Şişli Florence Nightingale Hastanesi Üroloji bölümünden 
Doç. Dr. Haluk Kulaksızoğlu, vücudun su ile ilişkisinde bilinmeyenleri ve yanlış bilinenleri 7 maddede anlattı.
1
Şişli Florence Nightingale Hastanesi Üroloji bölümünden Doç. Dr. Haluk Kulaksızoğlu, vücudun su ile ilişkisinde bilinmeyenleri ve yanlış bilinenleri 7 maddede anlattı.
Suyu vücudumuzun aslında en önemli gıdası olarak kabul etmemiz gerekir.. Vücudumuzun yaklaşık %60-65 i sudan oluşur. Bu durum vücuttaki tüm hücreler için geçerlidir.  İnsanlar suyun alındığı kadar çıkarıldığını düşünse de aslında idrarda çıkan miktardan çok daha fazlasına ihtiyacımız vardır.
2
Suyu vücudumuzun aslında en önemli gıdası olarak kabul etmemiz gerekir.. Vücudumuzun yaklaşık %60-65 i sudan oluşur. Bu durum vücuttaki tüm hücreler için geçerlidir. İnsanlar suyun alındığı kadar çıkarıldığını düşünse de aslında idrarda çıkan miktardan çok daha fazlasına ihtiyacımız vardır.
Vücudun yabancı maddelerden uzaklaştırılmasında en önemli organ böbreklerimizdir. Böbreklerimiz kanı süzerek atıkları ayrıştırır ve bunları su ile karıştırarak idrarı yapar. Sıvı alınmadığında  böbrek hastalıkları artar. İçinden yeteri kadar su geçmeyen borularda nasıl kireçlenme olursa böbreğin içinde de birikerek taş oluşturur.
3
Vücudun yabancı maddelerden uzaklaştırılmasında en önemli organ böbreklerimizdir. Böbreklerimiz kanı süzerek atıkları ayrıştırır ve bunları su ile karıştırarak idrarı yapar. Sıvı alınmadığında böbrek hastalıkları artar. İçinden yeteri kadar su geçmeyen borularda nasıl kireçlenme olursa böbreğin içinde de birikerek taş oluşturur.
Önceden de anlattığımız gibi tüm dokuların suya ihtiyaçları vardır. Susuz kalındığında Yetersiz sıvı alımı sıvı elektrolit dengesizlikleri, bayılma hissi, halsizlik, deri esnekliğinde azalma, mide bulantısı, baş dönmesi, huzursuzluk özellikle yaşlılarda şuur bulanıklığı, sinirlilik gibi çeşitli şikayetleri ortaya çıkarabilmektedir.
4
Önceden de anlattığımız gibi tüm dokuların suya ihtiyaçları vardır. Susuz kalındığında Yetersiz sıvı alımı sıvı elektrolit dengesizlikleri, bayılma hissi, halsizlik, deri esnekliğinde azalma, mide bulantısı, baş dönmesi, huzursuzluk özellikle yaşlılarda şuur bulanıklığı, sinirlilik gibi çeşitli şikayetleri ortaya çıkarabilmektedir.
Vücudumuzda hepimizin belirli oranlarda mikroplar bulunmaktadır. Biz idrar kanalından bol sıvı geçirdiğimizde (yani bol idrar yaptığımızda) bu mikroplar oraya yerleşememektedir. Oysa az sıvı alındığında az idrar yapımı olmakta ve mikropların da içeri girip hastalık yaratmaları için ortam oluşmaktadır.
5
Vücudumuzda hepimizin belirli oranlarda mikroplar bulunmaktadır. Biz idrar kanalından bol sıvı geçirdiğimizde (yani bol idrar yaptığımızda) bu mikroplar oraya yerleşememektedir. Oysa az sıvı alındığında az idrar yapımı olmakta ve mikropların da içeri girip hastalık yaratmaları için ortam oluşmaktadır.
Limon suyu yüksek oranda c-vitamini içerir. C-vitamini kimyasal adı ile sitrik asit böbrek yolu ile atılır ve atılırken idrarın asit dengesini ayarlar. Bu şekilde mikropların üremesini engellediği gibi böbrek taşlarının ana kaynağı olan kalsiyumun da çökmesini azalttığından çözünür halde tutarak böbrek taşları için de koruyucu etki gösterebilmektedir.
6
Limon suyu yüksek oranda c-vitamini içerir. C-vitamini kimyasal adı ile sitrik asit böbrek yolu ile atılır ve atılırken idrarın asit dengesini ayarlar. Bu şekilde mikropların üremesini engellediği gibi böbrek taşlarının ana kaynağı olan kalsiyumun da çökmesini azalttığından çözünür halde tutarak böbrek taşları için de koruyucu etki gösterebilmektedir.
Taş hikayesi olanların maden suyu tüketiminde dikkatli olması gerektiğini biliyor muydunuz?
Bunun dışında gazlı içeceklerin gazlı olmasını sağlayan karbonik asit vücutta yine taş oluşumu için risk faktörü olabilmektedir. Bu nedenle mümkünse sıvı ihtiyacının kola, gazoz gibi içeceklerle karşılanmamasını önermekteyiz.
7
Taş hikayesi olanların maden suyu tüketiminde dikkatli olması gerektiğini biliyor muydunuz? Bunun dışında gazlı içeceklerin gazlı olmasını sağlayan karbonik asit vücutta yine taş oluşumu için risk faktörü olabilmektedir. Bu nedenle mümkünse sıvı ihtiyacının kola, gazoz gibi içeceklerle karşılanmamasını önermekteyiz.
Günlük çay tüketiminin vücuda alınan sıvı miktarının yüzde 20 sini geçmesin.Her ne kadar hem kahve hem de çayda böbreğin idrar yapımını arttıran maddeler bulunsa da kalsiyum emilimini etkilediklerinden taş oluşumuna neden olabilmekte. Meyve suları eğer doğal ise tercih edilebilir. Dışarıdan alınan süt ve süt ürünlerinin çok aşırı olmadıkça böbrek taşı yapımına etkilerinin olmadığı gösterilmiştir.
8
Günlük çay tüketiminin vücuda alınan sıvı miktarının yüzde 20 sini geçmesin.Her ne kadar hem kahve hem de çayda böbreğin idrar yapımını arttıran maddeler bulunsa da kalsiyum emilimini etkilediklerinden taş oluşumuna neden olabilmekte. Meyve suları eğer doğal ise tercih edilebilir. Dışarıdan alınan süt ve süt ürünlerinin çok aşırı olmadıkça böbrek taşı yapımına etkilerinin olmadığı gösterilmiştir.