5275'le gelen zulüm

Tekirdağ 2 No'lu F tipi Cezaevi'nde yatan Sergen Solak, cezaevindeki hükümlülerin slogan atma, türkü ve marş söyleme gerekçesiyle tahliyelerinin engellendiğini öne sürdü.

13 Mayıs 2012 Pazar, 06:40
Abone Ol google-news

Tekirdağ 2 No’lu F tipi Cezaevi’nde yatan Sergen Solak, cezaevinde slogan attıkları, türkü ve marş söyledikleri gerekçesiyle arkadaşları Kenan Günyel, Fırat Özçelik ve Cem Kılıç’ın serbest bırakılmadığını ve hücrede tutulduğunu belirtti. Tekirdağ cezaevindeki uygulamaların 12 Eylül 1980’deki cezaevi koşullarından daha ağır olduğunu savunan Solak, “Gazete ve dergilerimiz yasaklanıyor, mektuplarımıza el konuluyor. Slogan attığımız, türkü söylediğimiz gerekçesiyle yılları bulan iletişim yasağı ve ziyarete çıkma yasağıyla cezalandırılıyoruz” dedi.

Cumhuriyet gazetesine mektup gönderen Sergen Solak, cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşullarını anlattı. Cezaevi idaresinin 5275 sayılı yasaya dayanarak tutuklu ve hükümlülere karşı her türlü baskı, yasak ve cezalandırma yoluna gittiğini anlatan Sergen Solak, “Burada, 12 Eylül’deki cezaevi şartlarından daha ağır bir yasakçı anlayış görüyoruz. Gazete ve dergilerimiz yasaklanıyor, mektuplarımıza el konuluyor ve çeşitli cezalarla ailelerimizle görüştürülmüyoruz. Tecrit ile birlikte tutuklu ve hükümlüler cezalandırılırken, aileler de bu uygulamadan nasibini alıyor. Yılları bulan ziyaret ve mektup yasaklarıyla tutuklu ve hükümlülerin aileleriyle olan bağları da koparılıyor. Tecritle aile bağları da parçalanıyor” dedi. Yetkililerin zaman zaman yaptıkları açıklamalarda cezaevlerindeki kötü muamale olmadığı yönündeki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Solak, özetle şunları kaydetti:

“Adalet Bakanlığı yetkilileri, televizyonlara çıkıp ‘kötü muamele yapılmıyor’ yönünde açıklamalarda bulunuyor. Yetkililerin söyledikleri tamamen yalan. Cezaevine yeni gelen her tutuklu ve hükümlü keyfi olarak çırılçıplak soyularak aranmak isteniyor, buna direnenler ise işkenceden geçiriliyor. Sohbet hakkı genelgesi çeşitli bahanelerle kısa tutuluyor ya da hiç uygulanmıyor. Tahliye edilmesi gerekirken cezaevinde slogan attıkları, türkü ve marş söyledikleri gerekçesiyle arkadaşlarımız Kenan Günyel, Fırat Özçelik ve Cem Kılıç hâlâ hücrede ve özgürlük hakları ellerinden alınıyor. Bu yapılanların akıl ve mantıkla hiçbir kabul edilen yanı yok. Bu söylediklerimizi buralara kadar gelip cezaevinde inceleme yapmanıza olanak yoksa Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) hakkımızda açılmış olan disiplin soruşturmalarını ve verilen cezaları görmeniz mümkün. Göreceğiniz tablo Tekirdağ 2 No’lu F tipi Cezaevi’nin iç yüzüdür. Cezaevinde sürdürülen tecrit yüzünden neredeyse nefes alıp vermek dahi izine bağlı hale getirildi.”