24 yaşındaki Nazlı apartman boşluğuna düşerek yaşamını yitirmişti! Yeni gelişme

İstanbul Beyoğlu’nda Boston Üniversitesi mezunu 24 yaşındaki Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun 2010 yılında apartman boşluğuna düşerek yaşamını kaybetmesine ilişkin tutuksuz yargılanan Paksoy Holding’in veliahtları Mahmut Emre ve Can Paksoy kardeşler delil yetersizliğinden beraat etti. Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun acılı babası Ergun Erköseoğlu mahkeme heyetinin kararına “Katil Sofya’da” diye bağırarak isyan etti.

05 Şubat 2020 Çarşamba, 13:59
24 yaşındaki Nazlı apartman boşluğuna düşerek yaşamını yitirmişti! Yeni gelişme
Abone Ol google-news

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen davada tutuksuz sanıklar Can ve Mahmut Emre Paksoy kardeşler katılmazken, maktul Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun anne ve babası ile tarafların avukatları duruşmada hazır bulundu. 

‘ŞULE ÇET İLE AYNI’

Erköseğlu ailesinin avukatı Rezzan Epözdemir 10 yıla yakın bir süredir adaletin tecelli etmesi için mücadele ettiklerini aktararak, “Temel şiarımız maddi gerçeğin ortaya çıkmasıdır. Hemen hemen her duruşmaya gelen sanıkların, bir panik havasında olacaklar ki karar duruşmasına gelmediklerini görüyoruz” dedi. Epözdemir, bu davanın Şule Çet dosyasıyla aynı olduğunu, iki davada da olayın intihar olamayacağına dikkat çekti. Epözdemir iki sanığda müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. 

‘DELİLLER KARARTILDI’

Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun babası Ergun Erköseoğlu ise 10 yıl boyunca çok acı çektiklerini söyledi. Adaletin bir türlü tecelli etmediğini belirten acılı baba Erköseoğlu, “Tüm deliller kolluk tarafından karartılmış. Sanıklar masum olsa cenazede yanımda olurdu. ‘Ergün amca biz elimizden geleni yaptık’ derlerdi. Anne, babaları da yanımızda olurlardı. Söz sizin. En son sözü siz söyleyeceksiniz” dedi. 

‘MADDİ GERÇEĞİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM’

Anne Ferah Kural ise maddi gerçeği öğrenmek istediğini belirterek, “Bu suçsa suçu kabul ediyorum. O güzel anne babaların pırlanta çocukları şimdi burada yok. Çünkü suçlular. Kamera görüntüleri olsa da o Can Paksoy’un burada pis pis sırıtmaları ortaya çıksa. Emre Paksoy’un 7 parmak izi var ama suçsuz. Nasıl oluyor? Ben Yüce Allah’a inanan biriyim. Bunun cezasını her şeyden önce Yüce Allah’ın huzurunda verecekler. Herkes cezasını çeker, öyle gider bu dünyadan. Onlar da öyle olacak. Ben kimsenin günahını almak istemem. Onların suçlu olduğuna bugün yüzde yüz inanıyorum. Sizden istediğim de maddi gerçeğin ortaya çıkması” diye konuştu.  

‘KAN ÜZERİNDEN DEMAGOJİ YAPILMAZ’

Sanık avukatlarından Dilek Helvacı ise Erköseoğlu ailesi ve avukatlarını medyaya verdikleri demeçler ve mahkeme heyetini 8 kez reddederek, yargıyı baskı altına almaya çalıştıklarını öne sürüldü. Paksoy kardeşlerin masum olduğunu savunan Helvacı, ailenin üzülmemesi için Sinem’in üzerindeki straptez elbisenin adli emanetten getirilmesini istemediklerini öne sürdü. Baba Ergun Erköseoğlu, “Getirtin Allah aşkına üzülmeyeceğim, söz. Yeter artık, ben bir babayım, dayanamıyorum. Bu kadar da kan üzerinden demogoji yapılmaz ki” diyerek isyan etti. 

ACILI BABA İSYAN ETTİ

Erköseoğlu ailesinin avukatı, karar arasında mahkemeye yazılı bir dilekçe verip, sanık Can Paksoy’un 6 Ocak günü gece saat 23.25’te Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya kaçtığı bilgisini iletti. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Can Paksoy ve Mahmut Emre Paksoy’un delil yetersizliğinden beraatine hükmetti. Acılı baba Ergun Erköseoğlu karara “Katil Sofya’da” diye bağırarak isyan etti.