İleri-geri savaşı

İleri-geri savaşı

25.02.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Önce gıdım gıdım, alıştıra alıştıra, anayasayı kemire kemire, sonra anayasa ve tüm yasaları yok sayarak, hoyratça, Atatürk ve silah arkadaşlarına, Cumhuriyetin kurucu değerlerine nefret kusarak karşıdevrimi uygulamaya koyanların, şimdilerde ise açık açık, şeriat propagandası yapıp laikliği tümden ortadan kaldırmak isteyenlerin (Zülâl Kalkandelen’in deyişiyle) “AZMALARI” yeni bir şey değil. Ne de sadece bizim ülkemize özgü!

Tarih boyunca her yerde ileri-geri savaşı sürdü ve bundan böyle de sürecek. Bakmayın gericilerin sesinin daha çok çıkmasına, çok gürültü yapmalarına, milleti korkutma, yıldırma çabalarına! Nehirler tersine akmaz, patlayacak volkan durdurulamaz. Haritalardan fay hatlarını silseler de milleti Allah’la aldatsalar da cehaletten medet umsalar da saatlerin ilerleyişi durdurulamaz. Belki geciktirilir, belki arada acı çekilir ancak ilerlemeyi durdurmak, Aydınlanma çağı hiç yaşanmamış gibi yapmak, doğaya da insan doğasına da aykırıdır...

YAŞASIN BU ÖDÜLLER

Çok kısa tutmaya çalıştığım bu girişten sonra şunu vurgulamak zorundayım: İleri-geri mücadelesinde bir de gürültü patırtı koparmadan ama kesinlikle çok etkili olan ileriye dönük olayları alkışlamayı kendime görev bildim. 

İşte geçen haftadan derlediklerim:

Yerim sınırlı, telegrafik olacak: Üç ödül töreni de bu milletin hak ettiği bir gelecek amaçlıyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde, Cumhuriyet ilke ve değerlerine sahip çıkıyor, çağdaş, uygar bir toplum düzeni yaratmak için önce eğitime önem veriyorlardı! Salt bu nedenle bile “Yaşasın bu ödüller” diye haykırmak istiyorum.

VEHBİ KOÇ VAKFI

Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırayla kültür, eğitim ve sağlık alanlarında verdiği ödülün bu yılki sahibi, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı (KAHEV) oldu. Muhteşem bir ödül töreniydi. Gözyaşlarımı tutmaya çalışarak izledim. 2018’de 25 kadın hekimin sosyal medyada bir araya gelerek kurdukları KAHEV bugün 600 üyesi ve 25 bin gönüllüsüyle on binlerce çocuk ve gence eğitim bursu sağlayan, Anadolu’nun her yanına yayılmış bir kuruluş.

Törende beni en derinden etkileyen, KAHEV Başkanı Dr. Demet Orhan Başer’in ödülü “Şimdi bir sezaryene giriyorum, çıkınca ararım”, “Şimdi hasta yanındayım birazdan e-postaya yanıt veririm”, “Doğumdan sonra konuşuruz”... diyen hem mesleklerini hem bu gönüllü çalışmaları sürdüren kadınlar adına almasıydı. 

Bu ülkede STK’lerde gönüllü çalışmayan, geleceğe umut taşımayan hiçbir insana artık saygım yok.

TÜRKİYE YAYINCILAR BİRLİĞİ

Türkiye Yayıncılar Birliği, Düşünce ve İfade Özgürlüğü 2023 Ödülleri, geçen hafta sahiplerini buldu.

Törende yayınevi kategorisinde Güldünya Yayınları, yazar kategorisinde Yavuz Ekinci ödüle değer görülürken özel ödül ise Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne verildi.

Bu ödül, 1995’ten beri, Türkiye’nin evrensel düşünce ve ifade özgürlüğüne bir an önce kavuşması dileğiyle, düşüncelerini ifade etmekten korkmayan isimlere veriliyor. Tören kapsamında yıllık Yayınlama Özgürlüğü Raporu da kamuoyuna sunuluyor. Rapor üzerinde daha sonra duracağım.

Şimdilik, hem bu ödülle geleceğe ışık tutanları hem de ödülü alanları kutluyorum.

MİMAR KEREM TÜRKER VAKFI

Mimar Kerem Türker çok genç yaşta dünyadan ayrıldı. Ailesi onun adına bir vakıf kurdu. Anne Lale Dikmen Türker, oğlunun acısına dayanamayıp ardından sonsuzluğa göçtü. Baba Engin Türker bu vakıf aracılığıyla biricik oğlunun ve sevgili eşinin anısına sayısız gence eğitim bursu sağlıyor. 

Vakfın ana kurucusu, ODTÜ Sosyoloji Bölümü 1968 mezunu Lale, İzmir Amerikan Kız Koleji’nde sınıf arkadaşımdı. Eşsiz bir kişilikti. Toplumsal alanda kadın konusuna odaklı onun adına verilen ödül, önceki akşam Ankara Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde Ankara Kadın Dayanışma Vakfı’na verildi. Kerem Türker Ödülü ise Ankara Mimar Odası’na verildi. Törende yıllardır kent mücadelesini sürdüren kahraman kadınlarımızdan Tezcan Karakuş Candan’la kucaklaşmak benim için harikaydı! Bu vakfın da amacı, gençlere daha nitelikli eğitim sağlamak...

Bana da tüm bu çabalara iyi ki varsınız demek düşüyor!

Yazarın Son Yazıları

Bir kayıp, bir ödül

“Ooo, Bayan Şifahi buradaymış!”

Devamını Oku
15.03.2026
İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025