Ünlü sanatçı Teoman’dan yıllar önce gelen itiraf hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı. Bir dergide yer alan yazısında Teoman, küçükken Türk olmaktan nefret ettiğini, bu olayın midesini bulandırdığını anlattı. Çocukluğunu anlattığı dergide bu itirafın yer alması hayranlarından büyük tepki topladı.
1
Ünlü sanatçı Teoman’dan yıllar önce gelen itiraf hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı. Bir dergide yer alan yazısında Teoman, küçükken Türk olmaktan nefret ettiğini, bu olayın midesini bulandırdığını anlattı. Çocukluğunu anlattığı dergide bu itirafın yer alması hayranlarından büyük tepki topladı.
Teoman, bir dergiye verdiği röportajda çocukluğunu anlatarak yaşadığı toplumla ilgili düşüncelerini ifade etti. 14 yaşında iken İsviçre’de teyzesine yaptığı ziyaret sırasında yaşadıklarını kaleme alan ünlü sanatçı, eniştesinin şu sözleri üzerine Türkiye’ye ve Türk kültürüne bakış açısının nasıl değiştiğini anlattı. “Ancak Lotto’yu tutturursam burada yaşayabilirsin”.
2
Teoman, bir dergiye verdiği röportajda çocukluğunu anlatarak yaşadığı toplumla ilgili düşüncelerini ifade etti. 14 yaşında iken İsviçre’de teyzesine yaptığı ziyaret sırasında yaşadıklarını kaleme alan ünlü sanatçı, eniştesinin şu sözleri üzerine Türkiye’ye ve Türk kültürüne bakış açısının nasıl değiştiğini anlattı. “Ancak Lotto’yu tutturursam burada yaşayabilirsin”.
Bunun üzerine sanatçı, çok konuşulan şu sözleri aktardı:

"Türkiye'den İstanbul'dan, Topkapı Garı'ndan, Türk Sanat Müziği'nden, türkülerden, tıklım tıklım otobüslere binerken başkalarının önüne geçmek için çabalamaktan, folklordan, futboldan, kuyruğa girmeyi bilmeyen insanlardan, çamurdan, mahallelerinden geçtiğimde sataşan çocuklardan, ter kokusundan, din ve turizm dersinden, sokak kapıları önündeki ayakkabılardan, maşrapadan, köylülerden...
3
Bunun üzerine sanatçı, çok konuşulan şu sözleri aktardı: "Türkiye'den İstanbul'dan, Topkapı Garı'ndan, Türk Sanat Müziği'nden, türkülerden, tıklım tıklım otobüslere binerken başkalarının önüne geçmek için çabalamaktan, folklordan, futboldan, kuyruğa girmeyi bilmeyen insanlardan, çamurdan, mahallelerinden geçtiğimde sataşan çocuklardan, ter kokusundan, din ve turizm dersinden, sokak kapıları önündeki ayakkabılardan, maşrapadan, köylülerden...
minibüs muavinlerinden, tığ işlerinden, gül suyu kokusundan, başörtüsünden, alaturka tuvaletten, seccadeden, elektrik ve su kesintilerinden, bağlama ve zurna sesinden, yemek yemekten, blok flütten, halay çekenlerden, göbek atanlardan, yemek kokan apartmanlardan, kalabalıktan, babasızlıktan, fakirlikten, sıskalığımdan, sevgilim olmamasından, utangaçlığımdan ve Türk olmaktan nefret ediyorum. Midemi bulandırıyor. Lottoyu kazanmalı ve burada kalmalıyım. İsviçreli olmalıyım! Burada Elvis gibi biri de olabilirim.”
4
minibüs muavinlerinden, tığ işlerinden, gül suyu kokusundan, başörtüsünden, alaturka tuvaletten, seccadeden, elektrik ve su kesintilerinden, bağlama ve zurna sesinden, yemek yemekten, blok flütten, halay çekenlerden, göbek atanlardan, yemek kokan apartmanlardan, kalabalıktan, babasızlıktan, fakirlikten, sıskalığımdan, sevgilim olmamasından, utangaçlığımdan ve Türk olmaktan nefret ediyorum. Midemi bulandırıyor. Lottoyu kazanmalı ve burada kalmalıyım. İsviçreli olmalıyım! Burada Elvis gibi biri de olabilirim.”