham kaynağı oldu.

Gezi, bir yan yana gelişin vesilesidir. Toplumsal/siyasal yaşamınıza getirdiği yenilik farklılıkların temaslarına vesile olmasıdır. Gezi, birçok bakımdan Türkiye’de toplumsal mücadelenin gücünü ve dayanışmasını gösteren bir dönüm noktası oldu.

Gezi, toplumsal mücadelelerin seyrine önemli etkilerde bulundu. Gezi’den sonra, toplumumuz hak arama mücadelelerine daha kararlı bir şekilde sahip çıkmaya başladı. Yurttaşlar, demokratik haklarını savunmak ve adalet talep etmek için daha cesur ve kararlı adımlar atmaya başladı. Soma’da, Aladağ’da, Çorlu’da ve Hendek’te katliamlara karşı öncekilerden daha güçlü ve kararlı mücadele verilmesinin ilhamı Gezi’dir.

Gezi’nin mirası, on birinci yılında da demokrasi ve adalet mücadelemizde bize yol göstermeye devam ediyor. Bu süreç, sadece geçmişin bir parçası değil, aynı zamanda geleceğimiz için de bir ilham kaynağıdır. Yurttaşın, kentlerimizin, doğamızın haklarını savunmaya devam edeceğiz.

Ne mutlu ki on birinci yılında milyonlarca yurttaş, ‘Biz de Gezi’deydik, biz de oradaydık’ demeye devam ediyor. Bizler bu sahip çıkma, dayanışma ruhunu hep yanımızda hissettik. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Memleketin sorumluluğuna ortak olmak; demokratik bir iklim için mücadele, adaletin yerini bulması, hepimizin güncel sorumluluğudur. Hepinize kucak dolusu sevgiler.

YARATICI YAZIN ATÖLYESİ

Bu yazıya başlarken öyle mi yazsam, böyle mi yazsam derken aklıma geldi. Sizlere bir de haberim var:

PEN Yazarlar Derneği, her yıl Yaratıcı Yazın Atölyesi düzenler. Artık gelenekselleşti. Önümüzdeki cumartesi başlıyor. 1 Şubat-5 Nisan arasında yine yazar Zeynep Aliye öncülüğünde yapıyor. Her cumartesi 14.00-16.30 saatleri arasında toplam 25 saatlik bir programı kapsıyor. Katılımcılara etkileşimli bir eleştiri ortamı sağlamayı amaçlayan atölye, yaratıcılığını daha üst noktaya taşıyabilmek ve edebiyatla dopdolu bir zaman geçirebilmek isteyenlere müthiş bir fırsat sunuyor. Başvuru telefonu: 0533 266 50 34 Benden söylemesi.

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025