60 sahnede 60 dünya prömiyeri

1949 yılında Devlet Tiyatro ve Operası adıyla Muhsin Ertuğrul başkanlığında kurulan Devlet Tiyatroları, bu mevsim yarım asrı geçkin bir zamanı geride bırakmanın gururunu yaşıyor. ‘Türkiye’nin en çok çalışan kurumu’ olduklarını iddia eden Genel Müdür Lemi Bilgin’in bu özel yıl için iki özel projesi var.

01 Eylül 2009 Salı, 08:55
Abone Ol google-news

Bu yıl Devlet Tiyatroları’nın kuruluşunun 60. yılı. Genel Müdür Lemi Bilgin'in, "60 yılda 60 sahne" ve "60 Türkçe oyunun dünya prömiyeri" projeleri işte bu yüzden. Bilgin, hayli memnun olduğu seyirci sayısından, ülke çapındaki geniş ağlarına; evrensel ilişkilerinden, repertuvarların dinamikliği ve avangardlığına, son derece olumlu bir DT portresi çiziyor konuşmamız boyunca. Üstelik, DT'nin Türkiye'nin en çok çalışan kurumu olduğunu iddia edecek kadar da cesur. Ancak kendi kurumuna eleştirileri de yok değil: yasada bir güncellenmenin gerekliliğini vurguluyor, kendini memurlaştıran zihniyet ise acilen sona ermeli Bilgin’e göre. Birkaç da ricası var tiyatro takipçilerinden: "Lütfen hükümet ile devlet kavramlarını karıştırmayın ve repertuvarımızın dinamizmini daha iyi bir inceleme sürecinin ardından yorumlayın; büyük resmi görün!"

6 bin kez perde açıyoruz

DT'nin daha önce sahne ışığı görmemiş 60 Türkçe oyunu, 60 sahnede oynama hedefi hayli riskli Bilgin'e göre. Uzun da bir hazırlık süreci gerektirmiş. Ancak, 'devletin tiyatrosu' olarak bunun yazarlara karşı görevi olduğunu düşünüyor. Yeni sahneler Denizli, Manisa, Zonguldak, Maraş, Bursa, Ankara, İzmir ve İstanbul Küçükçekmece'de. Yıl sonu istatistiki rakamlarını da katlamayı amaç olarak koymuşlar önlerine 60. yıllarında. Bir diğer proje ise 2006’da kaybettiğimiz DT sanatçısı Baykal Saran adına düzenlenen Tiyatro Ödülü. Bu yıl Erdal Beşikçioğlu'nun aldığı ödül, ekimde yapılacak gecede kendisine verilecek.

DT'den avangard tiyatroda da yol göstericilik beklendiğini, kimi zaman bu konuda seslerin yükseldiğini hatırlatıyorum Bilgin'e, "herkesin aksine dair yerleşmiş bir kanısı var, fakat ben dengeyi iyi kurduğumuzu düşünüyorum" diyor. Hedef kitlelerinin tüm Türkiye olduğunu vurguluyor Bilgin her fırsatta, bu gerçek ışığında yargılanmak istiyor. Eleştirilerdense hayli sıkılmışa benziyor: "Yılda 6 bin kez perde açmanın ne anlama geldiğini düşünmek, Erzurum'da her gece Brecht oynamanın önemini anlamak lazım. Büyük resmi görmeli."

'Tüzelkişiliğiz'

DT'nin kadrolarıyla ilgili sık eleştiri aldığı bir gerçek. Hem yaş ortalamasının niçin bu kadar yüksek olduğu, hem kadro bekleyen gençler, hem de bir süredir aktif bir görev almadığı halde maaş alan oyuncular her daim merak konusu. Bilgin’in açıklaması şöyle: "Ben yılda 2 bin rolü, 800 sanatçıyla hallediyorsam eğer, ortada bir başarı vardır. Yaş ortalaması biraz yüksek, evet kimileri kadrosuz çalışıyor ama umarım bazı yasa düzenlemeleriyle bunun da üstesinden geleceğiz."

Devlet kurumu olmanın getiri ve götürüleri sorulduğunda Bilgin, bunun sponsorluk gibi düşünülmesi gerektiğini, DT'nin tüzelkişilik olduğunu söylüyor: "Yasa bizi baskılardan koruyor. Bazen kimi isteklerle karşı karşıya kalabiliyoruz. Ancak gerginlik taraflar yapımızı anlayıncaya kadar sürüyor. Bütün bunlar doğaldır." Özdenetimin de 'otosansür' boyutunda olmadığını söylüyor Bilgin. Devlet kaynaklı yüksek ödeneklerin kaliteyi olumlu etkilemesiyse işin güzel tarafı.

'Kendimi eleştiriyorum'

Bakan Ertuğrul Günay'ın Kürtçe oyun oynanabileceğini açıklamasının üzerine bunun uzun bir süre mümkün olamayacağını söyleyen Bilgin'in konuyla ilgili açıklamalarında ise bir değişiklik yok; yasanın onlara Türk dilinde oyun yapmayı söylediğini, ancak yeniliklere açık olduğunu söylüyor. Altyapı için uzun süre uğraşılması gerektiği ise vurguladığı nokta; yalnızca Kürtçe için değil, tüm dillerde.

Bilgin öyle olumlu bir portre çiziyor ki, söyleşinin sonunda "Dışarıdan bir göz olarak hiç mi eleştirecek bir şey bulamazdınız?" demeden edemiyorum. Dürüstçe bir yanıt geliyor: "Öncelikle yasal düzenleme lazım çok konuda. Kendini fikren memurlaştıran zihniyet de değişmeli. Ücret politikası gözden geçirilmeli, herkes bireysel çabasının karşılığını almalı. Bunları halen yapamadığım için kendimi çok eleştiriyorum!"